1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. 1974 öncesi gibi olmayalım
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

1974 öncesi gibi olmayalım

A+A-

Ne görüşmeciler geldi geçti masadan.

Her gelene önce umutla baktık.

Sonra arkalarından gidişlerine...

Her masaya oturan, “bu yılsonunda” dedi...

Nice yılları sonlandırdık...

Bir önceki görüşmeci Talat arkadaşı ve yoldaşı Hristofyas ile “bu işi garanti” bitirecekti...

Masadan indiler, zaman geçti, şimdi anahtar bizde diyor, geziyor.

Ki inandırsın.

Neyse ki o olmadan da masada iki kişi vardır.

Ancak masaya kim gelirse, elinde ne anahtarı vardır, ne çözüm için yetkisi...

Çünkü ikisi birbirlerine değil, anavatan dedikleri ülkelere bakarak otururlar...

Neden böyle?

Nasıl vardık bu kanıya?

Erdil Nami, “görüşme süreci çöktü” dedi.

Onu dediği anlarda TC yetkililerinden Çiçek, “Kıbrıs Türkü 1974 öncesine döndürülemeyecek" dedi...

Girdiği her dış işi berbat eden Davutoğlu da ona benzer bir laf etti, “Hiçbir zaman barış harekâtının 

öncesinde dönülmeyecek,”...

Sırf bu sözlerden bile, masada oturanların ellerinden neden bir şey gelmeyeceği anlaşılabilir...

Onları masada bırakıp açıklamacıların ne demek istediklerine bakalım...

“1974 öncesine dönülmeyecek”, ne demek?

Cevap için önce o dönemde neler vardı, ona bakalım...

1963’ten sonra Kıbrıslıtürklere emir geldi, “çalıştığınız devlet dairelerindeki işlerinizi bırakın, gettolara 

kapanın, oturun”...

Dağınık oturan Kıbrıslıtürklere, her şeyinizi bırakıp, gettolara gelin...

Kıbrıslıtürker 1974 öncesi gettolardaydı...

Kıbrıslıtürkere, siz kendi kendinizi yönetemezsiniz, sizlere anavatandan kaymakam mı dersiniz, vali mi, 

yoksa başkomutan mı, ondan gönderelim,” dediler...

Alt rütbeden askerlerini gönderdiler...

Ve alt rütbedeki askerler, bulundukları yerlerde padişah yetkileri ile donatıldılar...

Hani yan bakanı hapse, beğendiğini yanına atacak kadar diktatördüler...

 İşi olan Kıbrıslıtürkler mecbur kaldılar, işlerini bıraktılar...

Hepsini de hem TMT’ci, hem mücahit yaptılar.

Bayrak olarak sadece TC bayrağını bildiler...

Ders olarak sadece TC ders kitaplarını okudular.

Saymakla bitiremeyiz olumsuzlukları...

Ama kısaca şu denilebilir...

Hem işsiz, hem parasız bırakılan Kıbrıslıtürkler, Türkiye’nin gönderdiği kutu fasulyeleri ile renk 

çıkartmayan çaylara muhtaç bırakıldılar...

İki TC yetkilisi ortak cümle kurdular” Kıbrıs Türkü 1974 öncesine döndürülemeyecek” ...

Bence doğru tespit...

O günleri bir daha yaşamayalım...

Yabancı ülkelerden gelen emirlerle, padişah yetkili kişilerin idaresine girmeyelim...

Bu ülke bizimse, ister Baf’ta ister Karpaz’da ama her yerinde ve Kıbrıslılar olarak hep birlikte 

yaşayalım.

1974 öncesi gibi olmayalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.