1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla siyasiler ve sivil toplum örgütleri kutlama mesajları yayınladı.

A+A-

KÜÇÜK: “TÜM KADINLARA EŞİT UYGULAMA, ÖZGÜR, ŞİDDETTEN UZAK, MUTLULUKLA GEÇECEK GÜZEL GÜNLER”

Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği Başkanı Süheyle Küçük, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, tüm kadınlara eşit uygulama, özgür, şiddetten uzak mutlulukla geçecek güzel günler diledi.

Küçük, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Girne Kadınlar Birliği organizasyonu ile Türkiye’nin birçok ilinden yaklaşık 480’i aşkın davetlinin geldiğini kaydetti.

Panel, yemek, defileli gala yemeği gerçekleştirileceğini belirten Küçük, kadınların daha iyi çalışma ve yaşam koşulları elde etmek, sosyal, kültürel ve ekonomik hak ve özgürlüğe kavuşup, kendi ayakları üzerinde durmak, siyasi alanda daha çok temsiliyet elde edebilmek için verilen uğraşları ve yapılması gerekenleri ele alacaklarını ifade etti.

Küçük, ayrıca, kültürel, tarihsel ve dinsel faktörler sonucu, devam eden cinsiyet ayrımcılığı, her türlü şiddet, aşağılanma ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için söyleşiler gerçekleştirilip, çareler üretilmesine çalışılacağını kaydetti.

ÇELENK KOYMA VE ZİYARETLER

Süheyla Küçük, açıklamasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yarın Lefkoşa’da, salı günü de Girne’de çelenk koyma etkinliği yapılacağını söyledi.

Küçük, Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği ile KKTC’de misafir olarak bulunan Türkiyeli heyet, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve diğer devlet ve hükümet yetkililerine ziyaretlerde bulunacağını belirtti.

KSP: “8 MART BİR DİRENİŞ GÜNÜ”

Kıbrıs Sosyalist Partisi Merkez Komitesi, 8 Mart’ın emek mücadelesi ve emekçi kadınların kurtuluş savaşında bir direniş günü olduğunu söyledi.

Kıbrıs Sosyalist Partisi Merkez Komitesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, “8 Mart, direniş demektir çünkü asırlardır işçi kadınlar, kapitalizmin emek sömürüsüne karşı özgün taleplerini de ekleyerek mücadele etmektedirler. 8 Mart direniş demektir çünkü emekçi kadınlar, işçi sınıfının kurtuluş mücadelesinde yüzyıllardır yerlerini almışlardır” ifadelerine yer verdi.

Emekçi kadın hareketinin öncülerinden Clara Zetkin’in tespitlerine de dikkat çekilen mesajda, proletaryanın devrimci sınıf mücadelesi olmaksızın, kadınların gerçek ve tam kurtuluşun olanaksız olduğuna işaret etti. Mesajda, “Kadınların bu mücadeleye katılmaksızın kapitalizmin parçalanması, sosyalist düzeni yaratmak olanaksız” ifadesi kullanıldı.

Mesajda, şu ifadelere yer verildi:

“Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü anarken, neden ‘ortak mücadele’ ve neden ‘anti emperyalist birleşik cephe’ çağrısı yapmaya devam ettiğimizin haklılığı şu an Suriye'de yaşanan olaylarla teyit edilmektedir. Daha fazla kâr için, göçe zorlanan, katledilen, değersizleştirilen, yok sayılan, aşağılanan, tecavüz edilen yalnızca kadın değil, insanlığın kendisidir. Emperyalizmin yarattığı bu vahşet cinsleri ayrıştırmıyor.”

HAZİNE ÇALIŞANLARI SENDİKASI MESAJ YAYINLADI

Hazine Çalışanları Sendikası, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

Sendikadan yayınlanan mesajda, “Başta bütün üyelerimiz olmak üzere, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşı anne, işçi, emekçi, bütün kadınlarımızın özgürlük ve eşitlik mücadelesi açısından çok önemli ve anlamlı bir günü olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar, günümüz dünyasında hakettikleri gibi, daha demokratik, daha huzurlu yarınlar dileriz” denildi.

