1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. 20 Temmuz, 1974’e nasıl gelindi? 1
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

20 Temmuz, 1974’e nasıl gelindi? 1

A+A-

1791 ile 1796 yıllarında bilhassa Balkan ülkelerinde Osmanlı Devletine karşı bağımsızlık hareketleri başladı. Bu bağlamda 1814 yılında Yunan Bağımsızlık savaşını gerçekleştirmek için Etniki Eteria Cemiyeti kuruldu. Bu cemiyet 1821 Mora ve 1897 yılında da Girit Adası ihtilâllerinde önemli rol oynadı. Zaten o yıllarda Balkanlarda birçok ulus Osmanlı’dan bağımsızlık kazanmak için kurtuluş mücadelerini başlatmışlardı. Bunların tümünü saygı ile karşılamak gerekir. Ancak 1821’deki Mora isyanından sonra Etniki Eteria Cemiyeti, Doğu Roma İmparatorluğunu yani Bizansı yeniden ihya etmek için Megali İdea haritasını yayınladı. Bu haritaya göre İstanbul gibi Kıbrıs da Yunan sınırları içinde görülüyordu. 1897’de Girit’in Osmanlı’dan alınıp, oradaki Müslümanların katledilip göçe zorlanmasından sonra Kıbrıs’lı Rumlar arasında da Yunanistan’a bağlanmak yani Enosis hareketleri başladı. Hatta daha önce bunun için kilise öncülüğünde silahlanan Kıbrıslı Rumlar Lefkoşa’yı basma plânları yaparken, bir ihbar sonucu bu baskın gerçekleştirilememişti. Zamanın Osmanlı Valisi Küçük Mehmetali Paşa başta başpiskobos Kibrianos olmak üzere birçok isyancı elebaşını astırmıştı. Bu yüzdendirki, halâ Kıbrıslı Türkler arasında birşey olduğu zaman “Dağlar taşlar Mehmetali çağıracak” denir. Yunanistan’nın Osmanlıya karşı 1821 isyanının 100. yıldönümü olan 25 Mart 1921’de Kıbrıs’ta 500 kilisede toplanan Rumlar, ilk enosis plebisitini yaparak, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını onayladılar. Bu konuda Kıbrıslı Türklere hiçbirşey sorulmadığı gibi, Kıbrıslı Türkler yok sayıldılar. Bu plebisitten 10 yıl sonra, 1931 yılında Enosis için ayaklandılar. Resmi Hükümet Daireleri ile Vali Konağını basarak yağmalayıp yaktılar. 7 ölü ve onlarca yaralı vererek isyanda başarılı olamadılar. Bunları yazmaktaki amacım tarih dersi vermek değildir. Tarih dersi vermek benim haddim de değildir. Sadece 1974’ün hemen öncesinde ve sonrasında doğan genç kardeşlerime bir hatırlatma yapmak içindir. Bu genç arkadaşlarda bu tarih bilinci olmadığı için, Kıbrıs Sorununu emperyalistlerin, bilhassa Anglo Amerikanların bir oyunu olarak gördükleri içindir. 1921 veya 1931’de emperyalizm değil, sömürgecilik vardı. 2 dünya savaşı da dünyanın yeniden paylaşımı yüzünden çıkmıştı. Bilhassa 2. Dünya Savaşından sonra, Türkiye Kurtuluş Savaşı ve Atatürk ezilen mazlum uluslara örnek olmuştu. Bu yüzden Asya’dan Afrika’ya ve Amerika’ya kadar ulusal kurtuluş savaşları başlatılmış ve birçok devlet ortaya çıkmıştı. Bu devletleri yüzyıllarca sömürerek zenginleşen ve teknolojik olarak çok ileri giden batılı ülkeler bu defa sömürgeci devlet olarak değil, emperyalist devletler olarak bu yeni kurulan devletleri iliklerine kadar sömürmeye devam etmişlerdir. Bu devletleri günümüzde de olmak üzere sürekli birbirlerine kırdırarak, onların sahip oldukları doğal zenginliklerini kullanarak gelişmelerini engellemişlerdir. Onlara kendi ürettikleri silah, cephane ve harp araç gereçleri satarak sürekli fakir ve onlara muhtaç kalmalarını sağlamışlardır. Bugün yaşananları televizyonlardan canlı olarak film izler gibi izlemekteyiz. Ben ulusların kendi kaderlerini kendilerinin belirlemesini sonuna kadar desteklerim ve saygı duyarım. Tıpkı Osmanlı’ya karşı bağımsızlık savaşı vermiş Yunanistan, Bulgaristan ve diğer Balkan Devletleri gibi. Ancak Kıbrıslı Rumların bugüne kadar verdikleri mücadele bağımsızlık mücadelesi değil, bir başka ülkeye bağlanma mücadelesidir. Çarşamba günü devam edeceğim.     

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.