1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 14 Mart Tıp Bayramı mesajları...
14 Mart Tıp Bayramı mesajları...

14 Mart Tıp Bayramı mesajları...

14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla siyasi isimler ve sivil toplum örgütleri kutlama ve tebrik mesajları yayınladı.

A+A-

ÖZGÜRGÜN, HEKİMLERİN VE TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARININ 14 MART TIP BAYRAMINI KUTLADI

UBP, Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, “Emeği hiçbir maddi değerle karşılanması mümkün olmayan, saygın ve onurlu mesleği en güç koşullarda bile büyük fedakarlıklarla yerine getiren hekimleri ve tüm sağlık çalışanlarını” 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla kutladı.

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, yayımladığı mesajda, temel insan hakkı olan sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde zor ancak o oranda onurlu ve kutsal görev üstlenenlerin, karşılaştıkları sorunları asgariye indirmenin, tüm sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını iyileştirmenin herkesin birincil hedefi olması gerektiğini belirtti.

Özgürgün, “Yaşamın her alanında olduğu gibi özellikle ‘sağlıkta’ esas olanın, hizmet sunanların yanı sıra, şifa bekleyen hastaların güveni ve memnuniyetidir” dedi.

Dünyada bu alanda yaşanan gelişmeleri yakından izleyen, kendilerini sürekli yenileyen hekimlerle ve tüm paydaşlarla birlikte ülkenin genel sağlık sistemini daha çağdaş reformlarla istenilen verimliliğe ulaştırmak için daha fazla zaman kaybetmeden, her türlü fedakarlığın yapılması gerektiğini söyleyen Özgürgün, “Ulusal Birlik Partisi olarak, bu duygu ve düşünceyle hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın, 14 Mart Tıp Bayramı’nı içtenlikle kutlar, sağlık adına gösterdikleri özverili çalışmaları için bir kez daha teşekkürlerimi sunarım” dedi.

SERBEST ÇALIŞAN HEKİMLER: “SAĞLIKTA TESİS EDİLMEMİŞ GÜVEN, BARIŞ VE HUZUR ZEMİNİ, TIP HAFTASININ ANLAMINA GÖLGE DÜŞÜRMÜŞTÜR”

Serbest Çalışan Hekimler Birliği, “sağlıkta tesis edilmemiş güven, barış ve huzur zemini, tıp haftasının anlamına gölge düşürmüştür”

Birlik Başkanı Dr. Remzi Gardiyanoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, sağlıkla ilgili son bir yıl içerisinde yaşanan olaylar ve tartışmaların, ülkemizdeki sağlık sisteminin çökmüşlüğünü ve yasası olan kurumların da bu çökmüşlüğe ortak oluşlarını tüm yönleri ile ortaya koyduğunu savundu.

Halkın kendi sağlık sorunlarını çözme çabaları, onların hak aramalarına dönüşürken; kamu hekimlerinin çalışma koşullarının ve özlük haklarının düzeltilmesi ise, kamu hekimlerinin istifalarının gölgesinde, kurumlar ve hekimler arasında adeta pazarlık unsuru haline getirildiğini öne süren Gardiyanoğlu, şunları kaydetti:

“Sağlık sistemindeki düzensizliğin temel sebeplerinden biri olan, kamu hekimlerinin ikinci iş yapmaları ise, birliğimiz tarafından yargıya tekrar taşınırken, sağlığın başı olan irade ise, yargıyı hiçe saydığını halkımızın huzurunda ilan etmekle sağlık barışını yerle bir etmiştir. Sağlık sisteminden memnun olmayan zihniyetlerin, aynı enerji ile çözüm önerileri üretmiyor olmaları, ‘’sistemsizlikten nemalanmak’’ olan gerçek niyetlerini gözler önüne sermiştir.  
 
Neticede gelinen noktada, sağlıktaki sistemsizlik – kaos – yasadışılık üçgeni, herkesi içine çekmiş; gündemi hala meşgul eden, vicdanları sızlatan olayların yaşanmasına bile zemin hazırlamıştır. Bütün bunlar yaşanmakta iken, bir taraftan sağlıkta idareci konumunda bir meslektaşımız, sağlığa mafyanın bulaştığını itiraf ederken, diğer taraftan, sağlığın başındaki iradeler, kişisel çıkarlarını gözetmek adına, etliye-sütlüye dokunmaksızın halkımızı oyalama yöntemini tercih etmişlerdir. 
             
