1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 10 bin kişiye beyaz kimlik!
10 bin kişiye beyaz kimlik!

10 bin kişiye beyaz kimlik!

HAVADİS’e konuşan İçişleri ve Çalışma Bakanı Asım Akansoy “daimi ikamet izni” konusundaki ilk rakamı da açıkladı:

A+A-

Baykan Gürses Özdağ

İçişleri ve Çalışma Bakanı Asım Akansoy, göreve gelir gelmez önlerinde bulukları çalışmaları ileriye götürme ve sorunları çözmek yönünde çalıştıklarını söyledi.

Akansoy, Daimi İkametgâh Yasası ile ilgili bilgiler vererek, Beyaz kimlik diye de tanımlanan daimi ikametgâh belgesi kapsamına bugün beyaz kimlik alacak olan kişi sayısının ilk etapta yaklaşık 10 bin kişi olduğunu açıkladı.

5 yıl içerisinde de yaklaşık 40 bin kişinin bu haktan yararlanacağını ifade eden Akansoy, “bundan böyle vatandaşlıkla ilgili kriterler esas olacak. Vatandaş yapmak siyasetten arınacak, kriterleri olacak” dedi. 

Sendikaların her sorunda grev yapmasını da eleştiren Akansoy, “Ülkede grev yaparak hiçbir sorun çözülmez. Grev çok önemli bir silahtır.  Grev yapılır ama yaptığınızda da ortalığı yıkarsınız” dedi. Akansoy, “Sendikal mücadele içerisinde grev eğer sürekli tekrarlanan bir eylem biçimi haline gelirse toplumda itici bir nokta haline de dönüşebilir” diye konuştu. Özel sektördeki sorunları yasal düzenlemelerle gidermek için çalışma içinde olduğunu anlatan Akansoy, “Çalışanları bu çarkın içinde yem etmeyiz. Özel sektörde sendikalaşma gündemimizde, çalışıyoruz” dedi.

Soru: Yurttaşlık Yasası Hükümetin ilk 9 aylık planında hayat bulacak. Ne aşamadasınız?

Akansoy: Bir yara haline geldi vatandaşlık konusu. Bunun bir sisteme oturması lazım. Herkesin bu kriterleri bilmesi lazım. Atılacak adımların da siyasetten arınması gerekiyor. Sadece yurttaşlık konusunda değil ülkenin bütün noktalarında hukuk yeniden tesis edilmesi gerekiyor.

Vatandaşların da bütün yasal haklarını bilmesi gerekiyor. Daimi İkametle ilgili de vatandaşlarla yeni bilgiler paylaşmak istiyorum. Daimi İkametgâh yasası geçti. Bununla ilgili çalışmaları yoğunlaştırdık. Hedefimiz en kısa zamanda insanların hayatlarını rahatlatmaktadır.

Beyaz kimlik diye de tanımladığımız daimi ikametgâh belgesi kapsamına bugün beyaz kimlik alacak olan kişi sayısı ilk etapta yaklaşık 10 bin kişidir. 5 yıl içerisinde de yaklaşık 40 bin kişi alacak.

Vermeye başladığımız gün itibariyle beyaz kimlik alacak kişilerin 6 yıl ardı ardına çalışma izni olması gerekir. Yeni Yurttaşlık yasasıyla birlikte de gerek sürelerin düzelmesi gerekse vatandaşlık hak eden kişilerin çok daha net biçimde tanımlanması bağlamında biz de elimizi güçlendireceğiz.

Şu anda 12 ardışık yıl ülkede çalışma izinli olarak bulunan kişilere vatandaşlık vermekteyiz. KKTC vatandaşı ile evlenenlere de veriliyor.

Çok ciddi şekilde çalışıyoruz. 9 aylık süreçte hayat bulacak. İçişleri ve Çalışma Bakanlığı hükümet programına bire bir uyuyor, hiçbir gecikmemiz yoktur.

Soru: İş kazaları konusunda bir kriz masası oluşturacağınızı açıkladınız. İş kazalarını önleyici tedbirlerde gündeminizde neler var?

