Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

50 YIL SONRA(2)…

A+A-

Birkaç hafta önceydi.

Baf Kurtuluş Lisesi’nin son mezunları olarak toplanalım demiştik.

Biz 1974’te BKL’nin son mezunlarıydık ama o yıl BKL’nin de sonuydu, Mutallo’sunda Türklerin de yaşadığı Baf’ın da.

Topu topu beş kişi gelebilmişti toplantıya.

Gelemeyenlerin mazeretleri, uzaklıktı.

Bu sefer Lefkoşa veya Gönyeli’de toplanalım herkes gelsin, dedik.

Gönyeli’de Bizim Meyhane’de karar kılındı.

Duvarlarında Kıbrıs köy ve kasabalarının gerçek adları yazan bir mekândı Bizim Meyhane.

Daracıktı.

Masaları sıkışıktı.

Hava da buz gibiydi.

Dışarıda sigara içmeye gitsen zatürree, içeride içmeye kalksan astım…

Aşağı tükürsen bıyık, yukarı tükürsen sakal misaliydi.

Hasal Adataş, “Be arkadaşlar iki çalgıcı buldum, bizim dönemin şarkı listesini de hazırladım” dedi...

Çok sevindik.

Eskiye dair yaşayacaksak her şeyi ile yaşamalıydık.

Yoğunlaştırmalıydık geçmişi…

Öyle toplanılmalı…

Mesela o döneme ait herkesin imzası bulunan bir hatıra defteri getirilseydi.

Ne bileyim yapılan bir resim.

Çekilen bir sınıf fotoğrafı.

Kapıdan giren herkesle sarıldık önce.

Sonra birbirimizin yüzüne dikkatlice baktık.

38 yıldır görüşmeyenler vardı aramızda.

Birbirlerini tanımayanlar oldu.

Sonradan hatırlayanlar…

Kimisi dede, kimisi neneydi artık.

Hiç evlenmeyen, boşananlar…

Ne ararsan vardı yani.

Saçları beyazlanmış, dökülmüştü çoğunun.

Bıraktığımız lise gençleri gitmiş başka birileri gelmişti.

Yaşlanan Baf anıları gibi yaşlanmıştık, hepimiz.

Kucaklaşırken ne yaşlılığı düşündük ne geçen zamanı.

Konuştuklarımız ne bugüne dairdi, ne geleceğe.

Sadece Baf’ta yaşadığımız gerçek hayattı dillerde.

Barakalardan bahsettik.

Barakalardan çıkan cevherlerden…

Alınan ödüllerden.

Kısaca gecenin ilerleyen saatlerinde oradan ayrılırken bu gurubun her yıl aynı zamanlarda toplanması kararını aldık.

Çünkü bir geceye sığamayacak 38 yılın birikimi vardı üstümüzde.

Tam çıkacaktık bir arkadaşımız, Durun” dedi.

Döndük.

Soğuktu hava.

Hani biraz daha dursak zatürree olunacak cinstendi.

Nefeslerimizden buhar çıka çıka, eller ceplerde iki büklüm merakla bekledik.

-38 yıl deyip duruyoruz ama bir düşünün…

Neydi düşüneceğimiz.

Baf’tan mezun olalı, Baf’ı bitireli 38 yıl olmuştu.

-Bu gurup, bu sınıf, ilk olarak 1963’te ilkokul birinci sınıfta bir araya gelmedik mi?

-Gelmiştik.

-İşte o günden bu güne tam 50 yıl geçti…

Tam 50 yıl önce ellerimizde sefertasları vardı.

Tedirgindik o gün hepimiz…

Kaygılı…

Üzüntülü…

Ve meraklıydık da üstelik.

Tam 50 yıl sonra çocuk çıktığımız yoldan birer yaşlı olarak bugün zatürree yapacak bu havada duruyorduk.

İçimizde hüzün, kaygı, merak varken.

Duygulanmıştık hepimiz.

Tam 50 yıl sonra…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.