LATİFOĞLU: “ARTIK TAM EŞİTLİK SAĞLANMALI”

Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hur-İş) Genel Başkanı Yakup Latifoğlu, emek sömürüsünün, bugün değişik şekil ve yöntemlerle devam ettirildiğine işaret ederek, “Eşitlik ve ayrımcılığa karşı mücadele vurgulansa da en çok mağdur olan tacize uğrayan aile içi şiddete maruz kalan ve ölen kadınlar olmaktadır. Bu durum artık değişmeli ve tam eşitlik sağlanmalıdır” ifadesini kullandı.

Latifoğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 1857 yılında NewYork’ta 40 bin dokuma işçisinin sömürüye başkaldırıp, daha insanca bir yaşam için başlattığı ve 129 kadının can verdiği mücadelenin yıl dönümü olduğunu kaydetti.

Yakup Latifoğlu, 159 yıl önce hiçbir kural olmadan gerçekleştirilen sömürünün bugün değişik şekil ve yöntemlerle sürdürüldüğünü vurguladı. Mağdur olup, tacize uğrayan, aile içi şiddete maruz kalan ve ölen kadınlar olduğunu belirten Latifoğlu, “Tam eşitlik sağlanmalıdır. Bunun için yasalar yapmak değil bireylerin eşitlik ve kadına şiddetin son bulması için üstüne düşeni yapması ile mümkün olacaktır” ifadesini kulladı.

Latifoğlu, şöyle devam etti:

“Kadınların herhangi bir ayrımcılık ve şiddet olmadan yaşayabileceği daha güzel ve geleceğe daha umutla bakabileceği günler için hep birlikte kadın erkek ayırımsız omuz omuza mücadele edeceğimize olan inancımız ile tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarız”

“EŞİTLİĞİ YAŞAM FELSEFESİ EDİNMİŞ İNSANLAR OLARAK, KADINLARIMIZIN MARUZ KALDIĞI ŞİDDET, TOPLUMSAL CİNSİYET AYRIMCILIĞI, HER TÜRLÜ İSTİSMARA KARŞI DURMALIYIZ”

Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü,8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Güngördü mesajında, kadınların yaşamın her alanında başarılı çalışmalara imza atmakta olduklarını, kadınların yaşama bakışlarındaki hassasiyet, sağduyu ve zekâlarının hayatı her zaman kolaylaştırdığını ifade etti.

Güngördü, yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren fedakar kadınların toplumun her kesimi tarafından saygı görmeleri gerektiğini vurgulayarak, ülke kadınların hak ettiği yeri alamadıklarını belirtti.

“Eşitliği yaşam felsefesi edinmiş insanlar olarak, kadınlarımızın maruz kaldığı şiddet, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, her türlü istismara karşı durmalıyız” diyen Güngördü, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.

SADIKOĞLU, ÇALIŞMA VE İŞ KOŞULLARINDA KADINLARIN  ÜST KADEMELERE KADAR YÜKSELEBİLMELERİNİN “GURUR VERİCİ” OLDUĞUNU SÖYLEDİ

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, KKTC’de kadınların elde ettiği hakların ve iş hayatında yükselebilmelerinin gurur verici olduğunu söyledi.

Sadıkoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle yayınladığı mesajda, KKTC’deki kadınların, dünyadaki birçok ülkeye örnek olacak şekilde haklar elde ettiğini, çalışma ve iş koşullarında üst kademelere kadar yükselebildiklerini, bunun “gurur verici” olduğunu, Meclis Başkanının kadın olmasının halkın kadına duyduğu güveni gözler önüne serdiğini ifade etti.

Tüm kadınların kadınlar gününü kutlayan Sadıkoğlu, “Kıbrıslı Türk kadınlar, en zorlu dönemlerde dahi mücadeleci, azimli, fedakâr ve güçlü duruşları ile engelleri her zaman aşmayı başarmış, gerek varoluş mücadelemize gerekse ekonomik, sosyal ve siyasal gelişimimize ve ilerlememize çok değerli katkılar yapmıştır” ifadesini kullandı.

