1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. 2016’da referandum da çözüm de yoktur
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

2016’da referandum da çözüm de yoktur

A+A-

C.başkanı Akıncı seçildiği günden beri Kıbrıs Sorununun çözümü yönünde beklentileri yükselten açıklamalar yapmaktadır. Bu iyimserliğinin kaynağının ne olduğunu anlamak çok zordur. Çünkü Kıbrıs’ta yaşıyoruz ve Kıbrıs’taki günlük hayattaki gelişmeleri birebir yaşayarak ve Kıbrıs’ın iki tarafında yayınlanan gazete ve haberleri izleyerek görüyor ve öğreniyoruz. Akıncı’nın muhatabı veya diğer üst düzey Rum siyasilerin açıklamalarını da takip ediyoruz. 2016 yılında bir çözüm ışığı göremiyoruz. Herhalde çözüm konusunda Akıncı kerameti kendisinde görüyor. Ama kendisinde keramet aramasın bulamaz. Gerçi ilk zamanki gibi aylar içerisinde çözümden bahsetmiyor ama yine de 2016’yı çözüm yılı ilân etmekten de geri durmuyor.

                                                ***

Kıbrıs Sorununa çözüm yolunda engel olabilecek gelişmeleri, Akıncı kendi penceresinden baktığı için göremiyor. Yiğitliği yere vurmamak için de iyimserlik pompalamaya devam ediyor. Son günlerin en önemli gelişmesi AB-TC arasında mültecilerle ilgili olarak yapılan ahlâksız anlaşmadır. Bu anlaşmanın sonuna eklenen bir madde ile TC bundan böyle Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportlarını tanıyacak ve bu pasaportu taşıyanlardan Türkiye’ye girişlerinde vize istemeyecek. Bu bir anlamda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınmasıdır. İkinci aşama da TC Limanlarının Kıbrıs Cumhuriyeti gemilerine açılması olacaktır. Halbuki 1 Mayıs 2004 yılında KC’nin bölünmüş bir ülke olarak AB’ye alınması, 3 Ekim, 2005 tarihinde TC’nin AB ile müzakere başlıklarını görüşmeye başlamak için tarih alması üzerine, o zaman BDH (Barış ve Demokrasi Hareketi) Başkanı olan Akıncı, bugünkü gibi düşünmüyordu. Hatta BDH olarak 2006 yılında yayınladığı bir deklerasyonla,  “Türkiye’nin Rumların Yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerinin normalleşme süreci yaşaması ve Kıbrıs’ın kendi içinde normalleşme sürecine girmemesi halinde, Kıbrıslı Türklerin bundan ciddi zarar görmelerinin kaçınılmaz olacağını” belirtmişti. 10 yılda ne değişti de bugün Akıncı AB-TC arasında imzalanan mültecilerle ilgili ahlâksız anlaşmayı olumlu ve Kıbrıs Sorununa katkı sağlayıcı olarak buluyor. Yıllardır Rumlar Kıbrıslı Türkleri değil Türkiye’yi muhatap almak istiyorlardı. Şimdi o isteklerine bir değil, birçok adım yaklaştılar. Bu arada Akıncı’nın tüm iyi niyetli söylemlerine rağmen, Rumlar sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik bölgesindeki 6. 8. Ve 10. parsellerde AB’de üçüncü karbon araştırma ihalesini açtı. İkili görüşmeleri umursamadıkları için de, Rum sözcü bu konuda sorulan bir soru üzerine “Görüşmelerden dolayı Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının icra edilmesinin ertelenmeyeceğini söyleyebilirim” demiştir. Ne imiş? 10 yıl önce Akıncı’nın lideri olduğu BDH Deklerasyonunda bahsedilen Kıbrıs Rumlarının Kontrolündeki Kıbrıs Cumhuriyeti bizi takmıyormuş. Hele yeni ihaleye çıkılan parsellerde Mısır’ın Zohr yatağındaki gibi zengin karbon yataklarına rastlanırsa, kim tutar Anastasiadis’i. O zenginliği Kıbrıs Türkleri ve Türkiye ile paylaşır mı? Bu arada Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı bir açıklama ile Rumların 3. defa ihale açmasına şiddetle karşı çıktı. Bunun kabul edilemez olduğunu ve engelleneceğini de açıkladı. Demek ki yaklaşan yaz ile sadece havamız değil, Kıbrıs’ın çevresindeki sular da ısınmaya başlayacak. Barbaros Hayrettin Paşa araştırma gemisi ile birlikte, Türk savaş gemilerini de yakında çevremizde göreceğiz demektir. Bir defa daha yazmıştım. Yine yazayım. Akıncı’ya naçizane tavsiyemdir. Hayaller ne kadar yüksek tutulursa, hayal kırıklıkları da o kadar yüksek olur. Artık Akıncı’nın ayaklarının yere basması gerekir. Zira bana göre çok havalandı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.