1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. 38 yıl önceyi anımsamak…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

38 yıl önceyi anımsamak…

A+A-

   Bana kalırsa İkinci Barış Harekatı’nın önemli özelliklerinden biri de Rum uyuşmazlığının çılgınlık düzeyini göstermekte olmasıdır. Ürpertici bir düzeydir bu gerçekten. Ve şifa bulmaz bir hastalık gibi görünümünde…

   Karşımızda uzlaşmazlığı hastalıklı bir karaktere dönüştürmüş bir topluluk bulunduğunu anlayabilmemiz için hiçbir şeye değilse bile, bir tek 20 Temmuz 1974 ile 14 Ağustos 1974 arasındaki 25 günlük süreye bakmak yeterlidir…

   Düşünebiliyor musunuz o günlerin durumunu?..

   Dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetleri artık Kıbrıs’tadır. Girne ile Lefkoşa arasında oluşturulan stratejik üçgende birkaç günün içinde tüm adada hakimiyetini kurabilecek yetenekte bir askeri yığınak vardır.

   Ve o sırada Cenevre’de sürmekte olan barış görüşmelerinde, kalıcı bir barış adına önerilmekte olan tüm formüller Rum-Yunan heyetleri tarafından ısrarla ve inatla reddedilmektedir. 

   Bir an önce barış yapıp adaya huzur getirecek yerde onlar ne yapmaktadırlar?.. Müzakere masasında zaman kazanmaya çalışmakta ve kazandıkları zamanı da Türk askeri birlikleri çevresine asker yığmakta kullanmaktadırlar… Akılları sıra bir imha operasyonuyla Türk askerini yok edecekler, geriye kalanları da denize dökerek Küçük Asya Felaketi’nin intikamını alacaklar!.

   Olanaksız bir rövanşın peşindeydiler. Nasıl ki Yunan askeri İzmir’de denize dökülmüştü, onlar da Türk askerini Girne’den denize dökeceklerdi… Çılgın ütopyaları buydu… 

    *      *      *

   Yine o günlerde Türk askerinin henüz ulaşamadığı yerlerde de savunmasız Türk halkına karşı katliamlara girişmişlerdi… Atlılar, Muratağa, Sandallar, Aleminyo kan deryası içinde birer cehenneme dönüştürüldü… Eli silah tutabilen tüm Türk erkekleri toplama kamplarında akıbetlerini beklemekte, Rum zulmünden kaçabilenler İngiliz Egemen Üsleri’ne sığınmakta…

   İşgal altındaki Türk köylerinden çekilmeleri ve katliamları durdurmaları için TC Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in Cenevre’de yaptığı çağrıya Yunan Dışişleri Bakanı Mavros’un yanıtı soğuk ve olumsuzdu:

   “Sözünü ettiğiniz köyler Rum Milli Muhafız Ordusu’nun işgalindedir. Onlar Yunan hükümetinin denetimi altında değillerdir. Onun için Türk köylerinden çekilmeleri için bir emir veremeyiz.”

   Bundan büyük diplomatik palavra olamazdı!.. Yunanistan Rumlara söz geçiremezmiş!.. Ve düşünün ki Rum Milli Muhafız Ordusu Yunanlı komutanların emrinde…   Bu ordu Atina’dan gelen emirle bir ay önce Kıbrıs’ta darbe yapmıştır…

   Cenevre görüşmelerindeki Rum Temsilci Glafkos Kliridis ise katliamların ve toplama kamplarının oluşturulduğunu yalanlamakta, önlemlerin güvenlik amaçlı olduğunu iddia etmektedir.

    *      *      *

   Türkiye bir an önce barışı sağlayabilme adına Cenevre’de kantonal sistemi önermektedir. Türkiye’nin esnekliği, barış ve uzlaşma adına büyük ödünler içermekteydi. Önerilen 6 kantonlu plan, adanın toplam yüz ölçümünün yüzde 34’ünün Türklere bırakılmasını ve her kantonun denize çıkışı bulunmasını öngörüyordu. En büyük kanton Lefkoşa, Girne ve Mağusa’yı içerecekti. Diğer 5 kanton ise Kaleburnu, Lefke, Poli, Baf ve Larnaka’da oluşturulacaktı. Türk formülünde Baf, Mağusa ve Lefkoşa kentlerinin tümü istenmiyor, bu kentlerin “Türk bölgesi” ve “Rum bölgesi” diye ikiye ayrılabileceği belirtiliyordu.

   Hayret değil mi?.. Bu kantonal sistemi bile Rumlarla Yunanlılar ellerinin tersiyle itmekte  duraksamazlar.

   14 Ağustos 1974 sabahı “Ayşe tatile çıkabilir” şifresiyle verilen İkinci Barış Harekatı emri, işte öyle bir ortamda kaçınılmaz hale geliyordu.

   Barış adına atılan tüm adımları çelmeleyen Rum-Yunan uzlaşmazlığı müzakere masasını çıkmaza sokuyor ve Türkiye’ye askeri harekâttan başka bir seçenek bırakmıyordu.

   Uzlaşmak varken ille de “hakimiyetçilik” paranoyasıyla savaşa çanak tutmak bir çılgınlıktı. Ama Rum ve Yunan ikilisinin Kıbrıs’ta sahnelediği ne ilk ve ne son çılgınlıktır anlattığım olay. Bu ikilinin karşısında her zaman ihtiyatlı davranmakta ve her türlü çılgınlıklarını her zaman göz önünde bulundurmakta barış adına büyük yarar var.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.