ARTER: “DAHA İYİ YARINLAR İÇİN KADINLARIN TOPLUMUMUZDAKİ ÖNEMİ HER DAİM HATIRLANMALI”

Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, daha iyi yarınlar için kadınların toplumdaki öneminin hatırlanması gerektiğini dile getirdi.

“Toplumların temel taşı aile, ailenin temel taşı ise kadınlarımızdır” diyen Arter şöyle devam etti:

“Unutulmamalıdır ki; Her zaman varlıklarıyla hayatın her alanında fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımız huzurlu, mutlu ve sağlıklı toplumların teminatıdır. Ayrıca Kadınlarımız her daim zarafetleri, fedakârlıkları, yüksek duygusal zekâları, nezaketleri ve letafetiyle toplumumuzun denge unsuru olmuşlardır.

Kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsil oranı, toplumsal üretime katkısı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hedeflendiği oranda değildir. Hepimizin bildiği ve hemfikir olduğu nokta, kadın girişimcilerin toplumsal ve bölgesel büyüme ve kalkınmada önemli bir yere sahip olduklarıdır. Kadınların ekonomik haklarında ve ekonomiye katılımlarında iyileştirmeler yapmak, gerek kadınların gerekse toplumdaki herkesin hayatı üzerine doğrudan etki edecektir.

Toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve pozitif ayrımcılık uygulamaları, kadınların toplum içindeki yerinin iyileştirilmesi ve eşitsizlikle mücadele edilmesi bakımından son derece önemli adımlardır.

Tüm bu nedenler düşünüldüğünde, toplumun bu konuda farkındalığının artırılmasını ve eğitim almasını sağlamak, bilinçlendirilmelerine yardımcı olmak hepimizin gelecek nesillere borcudur. Çünkü bilgi ve donanım, bizlerin güçlü olmasını sağlayacağı gibi, daha bilinçli ve farkındalığı yüksek bireyler yetiştirmemize de yardımcı olacaktır. Bu bağlamda tüm kadınların Dünya Emekçi Kadınlar gününü kutlar, daha iyi yarınlar için kadınların toplumumuzdaki öneminin her daim hatırlanmasını dilerim.”

HTKS’DEN EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ MESAJI

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası (HTKS), “8 Mart Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla mesaj yayımladı.

HTKS Yönetim Kurulu adına Mali Sekreter Sinem Babacan, 150 senelik mücadeleye rağmen, günümüzde tüm dünyada ve ülkede kadınların emeklerinin sömürüldüğünü, özgürlüklerinin kısıtlandığını, ikinci sınıf cins olarak görülüp ayrımcı muamelelere maruz kaldıklarını belirtti.

Babacan mesajında, “Bizler, Hava Trafik Kontrolörü emekçi kadınlar olarak başta emek sömürüsü olmak üzere her türlü sömürü, baskı ve ayrımcılığa karşı hayatları pahasına mücadele vermiş olan tüm emekçi kadınları saygıyla anar bu yolda mücadeleye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız” ifadelerini kullandı.

Sinem Babacan, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nün “ezilen ve sömürülen sınıfların mücadelesinin bir parçası olmaktan çıkarılarak, bayram, eğlence, vb. adlar altında ya da Kadın Günü biçiminde sınıflar üstü bir özelliğe kavuşturarak, niteliğini değiştirilmek istendiğini kaydetti.

Babacan, “Oysa, tarihsel süreç boyunca süregelen emek sömürüsüne karşı verilen mücadelenin en önemli dönüm noktalarından birini simgeleyen ve aslında 1800'lü yılların ortalarında bu yolda canını veren birçok emekçi kadının anısınadır ki 8 Mart tüm dünyada Emekçi Kadınlar Günü olarak benimsenmiştir” ifadelerini kullandı.

