1. YAZARLAR

  2. Ali Şahin

  3. 19 Temmuz'u unutmamak
Ali Şahin

Ali Şahin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

19 Temmuz'u unutmamak

A+A-

Kavurucu bir yaz günü olmasının dışında ne gibi bir özelliği vardı ki 19 Temmuz’un?

Ne olmuştu unutulmaması gereken o gün?

19 Temmuz 2011 günü TC Başbakanı Tayyip Erdoğan Kıbrıs’a uğramıştı.

Ama ne uğrama…

28 Ocak ve 2 Mart Toplumsal Varoluş mitingleri sonrası Kıbrıslı Türk halkına demediğini bırakmayan ve bizi besleme diye niteleyen Erdoğan adeta çıkarma yapmıştı Kıbrıs’a.

Bu ülkenin 40 yıllık partilerinin seçim dönemlerinde yapamadıkları bir kampanya örülmüştü TC elçiliği tarafından.

Ülkedeki hemen hemen tüm bilboardlara Tayyip Erdoğan’ın “kardeşlik” sloganlı resimleri yerleştirilmişti.

Apartmanların üstüne dev panolar kurulmuş ve aynı manzara halkın gözüne sokuluyordu.

Görmeyen kimse kalmamalıydı Erdoğan’ı.

18 Temmuz gecesi polis devriyeleri ve belediye zabıtaları biboardların başında nöbet bekliyordu olası “densizlere” karşı.

19 Temmuz günü insanlar otobüslerle taşınmıştı havaalanına.

Eee görkemli olmalıydı ne de olsa karşılama…

Ellerine bayraklar tutuşturulmuş kişiler yerleştirilmişti Erdoğan’ın geçeceği yol güzergahına. Gün boyunca 2 askeri helikopter Lefkoşa semalarında dönüp duruyordu.

Belli olmaz olası “densizler” uçarak da gelebilirlerdi.

Tüm bu karanlığa rağmen bir avuç da olsa bir grup insan Erdoğan’ı protesto etmek için yollara dökülmüştü.

Yollarının kesilmesi uzun sürmedi.

Coplu, kalkanlı polisler, onların arkasında da çevik kuvvet eylemcilere bir adım attırmamak için seferber olmuştu.

Helikopterlerse eylemcilerin tepesinde dönmeye başlamıştı bile.

Çok ileri gidemedi eylemciler.

Ufak tefek arbedeler olsa da yanaştırmadılar eylemcileri Erdoğan’ın yol güzergahına.

Kıbrıslı Türklerin Erdoğan’a olan “sevgisini” gölgeleyecek hiçbir unsur gözükmemeliydi o gün.

Birilerinin huzuru kaçmamalıydı.

Derken eylemciler soluğu batırılan KTHY binasının önünde aldılar.

Kalabalığın içinde bir pankart açıldı.

“Emperyalist Kuşatmayı Reddediyoruz! Ne Paranı Ne Paketini İstemiyoruz” yazıyordu pankartta.

Polisin bu “densizliğe” cevap vermesi gecikmedi.

Yolun bir tarafında protestolarını gerçekleştiren eylemciler ne olduğunu anlamaya pek vakit bulamadılar.

Polisin saldırısı sonucu insanlar tutuklanmış birçoğu da feci şekilde darp edilmişti.

Anlaşılan oydu ki, Erdoğan kendisiyle beraber muhaliflerine karşı uyguladığı politikalarını da getirmişti Kıbrıs’a.

Günün sonunda bilanço eylemciler için parlak değildi.

Yerlerde sürüklenenler, tutuklananlar(tutuklananların davası hala sürüyor), burnu patlayanlar, kaşı açılanlar…

Ama günün galibi yine de eylemcilerdi.

Çünkü onlar; “sizi biz besliyoruz ne istersek boynunuzu eğip yapacaksınız” diyen bir anlayışa karşı bir halkın onurunu temsil ediyorlardı ve tüm bu şiddet politikalarına rağmen onurlu bir şekilde bu anlayışa karşı duruşlarını sürdürdüler.

Onlar bu halkın sessiz çoğunluğuydular o gün.

İşte bu yüzden 19 Temmuz günü sıradan bir günden çok öte olup, hatırlanması ve hatırlatılması bu Kıbrıslı Türk halkının onurlu yarınlarının sembolü olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.