Akansoy: Bugünkü kapasiteyle bu ülkede iş kazalarını veya iş güvenliğinin önüne geçebilmemizin imkânı yoktur. Bakanlığın kapasitesi ülkenin dört bir yanında iş dünyasını denetleyecek düzeyde değildir. Çok ciddi anlamda personel sıkıntısı var. Biz sorunu çözebilmek için sektörel paydaşlarla birlikte hareket etmeye karar verdik. Açığı bu şekilde tamamlayacağız. Bakanlık bünyesinde bir kriz masası oluşturduk. Somut olarak toplumun beklentilerine cevap verecek adımları atmaya çalışıyoruz. Daha önce de başlatılan sektörel paydaşlar toplantısı yapıyoruz. Yapacağımız toplantıda ortaya çıkacak somut görüşleri paylaşacağız. Bunun yanında müfettiş sayımızın mutlaka artırılması da gerekiyor. Ama burada sadece bu sayıyı artırarak çözebileceğimiz bir mesele ile karşı karşıya değiliz. Toplumun bu konuda uyanması gerekiyor ve bizimle iş birliği yapması gerekiyor. Atılacak adımların sadece ceza ile mümkün olmayacağını düşünüyorum. Başarılı olan iş insanların da takdir edilmesi gerekiyor. Web sitemizde başarılı olan iş insanlarını da kamuoyuna da duyuracağım. İleriki dönemlerde de bu kişilerin ayrıcalıklı imkanlara sahip olmasını da sağlayacağım. Burada yapılacak çalışmaların vatandaş merkezli olması önemlidir. Kamunun vatandaşa olan hizmetinde, gerek çalışanların iş hayatlarını iyileştirerek gerekse hizmet içi eğitimlerle onları donatarak vatandaşın zamanında hizmet almasını sağlayacak düzeni sağlamaya çalışıyoruz. Bizim bakanlığımızın öngördüğümüz vizyonu budur. Kamu reformu gibi önemli yapısal değişikliklerin bir an önce gerçekleşmesi önemlidir.

Soru: Özel sektörde ciddi sorunlar var. Çalışma koşulları ve saatlerinden asgari ücretten sosyal hakların yatırılmasına kadar… Ne planlıyorsunuz bu konularda?

Akansoy: Denetimleri artıracağız. Rutin çalışma ve denetimleri yapacağız. Ama bu da yeterli değildir. Ülkede ekonomik durumu da görüyoruz. Ciddi sıkıntılar var. Ekonominin büyümesi gerekiyor. Elbette ekonomi büyürken insanlar da yatırımlarını yatırma konusunda sıkıntıya düşmeyecektir. Gerekli denetimleri yapacağız. Çalışanların sosyal haklarının yatırılmamasına yok sayılmasına asla gözlerimizi kapatmayacağız. Bu yönde Belediyeler Değişiklik Yasası ile birlikte önemli bir hamle yaptık. 1 Ocak itibariyle belediyeler belli bir düzene girecek. Bu yönde hem sosyal sigortalar hem de ihtiyat sandığı ve vergi borçları günceli yatırılacak hem de belli bir süre sonra geriye dönükler de planlanarak yatırılacak. Her alanda ciddi anlamda bir denetim ihtiyacı vardır.

Soru: Belediyeler Yasası ile belediye çalışanları açısından sorun olan kısmı ortadan kaldırdınız. Diğer özel alanlarda çalışanlar için bu geçerli değil ama şimdi?

Akansoy: Bir yandan denetimleri artıracağız. Diğer yandan da özel sektörde sektörel sendikalaşmayla ilgili çalışmalar başlatıyoruz. Özel sektörde sendikalaşma konusunu sektör çalışanlarının sorunlarını giderme konusunda ve kaçak çalışanların kayıt altına alınmasını veya saptanarak gerekli işlemin yapılması için girişimlerde bulunacağız.

Soru: Erenköy Belediyesi çalışanlarının maaş ve özlük haklarıyla ilgili sorunlarını nasıl aşmayı planlıyorsunuz?