Sinem Babacan, mesajda şu ifadelere yer verdi:

“8 Mart, bir birine bağlı, bir birini tamamlayan iki yönde bir başkaldırı özelliğiyle mücadelede tarihinde yerini almıştır. Birincisi ve temel olanı; kadın emekçilerin, burjuvazinin ve sermayenin sömürüsüne, baskılarına karşı, proleter sınıf mücadelesinin bir parçası olarak özgürlük ve sosyalizm hedefine yönelik bir başkaldırı özelliği taşıması, ikincisi; buna bağlı ve bunu tamamlayan nitelikte, kadın cinsinin ayrıca yaşadığı baskılara, horlanmaya ve ikinci sınıf cins olarak görülmesine ve bundan kaynaklanan ayrımcı her türlü muameleye karşı başkaldırının simgesi olmasıdır”

TÜRK-SEN’İN KADINLAR GÜNÜ MESAJI

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Başkanı Arslan Bıçaklı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Bıçaklı mesajında, “Son dönemlerde ülkede Anayasa’nın eşitlik ilkesini de hiçe sayarak yasalar çıkarılıp çalışanların ikiye, hatta üç sınıfa ayrıldığını” savundu.

Bıçaklı, “Türk Sen, kadın-erkek eşitliğini ve eşit işe eşit hak prensibini her zaman savunurken ne acıdır ki dünkü ve bugünkü hükümetler döneminde yapılan yasal düzenlemelerle ortadan kaldırılmış ve son dönemlerde istihdam edilen çalışanların aleyhine bu denge bozularak bugün açlık sınırının altında bir maaşla çalışmaya mahkum edilmişlerdir” dedi.

Bıçaklı, çok kısa bir süre önceye kadar, bugün hükümette olanların çıkarılan yasanın “göç yasası” olduğu noktasında kendileriyle ayni kulvarda mücadele ederken bugün sessiz kalmayı tercih etmelerini anlamanın mümkün olmadığını belirterek, “ Hükümetin bu tutumunu bu anlamlı günde kadınlarımız adına şiddetle protesto ederim” ifadelerini kullandı.

Bıçaklı, ülkedeki ve tüm dünyadaki kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak, sağlıklı, başarılı ve barış dolu bir yaşam diledi.

ÖZGÜRGÜN: "KADINLARIN ÖNÜNÜN AÇILMASIYLA, HER ALANDA DAHA GÜZELE DOĞRU YOL ALINACAK”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, özverinin ve sevginin kaynağı kadınların her konuda önünün açılmasıyla  toplumsal birliğin sağlanmasında, her alanda daha iyiye, daha güzele doğru yol alınmasında katkı sağlanacağını belirtti.

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, “Toplumların temeli olan ailenin en önemli unsuru ve en özeli kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutlar, tarihin her döneminde gösterdikleri karşılıksız fedakârlıkları saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

Özgürgün, Türk aile ve toplum yapısının en müstesna katında, varoluş mücadelesinden başlayarak devletin bugünlere ulaşmasında, her alanda, her kademede, üstün başarılara imza atmış kadınların, ülke ve geleceğin teminatı olan sonuçların yaratıcıları olarak her türlü takdiri hak etmekte olduklarını belirtti.

Özgürgün mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Bugünlere ulaşmamızda yadsınamaz rol üstlenen, huzurlu ve sağlıklı toplumun temel taşları kadınlarımızın sosyal hayattaki hak ettiği gerçek yerini almalarını sağlamak ve bu duyarlılığı yılın 365 gününde eylemlerle göstermek hepimizin boynunun borcu olmalıdır.

Özelde ailenin genelde toplumun huzur ve mutluluğunun, gelecek nesillerimizin mimarları kadınlarımızın huzuru ile eş anlamlı olduğunu daha fazla geç kalmadan kabullenmeli, kadınlarımıza hak ettikleri ilgi saygı ve desteği sunmalıyız.

21. Yüzyılda her türlü çağdaş, teknolojik donanımlarla küçülen dünyamızda hala kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığına, aile içi şiddete ve üretkenliğin ve duyarlılığın temsilcisi kadına uzanan kirli ellere en ağır tepkiyi vermeliyiz”

TDP TOCEK: “KADINLAR KAPİTALİST SİSTEMİN YARATTIĞI SINIFSAL FARKLARDAN ÖNCELİKLİ OLARAK ETKİLENİYOR,  HAKSIZLIĞA UĞRUYOR,  ÖTEKİLEŞTİRİLİYOR, METALAŞTIRILIYOR, BİRİLERİNİN NAMUSU OLARAK TANIMLANIYOR”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (TOCEK), kadınların “kapitalist sistemin yarattığı sınıfsal farklardan öncelikli olarak etkilendiğini, haksızlığa uğradığını, ötekileştirildiğini, metalaştırıldığını, birilerinin namusu olarak tanımlandığını” belirtti.

