Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

1 MAYIS…

A+A-

“Zaman bir dakikaya gelmez” dedik…

Ve dönüp geriye baktık…

Bir ömür geçti, geçen bir ömür mü, diye şaştık…

Hep böyle olmuyor mu?

Yarın 1 Mayıs…

Senelerden ise 2014…

Dün gibi hatırlarım ilkokul çağlarını…

2000’li yılları görür müyüm acaba, diye düşünürdüm.

O zamanki yaşımın kaç olacağını hesaplardım.

Sonra dönüp o anki sağlığıma bakardım.

Sağlığım iyi, görürüm, derdim.

Benim garanti olduğum ortaya çıkınca rahatlar, başkalarının yaşlarını hesaplamaya başlardım.

Oysa kim, kimin ne zaman “eyvallah” deyip gideceğini bilebilir…

Bugün 1 Mayıs…

Senelerden 2014…

Hesapladığım yaşımdan 14 sene daha ötesi…

Ve bir dakika bile almadı buraya gelişim…

Zaman kolay geçse de yeteri kadar uzun diyerek şöyle bir gerilere baktım…

Neler geçmiş neler…

Ne inişler, çıkışlar, ne sıkıntılar ne refahlar gördük…

Sayılacak çok şeyler yaşadık kısa dediğimiz zamanda…

Hepsi de geçmişte kaldı…

Ama bugünle ilgili geçmişteki hatıralardan yaşadığım o günü hiç unutamadım.

1977’nin 1 Mayıs’ıydı o gün…

Kanlıydı.

Gök, kırmızıya boyanmıştı.

Katliam vardı İstanbul’un Taksim Meydanı’nda…

500 binden fazla toplanan kalabalık coşkuluydu.

Sel gibiydi meydana akışlar.

Her köşesinden sloganlarla ilerledi gruplar.

Düzenliydiler.

Düzeyliydiler.

Ve o meydanı gelin gibi süslemişlerdi.

Adına yakışır bir gündü o gün.

Bayramdı.

O coşkulu insanlar bayramlarını yaşarlarken…

Birden bir el dokundu.

Daracık sokaklara sıkıştırıp, bir de kamyonla yollarını kesip, işçilerin birbirlerini ezme ortamı yarattı…

Bunu yapan o dönemdeki düzendi.

Ve kan kusan silahlarını ateşledi.

Kıyametti o gün.

O gün bayramdı.

İşçilere çok gördüler.

Hala sorumlularının ortaya çıkartılmadığı kan kokan o günden ötürü bugün Taksim Meydan’ı, coşkuya kapalı…

O gün oradaydım.

Geçen yıl yazmıştım.

Bu gün de yazıyorum.

Muhtemelen gelecek yıl ve sonraki yıllarda da hatırlayıp anlatacağım…

O gün KÖGEF olarak Kıbrıslı öğrenciler oradaydık.

İzmir, Ankara ve diğer kentlerden de gelenler vardı.

Coşkulu kalabalıkla tam bütünleşmişken…

Birden patladı tabancalar ve kapitalizmin oyunu sahneye kondu.

Bugüne bakıyorum.

O gün bahane edilerek bugün Taksim işçilere yasaklanıyor.

Bakalım “Taksim bizim” diyenle, “giremezsiniz yasak” diyenin arasındaki savaşın sonunda ne olacak…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.