Akansoy: Burada bir sorun var. Önceki belediye başkanı zamanında fazla istihdam yaptı. Sürdürülemezlik durumu var. Belediyenin gelirinin yüzde 100’ü personel giderlerine gidiyor. Dolayısıyla belediye devlet katkısıyla da birlikte de yatırım yapabiliyor ne de hizmet verebiliyor. Burada bir model geliştirdik. Tüm tarafların elini taşın altına koyacağı bir modeldir bu. Hükümet ciddi bir adım atarak Belediye Değişiklik Yasasını geçirdi. Çalışanların da halkın da bu sorunun çözümünde elini taşın altına koyması gerekiyor. Geçmişte olduğu gibi devlet parayı versin biz de çalışalım diye bir durum olamıyor. Kendilerine de anlattığımda anlıyorlar. Hükümetin artık borçlanarak bu ve buna benzer krizleri çözme düşüncesi yoktur. Geçici olarak belediyeler gelirlerini artırana kadar çalışanların maaşlarından belli bir skala üzerinden % 10-15-20 dolayında kesintiler yaparak geçici olarak ama bir rahatlama sağlayalım. Halktan tahsil edeceğimiz vergilerin bir kısmında da ciddi bir çalışma yapalım, gelirin sağlanmasını kontrol altına alalım. Şu anda Erenköy Belediyesinin % 30 civarında olan gelirini böylelikle % 80’lere kadar tırmandırabiliriz. Bu da ciddi bir gelir sağlayacak. Devletin sorumluluğu yine yüksektir ama buna rağmen tüm paydaşlar elini taşın altına koyduğu için geliştirdiğimiz modelde herkes sorumluluk üstlenecek.

Soru: Sosyal Sigortalardaki sorunlar eyleme neden oldu.

Akansoy: KTAMS ve Kamu-Sen, Lefkoşa Sosyal Sigortalar Dairesi’ndeki çalışma şartlarını gerekçe göstererek grev yaptı. Benim gibi biri için sendikaların greve çıkmış olmasını biraz ağlasam mı gülsem mi haliyle karşıladım. Çünkü henüz göreve geleli çok kısa bir zaman oldu. Henüz daha yeni başladım. Benden önceki bakanın imzaladığı bir protokol gerekçe gösterilerek ve bu protokole benim uymadığım ifade edilerek eylem yapıldı. Hiçbir sorun grevle çözülmez. Evet, çalışanların hakları korunmalıdır. Ama Lefkoşa Sosyal Sigortalar Dairesinde kronikleşmiş bir çalışma düzeni var. Oraya ziyaret ettiğinizde çalışanların üst üste çalıştığını görürsünüz. Gördüğünüzde çağ dışı bir ortam olduğunu görürsünüz. Verimli çalışamıyorlar ve vatandaş da verimli hizmet alamıyor. Sadece çalışma düzeninde değil otomasyon sisteminde de problem var. O kadar yetersiz bir otomasyon sistemi var ki yeterli hizmet konusunda sıkıntılar ortaya çıkıyor. Oradaki çalışma ortamı o kadar kötü ki çalışanların psikolojisi de bozulmuş durumda. Oradaki Lefkoşa dairesini başka bir yere aktaralım dedim. Hayır dediler. Zor olacak dediler. Yeni bina yapılabilirse çok daha iyi olur denildi. İki sendikayla da orada görüşme yaptım. Elimizdeki imkanlarla nasıl bir adım atabiliriz diye baktık. İlgili daire müdürleri ile görüştüm. Bir opsiyon Sosyal Sigortalar ve İhtiyat Sandığı binalarını birleştirmek bir diğer opsiyon da Sosyal Sigortaların kendi arazisi var, yeni bir bina yapabileceğimiz konusunda herkes hemfikir oldu. Yeni bina yapılması konusunda karar alındı. Bunu da sendikalarla paylaştık.

Soru: Eylemi zamanlama açısından doğru bulmadınız mı yani?

Akansoy: Ben de bu işleri iyi bilen kişilerden biriyim. Tekrar ediyorum bu ülkede grev yaparak hiçbir sorun çözülmez. Sendikal mücadele içindeki arkadaşlarımıza sizin aracılığınızla söylemek istiyorum grev çok önemli bir silahtır.  Grev yapılır ama yaptığınızda da ortalığı yıkarsınız. Yani grevin zamanlaması çok önemlidir. Sendikal mücadele içerisinde grev eğer sürekli tekrarlanan bir eylem biçimi haline gelirse toplumda itici bir nokta haline de dönüşebilir. Siz eğer her gün ya da her sorun karşısında eğitimde, kamuda greve başvurursanız grevin kıymeti harbiyesi kalmaz. Dolayısıyla mücadelenin farklı biçimleri vardır. Bu biçimlere başvurursunuz. Mücadelenin bir evrimi vardır. Giderek yükseltirsiniz. Şimdi bizim her başımız ağrıdığında greve gideceksek üstelik bu grevi de Sosyal Sigortaların prim topladığı günde yaparsanız bakanlığı mı bakanı mı cezalandırmış olursunuz. Konuşarak çözmekte ciddi anlamda fayda vardır. Yine de yapılana saygı duyarım.