TOCEK, kadınlara, sınıfsız, silahsız, sınırsız bir dünyada, özgür, eşit yaşam alanları yaratmak için mücadele ettiğini kaydetti. 

TDP’den yapılan açıklamaya göre, TOCEK Başkanı İsmet Cabacaba, cinsiyetler arası fırsat eşitliğini, bir insan hakkı sorunu, sosyal adaletin önemli bir koşulu, aynı zamanda eşitlik, kalkınma ve barışın vazgeçilmezi olarak kabul ettiklerini belirterek, önümüzdeki dönem çalışmalarında bu konularda yoğunlaşacaklarını kaydetti.

İsmet Cabacaba, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” nedeniyle yayımladığı mesajda, özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesi veren herkesin mücadelesine destek belirtti ve bu yönde mücadele eden bireyler olarak bu düzenin değişebileceğine inandıklarını ifade etti.

Yakın geçmişte savaş yaşamış ve halen savaşın izlerini taşıyan bir toplum olarak ve yaşanan olaylardan en çok etkilenen, en çok kayıp yaşayan kadınların, yaşadıkları kayıplara rağmen, asla barış için mücadele etmekten vazgeçmediklerini ifade eden Cabacaba, barış, özgürlük ve eşitlik için, siyasi eşitliğe dayalı federal bir çözümle birlikte askersiz bir Kıbrıs’ın var olması için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Cabacaba; ayrıca, kadınlar ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan örgütler olarak, barış dilinden asla uzaklaşmadan direnmeye devam edeceklerini de kaydetti.

Cabacaba, barış ve eşitlik temelinin daha çok insana yayılması ve yetişen nesillerin barış ve eşitlik çerçevesinden dünyaya bakabilmeleri için, cinsiyetçi ve heteroseksist, yanlı siyasi temel içeren eğitim yerine, insan haklarını temel alan, eşitlikçi eğitim müfredatlarının oluşturulması gerektiğini belirtti. 

Cabacaba, "Kadın-erkek eşitliğinin, aynı zamanda barış kültürünün de ayrılmaz bir parçası olduğunu düşüncesiyle, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm emekçi kadınlarımızın ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü’ ve bu uğurda mücadele eden herkesi kutlarlarız" dedi.

BAY-SEN’DEN “8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” MESAJI

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Çalışanları Sendikası (BAY-SEN) Başkanı Salih Sakallı, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla mesaj yayımladı.

Sakallı mesajında, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nün tarihçesine yer verdi.

Sakallı, “Bu dünyada yalnızca erkekler yok, kadınlar da var. Öyleyse kadınların değeri bilinmeli ve onlara gereken önem verilmeli düşüncesi ile BAY-SEN olarak tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

SİBER: “KADINLARIN BARIŞ VE GÜVEN İÇİNDE, EŞİT VE ÖZGÜR BİREYLER OLARAK YAŞAMASI ORTAK ARZUMUZ”

Meclis Başkanı Sibel Siber, ülkede ve dünyada kadınların barış ve güven içinde, hak adalet ilkeleri temelinde yaşamın her alanında eşit ve özgür bireyler olarak yaşamasının ortak arzuları olduğunu belirtti.

Meclisi Başkanı Sibel Siber, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, savaşların, göçlerin ve göçmenliğin hâlâ devam ettiği günümüz dünyasında, özellikle kadınların yaşadığı travmaların çok büyük olduğunu, diğer yandan kadın cinayetleri ve kadına şiddetin bu yüzyılın utancı olmaya devam ettiğini belirtti.

