1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. 14 Yıl sonra Ankara
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

14 Yıl sonra Ankara

A+A-

17 Ağustos 1999…

Bu tarih Türkiye halkı ve dünya tarafından unutulmayacak bir gündü…

17 Ağustos sabahı, saatler 03.02’yi gösterdiğinde, Türkiye daha önce hiç sallanmadığı gibi sallanmaya başlamıştı…

Sonrasında hafızalara kazınan o çağrı, “sesimi duyan var mı?”

İşte Ankara’ya en son gidişim bu tarihten tam 2 hafta sonraydı…

Kıbrıs’tan feribot ile Alanya’ya, oradan da otobüs ile Ankara’ya gitmiştim…

Her geçtiğim bölge de gözyaşı hakimdi ama hala bir umut vardı…

Türkiye gerçek anlamda bir deprem ile tanışalı henüz 2 hafta olmuştu…

Ve gördüklerim beni çok etkilemişti…

Ankara’ya vardığımda insanlarda hala panik havası vardı…

Açıkçası beni de bir korku sarmıştı…

Kafamda “acaba” sorusu ile Ankara’da geçen iki günün ardından, tren ile İzmir’e doğru yol almıştım…     

Ve şimdi Tam 14 yıl sonra geçtiğimiz hafta sonu Ankara’daydım…

Çok değişmiş…

Tabi ki zamanında bunda etkisi var ama Ankara 14 yıl önce bıraktığımdan çok önde…

Hem duygulandım, hem de etkilendim…

İstanbul’dan çok farklı bir şekilde gelişmiş…

Trafik sorunu ve insan fazlalığı yok denecek kadar az…

Ramazan ayında olduğunuzu bir tek oruç bozulma vaktinde anlıyorsun…

Gece olunca “Behzat” diye bir mekana gittik…

Bir masa orucunu bozarken, diğer masa rakı eşliğinde eğleniyordu…

Hiç kimse bir birine karışmıyor, aksine hoşgörü ile bakıyordu…

Yani İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin birçok şehrinden hem daha gelişmiş, hem de daha kültürlü bir yer olmuş Ankara...

Bilmeyeniniz varsa, Ankara’da çok sayıda Kıbrıslı da var…

Ve bunların bir tanesi ile geçtiğimiz Pazar akşamı koyu bir sohbete koyuldum…

Konumuz 15 Temmuz darbesi ve 74 çıkartmasıydı…

Ama o 60’ların başlarına kadar döndü…

Tam 3 saat kesintisiz yaşadıklarını anlattı ve bende gözümü hiç kırpmadan onu dinledim…

Kendisi 1947 doğumlu, yani anlattığı olaylara tanıklık ettiğinde henüz 14–15 yaşlarındaydı…

Önce evindeki koltuğun üstünde oynarken döşemenin içine giren ve kanamaya başlayan ayağını anlatıyor…

“Koltuğun içi süngü doluydu, babama koştum ve koltuğun içinde süngü var dedim. Dönüp bana, ‘sen hayal görüyorsun’ diyerek beni dışarı oyun oynamaya gönderdi. Döndüğümde süngüler gitmişti” diyor...

Ve gördüğü kesik kafa ile devam ediyor…

“Bir gece uykum kaçtı ve kapının önüne çıktım. Evimiz Çetinkaya’nın tam karşısı, oradan sesler geldiği için gizlice bakmaya gittim ve birde ne göreyim, yerde kesik bir adam kafası duruyordu. Hemen eve gittim ve gizlice izlemeye devam ettim. İlerleyen vakitte TMT üyesi olduklarını bildiğim bazı adamlar tahminimce o kafaya ait olan başsız bir insan vücudunu getirdiler. Birkaç gün sonra ise, o kesik kafanın sahibinin Rum olduğunu gazetelerden öğrendim” diyor…

Birde Adana’ya Türkeş’in kapında eğitim görmek için çıplak bir şekilde gönderilen Kıbrıslı Türkleri orada karşılayan kişilerden biri olduğunu ekliyor…

Ve “bugün oldu hala neden çıplak gönderildiklerini hala çözemedim” diyor…

Tüm bu yaşanılanları, yıllar geçtikten sonra birleştirdiğini ve TMT‘nin hangi amaçla kurulduğunu o zaman anladığını söylüyor…

Konuşmanın tamamını buraya aktarmam imkansız ama kendisi yakında Kıbrıs’a gelecek ve tüm anlattıklarını kayıt altına alacağım…

Fakat anlattıklarının içinde bana en ilginç gelen yeri, Atatürkçü olmasına rağmen Denktaş’ı hiç sevmemesiydi…

“Neden” diye sordum ve gürledi…

“Denktaş çok can aldı ve birçok insanı yetim bıraktı…” diye iddia etti…

Ve ardından o döneme ait bildiği 3–4 tane olayı örnek gösterdi…

Eksik ya da yanlış bir şey yazmamak için onun gelmesini bekleyeceğim…

Çünkü o yakın tarihe Çetinkaya Spor Kulübü’nün karşısındaki pencereden tanıklık etti…

Hem kesik kafa ile ilgili, hem de öldürülen Kıbrıslı Türkler ile ilgili bazı isimler de verdi…

Ve “onlar hala hayatta, gidelim ve onlara bu olayları birlikte soralım” dedi…

Onun gelmesini merakla bekliyorum…   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.