1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. 3. İrsen Küçük Hükümeti ne zaman?
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

3. İrsen Küçük Hükümeti ne zaman?

A+A-

Uzun süredir bekleniyor ve üzerinde bahisler oynanıyordu.

Kabinede hangi bakan kalacak, hangi bakan gidecek?

Köşe yazılarını, gazete manşetlerini aylarca meşgul eden sorular, nihayet son buldu ve Başbakan ikinci kabinesini atadı.

Dün tesadüfen, kabinenin açıklandığı saatler ve onu izleyen zaman dilimi içinde çeşitli şekillerde birçok kişiyle görüşme şansım oldu.

Herkesin söylediği, daha doğrusu sorduğu tek bir şey var;

“Ee değişen bir şey mi oldu?”

Değişen, kabinenin 3 Bakanı. Yeni göreve gelen Bakanlara kolay gelsin, gidenlere hayırlı olsun demenin ötesinde bir beklentinin bile dile getirilemeyeceği bir ortamda açıklanıyor, yeni kabine.

Ve Başbakan, “gelinen aşamada, yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu söyleyerek, parti ve ülke ihtiyaçları da dikkate alınarak bazı değişikliklerin her zaman yapıldığını” ortaya koyuyor.

Memleketin icraat beklediği yeni hükümetin gerekçesi bundan ibaret!

Ülke ihtiyaçları uzun süredir çeşitli şekillerde dile getiriliyor. Ama parti ihtiyaçlarını bilmiyoruz. Bu da kimseyi, hele toplumu hiç de ilgilendirmiyor.

Parti içi dengelerin nasıl şekillendiği, Başbakan’ın aylardır üzerinde oluşan baskıya nasıl direndiği, kurultay sürecinde kimlere söz verdiği, bunun karşılığında kimlerden destek aldığı da toplumu ilgilendirmiyor.

Hiçbir parti, hiçbir siyasi, toplumun üstünde değildir.

Ancak, yazık ki, Başbakan, bir kez daha toplumun icraata en ihtiyaç duyduğu zamanda, herkesle dalga geçer gibi, “parti ihtiyaçlarıyla” bir kabine açıklayıp, yine parti içi dengeleri her şeyin üstüne çıkarmış oluyor.

Yoksa bu hükümetin en azından bir kabine değişikliği ile silkinip kendine gelmesine ihtiyaç vardı. Ama hem bunun için artık çok geç, hem de belli ki, bu ihtiyaç zaten hiç teslim edilmediğinden, parti içi denge kavgasında yönetim kendini kaybetmiş.

Gerçek şu ki, bu yeni kabine toplum nazarında ne yazık ki hiçbir itibara, heyecana ve daha da önemlisi, yeni bir umuda vesile olmadı.

Gazeteci Erten Kasımoğlu’nun da dediği gibi, Kıbrıs Türk siyasi tarihinde ilk kez, 3 ayda 3 Bakanlık değiştiren Bakanlar yaratmak da bu hükümetin meziyeti oldu.

Hadi birlikte düşünelim;

Mesela Sayın Çavuşoğlu’ndan, bu yeni Bakanlığı döneminde ne beklersiniz? Bundan önceki Tarım ve Eğitim Bakanlıklarında daha neredeyse koltuğuna oturmadan, bakanlığının yolunu ezberlemeden, ortaya nasıl bir mevcudiyet koymuştu ki?

Sayın Kemal Dürüst’ten mesela, Turizm Bakanı olarak daha önce dile getirilen beklentiler mi dile getirilecek, yoksa kabineye taze kan olarak gelen Bakanlar’dan yeni icralar mı bekleyeceğiz?

Yaşananlar aslında tam anlamıyla traji komik!

Bugün ekonomi daralmışken, sendikalar sokakta, iş insanları isyandayken, belki bir mahalle muhtarından bekleyebilecekleriniz vardır da bu hükümetten, yeni kabineden ne bekleyebilirsiniz, ben çok da kestiremiyorum.

Ama mesela iş isteyebilirsiniz, Sayın Bakanlar’dan.

Belki Şerife Hanım, Türkay Bey’in veremediği işleri verebilir. Sayın Amcaoğlu zaten bu konuda çok hassastı, mutlaka Zorlu Töre’den daha incelikli davranacaktır.

Ama sakın unutmayın, köklü UBP’li olmanız şart!

Bu yazıyı yazarken, akşam saatlerinde bu kabine açıklandıktan saatler sonra, birkaç kez yeni kabine listesine bakmak zorunda hissettim kendimi. Kim nerede kalmış, kim nereye gelmiş, çok da mantıkla ezberlenecek bir şey değil.

Ancak çıkan sonuç şu;

Başbakan, kurultayda yarıştığı Ahmet Kaşif’i görevden alamadı. Bunun yerine Kaşif’in boşaltması gereken yer Türkay Tokel tarafından boşaltıldı.

Şerife Ünverdi, Ünal Üstel ve Ali Çetin Amcaoğlu, kurultayda İrsen Küçük’e verdikleri desteğin karşılığını aldılar.

Zorlu Töre, her ne kadar etrafa tehditler savursa da kaçakçılığı Türkiye basınına da yansıdıktan sonra, Küçük Töre’yi daha fazla tutamadı.

İlkay Kamil’in de yine vatandaşlıklarla ilgili hakkında ortaya atılan yolsuzluk iddiaları, görevden alınacaklar listesinde ilk sırada olmasına neden oluyordu.

Sürpriz yok yani!

Ama dikkat ederseniz, bugüne kadar yapılan bütün tartışmalarda olduğu gibi, bu çıkarımlarda da hiçbir yerinde toplumsal fayda ön plana çıkmıyor.

Memleket yangın yeri, UBP kurmayları hala, geldikleri koltukların kapışmasından öte performans yaratabilmiş değil.

Dün ayak üstü sohbet ettiğimiz bir tanıdık, “otomatiğe bağlasınlar artık bu işleri. Mesela her 3 ayda biri Bakan olsun. Böylece kavga da olmaz dedi.”

Ne dersin Sayın Başbakan, hiç de fena fikir değil!

Bence mesela, Sayın Çavuşoğlu bir başlamışken, geriye kalan 7 koltuğu da dolaşmalı. Kim bilir belki Başbakanlık’ta duraklar!

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.