Siber, devletin üzerine düşenleri yerine getirmesinin yanında, toplum bilincini yükseltecek eğitim çalışmaları, sivil toplum ve uluslararası kurumlarla işbirliğiyle kadınların yüz yüze kaldığı birçok sorunu aşmanın mümkün olduğunu söyledi.

“AKTİF SİYASETTE KADINLARIN SAYISININ ARTMASI YAŞAM KALİTESİNE OLUMLU YANSIYACAK”

Ülkede üst yönetim mekanizmalarında ve aktif siyasette kadınların sayısının artmasının yaşam kalitesine olumlu yansıyacağının açık olduğunu kaydeden Siber, Siyasi Partiler Yasası ile yüzde 30 kota getirilerek aktif  siyasetteki  kadın sayısını artırmayı hedeflediklerini ve  kadına yönelik şiddetin önlemesine,  sosyal, kültürel, ekonomik  ve siyasi yaşamda kadının  güçlendirilmesine yönelik işlevselliği olan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Yasası’nı da yaptıklarını belirtti.

VASİYETNAMELER VE VERASET YASASI DA DEĞİŞİYOR

Siber, halen Vasiyetnameler ve Veraset Yasası’nda mağduriyet yaratan maddelerin değiştirilmesi ile ilgili yasa çalışmalarının da komitenin gündeminde olduğunu anımsattı.

“Her olumlu adım, daha kaliteli bir yaşam demektir” diyen Siber, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ülkede ve dünyada yaşamın kalitesini aşağı çeken olumsuzlukların ve tüm engellerin kalkacağı barış ve huzur dolu bir dünya diledi.

KAMU-İŞ: “ATILAN ADIMLARA RAĞMEN KADINLAR HALEN BİRÇOK SORUNLA İÇ İÇE YAŞIYOR; DIŞLANIYOR”

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), atılan adımlara rağmen kadınların bugün halen yaşam koşullarından eğitime, istihdamdan sosyal güvenliğe ve sağlık haklarına, analığın korunmasından ücret düzeyine kadar birçok sorunla iç içe yaşadığını; kadınlara yönelik sosyal dışlamanın da önemli ölçüde devam ettiğini belirtti.

Kamu-İş Başkanı Sami Dilek, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, yarın saat 10.00’da Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber’e ziyarette bulunacaklarını; saat 10.30’da Atatürk ve Zübeyde Hanım büstlerine çelenk koyacaklarını bildirdi.

Dilek, mesajında, BM kararıyla kutlanan bu günün  insan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal hakların kadınlarca sahiplenmesine ve sağlanan başarılarının kutlanmasına ayrılan bir gün olduğunu belirtti.

Dilek, kadınların bugün halen atılan adımlara rağmen yaşam koşullarından eğitime, istihdamdan sosyal güvenliğe ve sağlık haklarına analığın korunmasından ücret düzeyine kadar birçok sorunla iç içe yaşadığını; kadınlara yönelik sosyal dışlamanın da önemli ölçüde devam ettiğini kaydetti.

Kadınların ve erkeklerin insan onuruna yakışır bir yaşam sürdürülebilmelerinin, uygulanan ekonomik ve sosyal politikalara bağlı olduğunu ifade eden Sami Dilek, şöyle devam etti:

“Ancak kadınların evde ve işte modern çağın gerektirdiği bir şekilde yaşaması, çağdaş yaşama aktif katılımı, hiç kuşkusuz toplumun kadınlara bakış açısı ile direkt bağlantılıdır.

Kadınlarımızın cinsiyete dayalı ayrımcılığa maruz kalması ve dez avantajlı bir grup olarak algılanması engellenmelidir. Kadınlarımız siyasete ve karar verme mekanizmalarında yer almalıdır. Bu hususta da yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Kadın çalışanlarımız yaşamın ve sendikal mücadelenin her aşamasında daha iyiye daha güzele, ulaşmanın mücadelesini vermelidir.”

Kamu-İş Başkanı Sami Dilek, temel insan hakları ve özgürlüklerinin sağlanması ve geliştirilmesinde sosyal devlet anlayışının yerleştirilmesinde kadın ve erkek dünyadaki tüm bireylerin sorunlarını omuz omuza aşması gerektiğini vurguladı.

