1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. 43 yıllık entrenman…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

43 yıllık entrenman…

A+A-

1968’de Beyrut’da başlatılan toplumlararası görüşmelerin o ilk heyecanını anımsıyorum. 1963 Kanlı Noel’inde tetiklenen çok acılı aylardan sonra artık siyasal bir çözümün ve barışın eli kulağında olduğuna nasıl da inanmıştık!.. Ya da inandırılmıştık!..
  
Ankara’da sürgüne zorlanan Türk halkının lideri Rauf Denktaş’a adaya dönme izni verilmişti. Onun daha adaya dönmesinden önce toplumlararası görüşmelerin başlatılacağı uluslararası politikanın ilahları tarafından duyurulmuştu.
  
Ki, o kader belirleyici ilahlar, bugün oldu hâlâ daha ince ayarlar yaparak bu 43 yıllık süreci diledikleri gibi yönlendirmektedirler. 43 yılın içinde çözümlenen nice uluslararası sorun var. Ama yalnızca Kıbrıs ve Filistin sorunları sürüncemede tutuluyor. Çünkü çözümsüzlük ilahların işine geliyor.
  
Tabii ki Kıbrıs sorununun mağdurları Türkler, Filistin sorununun mağdurları ise Filistinliler. Kıbrıslı Rumların çözüm olmasa da tuzu kuru. Filistin sorununda tuzu kuru olan ise İsrailliler… Uluslararası politika ilahları, çıkarları gereği Kıbrıs ve Filistin sorunlarını bu dengeler içinde yıllardır gündemde tutuyorlar.
     *       *       *
  
43 yıllık bir geçmişi olan Kıbrıs’taki toplumlararası görüşmeler önce iki sağcı lider tarafından sürdürüldü. Masada Denktaş’la Klerides vardı. Sonuç alınamadı. Günü geldiğinde perde gerisindeki uluslararası politikanın ilahları görüşme masasında iki solcu lideri karşı karşıya getirdiler. Mehmet Ali Talat’la Dimitris Hristofyas’ı... Gelgelelim, görüşmeci olarak karşı karşıya gelmeden önce çok anlaşır görünen Talat’la Hristofyas’ın müzakereciliği de çözüm adına sonuç vermedi.
  
Şimdi ideolojik dengelerde gözden kaçmayacak bir değişiklik var. Sağcı bir liderle solcu bir lider karşı karşıya. Yani Derviş Eroğlu ile Dimitris Hristofyas.
  
Ama son günlerdeki duyumlar, sağcı – solcu görüşmeci modelinin de tutmadığını artık net biçimde gözler önüne seriyor.
    *       *       *
  
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun biz basın mensuplarına geçen salı gecesi verdiği yeni yıl resepsiyonundan ayrılırken, önümüzdeki New York zirvesinden sonra toplumlararası görüşmelerin bir kez daha duvara çarpacağının kesin yargısı içindeydik. Resepsiyonda ilgiyle beklenen konuşmasına önce yazılı başlayan Eroğlu, daha sonra önündeki sayfaları bir yana itti ve irticalen konuştu. İşte ne varsaydı, o irticalen yapılan konuşmada vardı. O irticalen söylenenleri buraya aktarıp yer işgal etmeme gerek yok. Çünkü medyamızda yayımlandı. Ama ne kadar acıdır ki, içinde bulunduğumuz yılın en önemli konuşmalarından biri olan o söylemler medyamızda hak ettiği yere oturtulmadı.
  
Nasıl önemli olmasın ki o konuşma? Eroğlu, “madem ki onlar gizliliğe riayet etmiyor, biz de artık etmeyeceğiz” vurgusunun yanı sıra, Ocak ayındaki zirveden sonra Türk tarafının beklentisinin uluslararası konferans olduğunu açıkladı. 43 yıllık müzakereler sürecinin önemli bir açılımıyla yüzleşmek üzereyiz. İkili görüşmeler platformundan, uluslararası konferans platformuna geçiş söz konusu…
    *       *       *
  
Yalnız asla unutmamamız gereken acı gerçek şu ki, 43 yıllık uzlaşmazlık sürecinde ince ayarlarıyla etkili olan uluslararası politikanın ilahları işte o uluslararası konferansın ev sahipleri ve egemenleri olacaktır. Kıbrıs sorununun yeteri kadar olgunlaştığı düşüncesindeyseler bu sorunu çıkarlarına uygun biçimde orada bitirecekler, ya da olgunlaşmanın gerekleşemediği düşüncesindeyseler, çözümsüzlük sürecine yeni boyutlar kazandıracaklardır.
  
Bir gol atabilmek için kendi ülkelerinde 43 yıldır antrenmanda olan Kıbrıslı görüşmeciler kendilerinden beklenen golü deplasmanda atabilecekler mi bunca yorgunluktan ve yıpranmışlıktan sonra?..Benim bu soruya yanıtım “hayır”dır.
  
Sahipleri tarafından çözümlenemeyen bir sorunu yabancılar çözerse, onun adına “çözüm” denmez “facia” denir. Biz bu facia filmini 1959’daki Londra ve Zürih konferanslarından sonra görmüştük. Yeni bir versiyonuna tahammülümüz yok.      

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.