Bir taraftan, genç meslektaşlarımız, çalışma olanağı bulamadıkları için ülkemizi terk ederlerken, diğer taraftan, sağlığın başı, Türkiye’den daha yüksek fiyatlara hizmet satın almaya devam etmektedir. Sağlık sistemimizin mali ve fiziksel altyapı yetersizliği ortadadır, herkes tarafından defalarca dile getirilmektedir. Bu yetersizlikleri gidermek için verilen mücadeleler ‘’vitrin ve makam gösterilerinden’’ öteye gitmemektedir.”

Sağlık eğitiminde, YÖDAK’ın yok sayılarak, üniversiteler tarafından keyfi akademik ünvanların verildiği, gıda ve çevre sağlığında bir önceki yıldan daha kötü durumda olunduğu, denetimsiz, kuralsız, gayriyasal ve hatta mafyasal bir ortamda, hasta ve hekim hakları, hasta odaklı sağlık sistemi, modern sağlık hizmeti gibi evrensel değerlerin ülkemiz için sadece kulağa hoş gelen terimler olarak kaldığını ifade eden Gardiyanoğlu, “Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği Yönetim Kurulu olarak, bu sene 14 Mart Tıp Haftasını, büyük bir coşku ve gururla, en azından vicdanlarımız rahat bir şekilde kutlayamamanın burukluğunu yüreklerimizde hissediyoruz. Geldiğimiz noktanın sözün bittiği yer olduğunu görsek de, tüm olumsuzluklara rağmen, görevlerini fedakarca sürdürmeye devam eden başta doktor ve hemşireler olmak üzere, tüm sağlık emekçilerinin, daha güzel Tıp Haftalarına kavuşmalarını temenni ediyoruz” dedi.

USAR: “SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ SORUNLAR KIBRIS SORUNU KADAR ESKİDİR. HEM HEKİM VE SAĞLIK ÇALIŞANLARI, HEM DE HİZMET BEKLEYEN YURTTAŞLAR BUNALMIŞ DURUMDADIR”

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) Başkanı Dr. Sıla Usar, ülkedeki sağlık sistemindeki sorunların Kıbrıs sorunu kadar eski olduğuna vurgu yaparak, “Hem hekim ve sağlık çalışanları, hem de hizmet bekleyen yurttaşlar bunalmış durumdadır” dedi.

Usar, Sağlık Bakanlığı’nın verilen hizmetleri denetleme zafiyeti içinde olduğunu da öne sürerek, denetimsizliğin sonucu olarak ortaya çıkan sorunların mesleğe de zarar vermeye devam ettiğini kaydetti.

Tıp-İş Başkanı Sıla Usar, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısı ile mesaj yayınladı.

Usar, ülkede sürdürülebilir bir sağlık sistemi kurulması yönündeki inançları ve umutlarının sarsılmaya devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Ülkemizde sağlık sistemindeki sorunlar Kıbrıs sorunu kadar eskidir. Sağlık sistemindeki sorunların çözülmesi için yapılması gereken yasal düzenlemeler yıllardır gelen geçen hükümetler tarafından ihmal edilmiş, zamanında yapılması gerekenler yapılmadığı için bugün bu ihmalin doğurduğu kaotik ortamda hem hizmet veren hekim ve sağlık çalışanları, hem de hizmet bekleyen yurttaşlar bunalmış durumdadır.

Sağlık Bakanlığı verilen hizmetleri denetleme zafiyeti içinde olduğundan denetimsizliğin sonucu olarak ortaya çıkan sorunlar mesleğimize zarar vermeye devam etmektedir.

Kamu sağlık merkezlerinde hekim eksiklikleri dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bazı branşlarda hizmetler eksiklikler nedeni ile aksayarak yürütülmektedir. Devlet az hekimle çok iş yaptırma baskısını her geçen gün artırmaktadır.

Hekimler yoğun çalışmaktan ötürü tükenmekte, hastalar arzu ettikleri hizmeti alamamaktadır. Bugün kamu hastanelerinde onlarca sözleşmeli, onlarca mecburi hizmetçi hekim özlük haklarından yoksun olarak çalışmaktadır.” 

Usar, “Göç Yasası”ndan sonra tüm kamu çalışanlarında olduğu gibi hekimlerin de özlük haklarının kabul edilemeyecek düzeylere çekildiğini belirterek, kamu hastaneleri ve sağlık merkezlerinin fiziki koşullarının günün gereklerinden de çok uzak olduğunu kaydetti.

Acil servis ve ameliyathanelerin bakımsız, olması gereken alt yapılardan yoksun olduğunu, devlet hastanelerine yatırım yapılmadığını ifade eden Usar, devletin kamu sağlık hizmetlerinden elini çekme gayreti içinde olduğunu iddia etti.