“İşçi sınıfının ekmek, barış ve özgürlük mücadelesi erkek ve kadın tüm çalışanların el ele yürümesiyle başarı kazanacak ve sosyal barış ancak bu yolla sağlanacaktır” diyen Dilek, kadınların gününü kutladı.

BENLİ: “YEREL YÖNETİMLERE KADININ ETKİN KATILIMI KAÇINILMAZDIR”

Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Benli, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün yürekleri yakan ve özellikle bebeklerini yitirmenin tarifsiz acılarını yaşayan mülteci anaların dramı, KKTC ve dünyada kadına yönelik artan şiddet gibi pek çok olumsuzluğun gölgesinde yaşandığını belirtti.

Dünyanın her yerinde ve KKTC’de, toplumsal cinsiyet eşitliği anlamında alınacak çok daha fazla mesafe olduğunu belirten Benli, sosyal ve politik anlamda kadınların yaşamın her alanına etkin katılımının ciddi hukuki düzenlemeler, etkin denetim ve toplumsal bir zihniyet devrimiyle mümkün olduğunu ifade etti.

Benli, yayımladığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajında, yerel yönetimler başta olmak üzere tüm yönetim noktalarına kadınların çok daha etkin katılımının kaçınılmaz olduğunu hatırlattı.

Benli, Kıbrıs Türk belediyelerinin “Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”na tam uyumu yönünde atacağı adımların, yerel yönetimlere kadınların çok daha etkin katılımı için de önemli bir rol oynayacağını kaydetti.

Tüm kadınların Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayan Benli, Kıbrıs’ın toplumlararası çatışmalarla örülü öyküsünde en önemli acıları yine kadınların yaşadığını ve en erken zamanda Ada’nın barışa ulaşmasını temenni etti.

DPUG KADIN ÖRGÜTÜ: “TAM EŞİTLİK TEMEL İNSAN HAKKI VE ANAYASANIN GEREĞİ”

Demokrat Parti Ulusal Güçler (DP UG) Kadın Örgütü, Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde tüm emekçi kadınları, kadın hakları savunucularını ve toplumsal cinsiyet eşitliği için çalışanları saygı ile selamladığını bildirdi.

DPUG Kadın Örgütü Başkanı Esen Yalın Aktoprak, yayımladığı Kadınlar Günü mesajında, Kıbrıs Türk kadınının erkeklerle birlikte Kıbrıslı Türklerin özgürlük mücadelesinde omuz omuza mücadele edip, anne veya eş olarak büyük fedakârlıklar yaptığını kaydederek, bu mücadele sırasında evladının, eşinin veya kardeşlerinin acısını yaşadığını ifade etti.

Aktoprak, milli mücadele süreci içerisinde kendini kanıtlamış kadınların, hayatın bütün zorluklarını birlikte paylaştığı erkeklerle tam bir eşitlik içinde, sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda eşit haklara sahip olmasının, temel insan haklarından biri olduğu gibi KKTC Anayasa’nın gereği olduğunu belirtti.

Özelikle kırsal kesimlerde ve gençler arasında işsizliğin daha da yaygın olmasının kadınları hem maddi hem de manevi olarak etkilediğini belirten Aktoprak, ülkede ve dünyada, kadının erkeklerle tam bir eşitlik içinde, her türlü insan haklarını kullanabildiği ve özgürlüğü tam olarak yaşadığı bir geleceğin gerçekleşmesini diledi.

KALYONCU: “HER KADININ GÜÇLÜ SESİNİ HAYKIRMASINI, HER YAŞINDA HİÇBİR DAYATMAYA MARUZ KALMADAN ÖZGÜRCE YAŞAMASINI ARZULUYORUZ”

Başbakan Ömer Kalyoncu, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, dünya üzerindeki her kadının güçlü sesini haykırmasını, her yaşında hiçbir dayatmaya maruz kalmadan özgürce yaşamasını arzuladıklarını belirtti.

Kalyoncu, 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlamasıyla kadının toplumdaki konumunun belirlendiğini ve öneminin ön plana çıktığını kaydetti.

