1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. 135 kat ve Müdüre Hanım 2
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

135 kat ve Müdüre Hanım 2

A+A-

Bir evvelki hafta Alsancak’ta limitlerin üzerinde 135 kat daha fazla ilâç kalıntısı bulunan üzümlerin imhası üzerine yukarıdaki başlıkla bir yazı kaleme almış ve gerekli denetimlerin yetersiz yapıldığı, üreticiler ile ilgilenilmediği konusunda bir köşe yazmıştım. Bir TV Programında izlediğim Tarım Dairesi Müdürünün bazı açıklamalarına da kendimce yorum getirmiştim. Yurt dışında olduğum için telefonla bana ulaşamayan Tarım Dairesi Müdürü Emine Solyalı, mailime telefon numarasını bırakarak yanlış anladığım konular olduğu için görüşmek isteğini bildirdi. Kıbrıs’a döndükten sonra kendisini verdiği numaradan arayarak duyarlılığı için teşekkür ettim. Tarım Dairesi Müdürü Solyalı bana tüm denetimlerin tarlalarda yapıldığını, dolayısı ile market ve restrorantlara kaçak ve limit üstü ilâç kalıntısı içeren sebze ve meyvenin gitmesinin söz konusunu olmadığını anlattı. TV programında yaz dönemi olduğu için tarlalara gidilmediğini sözünü benim yanlış anladığımı, tarlalara kontrol için rutin olarak gidildiğini ancak üreticileri eğitmek için yaz dolayısı ile eğitim programlarının askıya alındığını da açıkladı. AB ülkelerinin yaptığı denetimlerin çok çok üzerinde denetim yapıldığını, bu yıl için değişik 813 tarladan numüneler alındığını, alınan numünelerden sadece 16’sında limit üstü ilâç kalıntısına rastlandığını, bunun da %1.97’lik bir orana tekabül ettiğini anlattı.  Bununla da yetinmeyip mail adresime yapılan denetimlerle ilgili detaylı bilgiler içeren ve denetimlerde elde edilen sonuçları gösterir çizelge de gönderdi. Tarım Dairesi Müdürüne gösterdiği duyarlılıktan ötürü bir defa daha teşekkür ederim. Ben Sayın Solyalı’nın açıklamalarından sonra, artık korkmadan yerli üretim meyve ve sebzeyi torunlarıma da yedireceğim.

                                                   ***

Ben ilk köşe yazımda sadece Tarım Dairesini değil, Veteriner ve Hayvancılık Dairesini de eleştirmiştim. Bizlere denetim eksikliği nedeni ile hastalıklı hayvanların etleri yedirildiği için her iki daireyi de sorgulamış, Aydınköy’deki bir hayvan üreticisinin hastalıklı hayvan ihbarına hiç kimsenin itibar etmediğini de yazmıştım. Her iki dairenin müdür veya yetkilileri de Sayın Solyalı’nın gösterdiği duyarlılığı gösterip herhangibir açıklamada bulunmadılar. Herhalde yazdıklarım tümü ile doğruydu ki açıklama yapamadılar. Gerçekten protein kaynağı olan kanatlı ve kanatsız hayvan etlerini çocuklarımıza yedirirken o etlerin sağlıklı olup olmadığından emin miyiz? Bilhassa köylerde Cumartesi Pazar ve diğer tatil günlerinde kesilip köylüye satılan etler ne kadar tüketim için sağlıklıdır? Hadi mezbahada kesilen hayvanlar veteriner kontrolunda kesilir diyelim. Veteriner Brucellalı hayvanlara kesim sırasında tanı koyabilir mi? Koysa da brucellalı hayvan kesimini engelleyebilir mi? Adanın en büyük hayvan besici ve üreticilerinden olan Tarım Bakanı Sennaroğlu bu denetimsizlikler karşısında ne yapmakta ve ne yapmayı düşünmektedir? Yoksa para yoktur diye hayvan hastalıklarıyla mücadelen vazgeçildiği gibi, kopan koptuğu yerde kalsın modunda mıdır? Ben bebe torunuma marketten aldığım çiftlik yumurtasını gönül rahatlığı ile yedirebilir miyim? Hadi Sayın Bakan ve bağlı ilgili daireler, Tarım Dairesi Müdürü gibi sizde et, süt, süt ürünleri ve yumurta konusunda bizi aydınlatın. Kasap, market ve diğer yerlerden aldığımız kanatlı ve kanatsız et, et ürünleri, süt, süt ürünleri ve yumurtaları gönül rahatlığı ile tüketebilir miyiz? Size sesleniyorum. Yerinizde iseniz bir ses verin.  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.