Soru: Özel sektörde sendikalaşma önündeki engeli nasıl kaldıracaksınız? Bu yönde bir adım özel sektörde işten durdurma tehdidini besliyor

Akansoy:  Yasal düzenlemeler bu yöndeki sorunları giderecek. Şu anda bile biz bu konuyla ilgili olarak bazı düzenleme çalışmalarının masamızda tutuyoruz. Çalışanları bu çarkın içinde yem etmeyiz. Özel sektörde sendikalaşma konusunu tartışırken işveren kesiminin de görüşlerini mutlaka dikkate almamız gerekiyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılar işverenleri de işçi kesimini de etkilemektedir. Bunu bir denge içinde götürmeye çalışmak önemlidir. Ama bu denge çalışanları mağdur edecek bir denge olmayacaktır.

Soru: Asgari ücretle ilgili ne yapacaksınız. Kriterlerin belirlenmesi talepler arasında…

Akansoy:  Yeni asgari ücret yasa tasarısı üzerinde çalışıyoruz. Son noktaya geldi. Kriterlerin ve yapılanmanın nasıl olması gerektiği üzerinde çeşitli tartışmalar içindeyiz. Bu konuda yeni uygulamanın bundan sonraki süreçte ortadaki belirsizlikleri dolduracak nitelikte olması gerektiğini ve ILO kriterlerinin mutlaka daha da öne çıkarılması gerektiğini düşünüyorum. Asgari yaşam düzeyini saptayan kriterler konusunda her ülkede bazı farklılıklar var ama bizim temel alacağımız kriterler ILO kriterleri olacaktır. Özel sektör çalışanlarının zor durumunun farkındayım, koşulları ağırdır, bunları tartışarak çözeceğiz. Ama zamana ihtiyacımız var.

Soru: Kaçak iş gücü de önemli sorunlardan…

Akansoy: Kaçak iş gücünün kayıt altına alınması çok önemli bir konu. Şu anda kontrol dışı çok ciddi kaçak çalışan vardır. Bu konuda kararlı bir duruşumuz var. Müfettişlerimizden gelen kaçak çalışanlarla ilgili cezai müeyyideyi koşulsuz uyguluyoruz. Bu konuda işverenlerden ciddi tepkiler alıyoruz. Herkesin bu koşullara uyması gerekiyor. Ülkede eğer çalışma düzenini sağlayacaksak bu kurallara herkesin uyması gerekiyor. İşveren kesimden cezaların çok yüksek olduğu yönünde görüşler ortaya konuluyor. Fakat eğer bir sistem oluşturmazsak ülkede önümüzü göremeyiz. Odaların kayıt sistemlerini de dikkate alarak kayıt mekanizmasını yaygınlaştırmaya çalışacağız.

Soru:  Sendikaların göç yasası diye tanımladıkları yasal düzenleme ile ilgili eylem ve grevleri var…

Akansoy: Göç yasası, yasa olarak hepimizin karşı olduğu bir yasadır. Göç Yasasını savunabilecek herhangi bir düşüncemiz olamaz. Göç Yasası kamuda ciddi anlamda ikilik yaratmaktadır. Çalışma huzuru ciddi anlamda zedelenmiştir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Hükümet olarak bu yasasının yarattığı tahribatı nasıl gidereceğimiz konusunda sıkıntılar vardır. Ekonomik sıkıntılardır bunlar. Adım adım bazı hakların yeniden düzenlenerek çalışanlara verilmesi konusunda çaba içindeyiz. Çok zor bir konu. Hepimizin vicdanını yaralayan bir konudur. Ancak bugünkü hükümetin bu konuyla ilgili bütünlüklü önlem alabilme kapasitesi yoktur ya da sınırlıdır. Gelirlerimiz arttıkça yaratılan bu tahribatı da ortadan kaldırmak boynumuzun borcudur.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum