1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. 1958 Kıbrıs Türk İsyanı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

1958 Kıbrıs Türk İsyanı…

A+A-

27 – 28 Ocak olaylarının yıldönümündeyiz. Bundan tam 54 yıl önce, 1958'de yoksul, ezilmiş, itilmiş ve kakılmış Kıbrıslı Türklerin sokaklarda İngiliz ve Yunan emperyalizmine karşı başlattığı yiğit direniş, bölgemizde tarihin akışını değiştirecekti. Yarım yüzyıldan fazla bir zaman dilimini kapsayan bu tarih, hâlâ gündemde olan Kıbrıs sorununun yıllanmışlığı konusunda da günümüze mesajını taşımaktadır. Hiç kuşkusuz, Kıbrıs sorununun başlangıcını yakın tarihlerde arayanların, bu unutulmaz tarihi yıldönümünde, kulaklarının çınlamasını da dilerim… 
Kıbrıs bağlamında yıllardır süren karmaşa ve sıcak sürtüşmeler, 1955'in Nisan’ında Rumlarla Yunanlıların EOKA terör örgütünü devreye koymasıyla en kanlı evresine girer.
  
EOKA'nın "Grivas Diğenis" imzalı ilk duyurusunun özeti şuydu:
  
"Amacımız ENOSİS. Hedefimiz ise önce sömürgeci İngiliz’ler, sonra da ENOSİS'in doğal engeli Türk’lerdir." Bunun anlamının ne olduğunu daha sonra zincirinden boşanan şiddet olayları da gösterecekti:
  
Sömürgeci İngiliz’ler Kıbrıs’tan terörle korkutulup kaçırılacaklar, Türk’ler ise anarşik ve ırkçı her yöntem uygulanarak etnik temizlikten geçirileceklerdi.
  
Fanatizmin her türlü sınırını aşan bu menhus emel doğrultusunda, kısa sürede adada kan gölleri oluşur. Her yan yangın yerine dönüşür. Amansız saldırıların hedef tahtası Kıbrıslı Türkler himayesiz ve yalnızdırlar. Kıbrıs'ta olup bitenleri Türkiye'ye bile anlatamamanın burukluğu ve çaresizliği içindedirler.
  
Ankara'da, Lozan Antlaşması’ndan sonra Kıbrıs'ı "İngiliz toprağı" olarak gören, Kıbrıs'la ilgilenmeyi Türk - İngiliz dostluğuna ve uluslararası hukuka aykırı sayan politikacılar vardır.
  
Bin bir türlü engeli ve sıkıntıyı aşarak 19 Mayıs törenlerine katılabilmek için Anavatan başkentine giden öğrenci atletlerimizin atlas torba içinde götürdüğü Kıbrıs toprağını "İngiliz'indir alamam" diye reddeden yöneticilere tanık olunur.
  
Ama o sırada Yunanistan dostluk-mostluk dinlenmeden, uluslararası hukuku zerrece takmadan Kıbrıs'ın tümünü yutmak üzeredir.
  
İngiliz, işsiz, yoksul ve geleceksiz binlerce Türk gencini "komando" ve "polis" adı altında silah altına almakta, onları Rum teröristlerin üstüne saldırtmakta, iki halkın kan davasını inadına körüklemektedir.
  
Yaşanan dehşet gelişmelerinin gelip dayandığı nokta; İngilizlerin EOKA terörü önünde havlu atacaklarını, egemen askeri üsler karşılığında ve sözde bir bağımsızlık kombinezonu altında Yunan egemenliğinin adayı yutmasına yeşil ışık yakacaklarını gösteriyordu. Tüm belirtiler bu yöndeydi.
  
27-28 Ocak 1958 ayaklanması işte bu karanlık tablonun içinde başlar. Liseli gençlerin sokak gösterilerine emperyalizm silahla karşılık verir. Es geçilmemesi gereken gerçek şu ki, Rum halkının sokak gösterilerinde bir tek Rum öldürülmemişti. İngilizler tarafından öldürülenler, kendileriyle silahlı çatışmaya giren EOKA militanlarıydı. Ama Türklerin gösterileri söz konusu olunca, sokaklarda genç göstericilerin üzerine kurşun yağdırılır.
  
Emperyalizmin bu acımasızlığı, olayların toplumsal bir isyana dönüşmesinin fitilini ateşler.
  
Bu öyle bir isyandı ki, kutsallığı özünde ve anlamında taşır… Türkiye'nin ve Türkiye üzerinden tüm dünyanın ilgisini çeken, uluslararası kamuoyunun dikkatini Kıbrıs’a yönelten, toplumsal boyutlu bir isyan... Yok sayılan Kıbrıslı Türk’ler, varlıklarını fark ettirirler. Dünyanın izleyen gözleri önünde asimilasyona karşı örgütlü siyaset ve direniş başlatırlar. Kıbrıs Türk halkının bu adada feda edilemeyecek hakları olduğu tüm dünyaya etkin biçimde duyurulur. Ve bu yiğit halk, 2 yıl sonra Londra ve Zürih Antlaşmalarıyla oluşturulacak olan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu eşit ortaklığına doğru yol almaya başlar.
  
1958, isyan eden şahinlerin yılıydı. Şahinler yılını kan ve can pahasına yaratan 58 kuşağının ve onların siyasi önderleri Dr. Fazıl Küçük ile Rauf Denktaş’ın aziz anıları önünde bugün minnet ve saygıyla eğilelim.


Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.