Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

10.Yıl…

A+A-

“Koşun” dediler…

Koştuk…

Neymiş mesele diye baktık…

Mesele, referandumdu…

Kıbrıslılar, olası bir birleşme adına oy vereceklerdi…

Televizyonlar, radyolar ve gazeteler bu konuda devamlı yayın yapıyorlardı…

Zamanın Başbakanı M.A. Talat televizyona çıkarak, “Aynı ülkede sınır mı olur,” dedi…

Ayrıca Türkiye için “Kuzeydeki komşumuz” yakıştırmasını yaptı…

Coşku epeyce kabarıktı.

Meydanlarda 80 binler toplanmıştı…

Ve “bu iş bitti” denilmeye başlanmıştı.

Hatırlayın.

O günlerde kapılar açıktı.

Karşılıklı gelgitler yapılıyordu.

Partiler, sivil toplum örgütleri ve hatta kişiler, direk temasa geçmişlerdi…

Kuzeydeki “Hayır” cıların sesi biraz kısık çıkıyordu…

Ne de olmasa arkamızda koskocaman RTE vardı.

O bir kere, “yürüyün de korkmayın” demişti.

TC basını, “Kıbrıs’ı sattılar” diye köpürüyordu. 

Biz, onlar “sattılar” dedikçe keyifleniyorduk çünkü onların satmaları Kıbrıs’ın Kıbrıslılara bırakılması demekti.

Havaalanında ellerimize birer “Yes” bayracığı verdiler.

Sallaya salaya adaya geldik.

Uçak doluydu.

Herkes ellerindeki bayracıkları sallıyordu.

Olası çözümden sonra neler yapacaktık neler…

Ki referandum gecesi o haber geldi…

Bizde %65 “Evet”, onlarda %75 “Hayır”…

Bayracıkalar düştü…

“Yes” deyip de coştuğumuz gülücükler sustu…

Radyolar, televizyonlar ve tüm sunucular boş boş baktılar…

Bir kara buluttu başımızda esen…

“Hayır” hayırlara vesile olmamıştı…

Ki kara bulutlu haberin arkasından başka bir haber geldi…

Biz kaybettik ama Türkiye kazandı…

Bu sefer rüzgar tersten esmeye başladı…

Kuzeydeki “Hayır”cılar ellerinde bayracıklar, meydanlara çıktılar…

Biz “evet” onlar “hayır” dediler, “öyleyse taksim”…

“Esas ayrılıkçılar Rumlardır dünya gördü” dediler…

Türkiye uluslararasında itibar kazanmaya başladı…

Ve bir müddet sonra olanlar olmaya başladı…

“Arkanızdayım yürüyün” diyen ağızlar “beslemeler” demeye başladı…

“Ne olursa olsun yanınızdayız” diyen ilgililer bu sefer, “Sizde para çok, bizden iyi yaşıyorsunuz size parayı kesmeli” demeye başladı.

Ve bu güne kadar geldik…

 Şimdi meydanlara bakıyorum 10 yılın ardından yapılan kutlamaları izliyorum.

 Ve geçen 10 yıl öncesine gidip bir daha düşünüyorum…

Referandumda ne hata yaptık, diye soruyorum kendime…

Ne hata?

En büyük hatamız, yerleşiklerin de oy kullanacağı referandumda, iradenin bizde olmadığını bile bile, kendi geleceğimizle oynanacak bu oyuna ortak olmak.

Koşun dediler…

Koştuk…

Sonra?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.