Hükümetlerin, sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getirmemekte ısrar ettiğini, Anayasal bir hak olan sağlık hizmetlerine de önem vermediğini savunan Usar, şöyle devam etti:

“İnsanlık tarihi kadar eski bir mesleğin mensupları olarak içinde bulunduğumuz ortamda hastalarımıza arzu ettiğimiz hizmetleri vermekte zorluk çektiğimiz için;

Devletin halkın hastanelerinden vazgeçtiğini gördüğümüz için;

Hekim özlük haklarının iyileştirilmemesi ve her geçen gün hakların budanması nedeni ile hekimlerin bir bir kamu hastanelerinden istifa etmelerine seyirci kalındığı için; 

Devletin yasaları gündeme almak, sorunları çözme gayreti içine girmek yerine KKTC vatandaşı olmayan hekimleri istihdam etmesi nedeni ile 14 Mart Tıp Bayramı’nı sevinçle değil buruklukla kutlamaktayız.”

Sıla Usar, kamu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi yerine sağlıkta taşeronlaşma ve özelleştirilme hayalleri oldukça 14 Mart Tıp Bayramı’nı sevinçle kutlamalarının mümkün olmayacağını belirterek, hekimliğin zor zamanlardan geçtiğine işaret etti.

Usar, Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası olarak en büyük dileklerinin; “yakın coğrafyada insan yaşamına kıyan savaşların sonlanması, insan yaşamının katlanılmaz bir hale sokan göçlerin durması” olduğunu kaydetti.

Usar, “özgürlük, adalet, barış ve sürdürülebilir bir sağlık sistemine ulaşmak için yılmadan çalışmaya devam edecek, daha güzel bir ülkede yaşama inancı ve umudu hep canlı tutacak kararlılıkları” olduğunu bildirdi.

KALYONCU “İNSANLARIN SAĞLIKLI YAŞAMASI VE YAŞATILMASI SOSYAL DEVLETİN GÖREVİDİR”

Başbakan Ömer Soyer Kalyoncu başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının dünyanın en özverili mesleklerinden birini yürüttüğüne işaret etti.

Kalyoncu mesaj yayınlayarak tıp camiasının “14 Mart Tıp Bayramı”nı kutladı.

Sağlıklı bir hayatın insanların vazgeçemeyecekleri temel bir hak olduğuna işaret eden Kalyoncu “İnsanların sağlıklı yaşaması ve yaşatılması sosyal devletin görevidir ve bu kapsamda sağlık hizmetleri büyük önem taşımaktadır” dedi.

Kalyoncu gece gündüz her yerde, her koşulda büyük özveriyle, heyecanla görev yapan, kendisini “insana hizmet” ilkesine adamış doktorların ve sağlık personelinin bütün çabasının hastalanan insanları en hızlı şekilde sağlığına kavuşturmak ve sağlıklı olan insanların da sağlığını korumak olduğuna işaret etti.

Kalyoncu mesajını şu sözlerle bitirdi:

“Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizde her koşulda sağlık sektöründe bilgi, beceri ve emeğiyle insan sağlığına fedakarca hizmet eden tıp camiasının 14 Mart Tıp Bayramını en içten duygularımla tebrik ederim.”    

KARADENİZ KÜLTÜR DERNEĞİ HEKİMLERİN TIP BAYRAMI’NI KUTLADI

KKTC Karadeniz Kültür Derneği, özü insana karşılıksız hizmet ve fedakarlık olan doktorluk mesleğinin kutsal bir meslek olduğunu belirterek, onurlu ve kutsal görevi büyük özverilerle yerine getiren tüm hekimlerin Tıp Bayramı’nı kutladı.

Dernek Başkanı Baki Aygün, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı.

"İyileştirmeye ve yaşatmaya vesile olma görevi doktorlarımızın en zor ve sorumluluğu en yüksek mesleklerden birisi haline getirmektedir. Diğer mesleklerden farklı olarak hekimlik kutsal kabul edilmektedir” diyen Aygün doktorluğun özünün, insana karşılıksız ve beklentisiz hizmet ve fedakârlık olduğuna işaret etti.

Aygün, “bugün verimli ve kaliteli bir sağlık hizmeti sunumu, ülkemizde toplumun bütün kesimlerinin özlemi haline gelmiştir” de dedi.

KTAMS GENEL SEKRETERİ BENGİHAN, TIP BAYRAMINI DOLAYISIYLA MESAJ YAYINLADI

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Genel Sekreteri Güven Bengihan, sağlıklı bir toplum olmanın şartının kaliteli sağlık hizmeti olduğunu kaydetti.

14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla mesaj yayınlayan Bengihan, bu hizmetin sunulmasında en önemli unsur olan doktorların tüm olumsuzluklara ve yetersiz fiziki koşullara rağmen fedakârca hizmet vermeye çalıştığını kaydetti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.