Kadınlar Günü’nün tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de büyük bir önemle kutlandığına işaret eden Kalyoncu, “Günümüzde kadınlarımız hem iş yaşantısında olabildiğince aktif, hem de aile yaşantısının sürdürülebilmesinde emeklerini en üst düzeyde katarak toplumsal hayata katkılarını yapmaktadırlar” ifadelerini kullandı.

Bir toplumun uygarlık yolunda gösterdiği ilerlemenin, kadına verdiği değerle doğru orantılı olduğuna vurgu yapan Kalyoncu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün hayatın temel alanları olan eğitim, sağlık, çalışma hayatı, siyaset ve karar alma mekanizmalarına katılım açısından öneminin büyük olduğunu ifade etti.

“KADINLARIN POLİTİKADA ÖNÜ DAHA DA AÇILMALI”

Kalyoncu, mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Kadınlarımızın da erkeklerle eşit düzeyde fırsat eşitliğine sahip olma hakları konusunda yapılan çalışmaların gereğini ve önemini bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Ayrıca kadınların politikada yer alması önemli bir konudur ve mutlaka bunun önünün daha da açılması gerekmektedir. Kadının varoluşundan gelen güç ve denge, tüm evreni kucaklamaya yetecek sevgi ve merhamet dünyayı daha yaşanabilir kılmaktadır. Her 8 Mart’ta kadınlarımızın haklarına, çalışma koşullarına, anneliğine, kadınlığına bir kez daha dikkat çekilmektedir. Her 8 Mart’ta yine eşitlik, yine adalet, yine kadına saygı diye sesimizi yükseltiyoruz. Dünya üzerindeki her kadının güçlü sesini haykırmasını her yaşında hiçbir dayatmaya maruz kalmadan özgürce yaşamasını arzuluyoruz.”

Mesajında “Kadınların bulunduğu yerde sevgi, öncelikle barış ve dostluk her zaman vardır” ifadesine yer veren Kalyoncu, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, sevgi ve saygılarını sundu.

UBP GAZİMAĞUSA İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANI ÜNSALAN, 8 MART DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Gazimağusa İlçe Kadın Kolları Başkanı Yeşim Ünsalan,  8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili mesaj yayımladı.

“Yaşamımızın her alanını dokunuşuyla güzelleştiren, şekillendiren değerli kadınlarımızın son yıllarda toplum içerisinde aktif görevlere katılımının artması hepimizi mutlu etmektedir” diyen Ünsalan, şöyle devam etti:

“Değerli kadınlarımızın emekleri, gayretleri takdire şayandır. Sürekli üretmeyi, ev ekonomisini sağlamayı, aile içi sıkıntıları en kısa zamanda çözmeyi kendine görev edinmiş cefakar kadınlarımız her şeye göğüs gererek hayata tutunmaya çalışmaktadır.

Bazı toplumlarda yaşanan kadına şiddet ve kadın cinayetleri hepimizi derinden yaralamaktadır. Namus kavramının bir tek kadınlara atfedilmesi ve kadının sürekli özgürlüğünün kısıtlanması kabul edilemez bir tutumdur. Kadın erkek fark etmeksizin sorunlarımız medeni bir şekilde konuşma yöntemi ile çözülebilecek konular olmalıdır.

Bizler Ulusal Birlik Partisi Kadın Kolları olarak içerisinde bulunduğumuz demokratik ve çağdaş yaşam şeklimizden güç alarak kadına şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu belirtiriz.

Toplumun birçok alanında eşitsizliğe maruz kalan kadınlarımızın son yıllarda kendini siyasal ve toplumsal arenada ön plana çıkarması gurur kaynağımız olmaktadır.  Kadın derneklerimizin artmasından dolayı kadınlarımızın birbirine kenetlenmesi önümüzdeki günlerin daha güzel günler olacağının göstergesidir. Unutulmamalıdır ki kadınların pasifize edildiği toplumlar yozlaşmaya mahkûm toplumlardır.”

DÜRÜST, DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜ KUTLADI

Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, kadınlara verilen değerin  gelişmiş ülkelerin en önemli göstergesi olduğunu belirtti.

Dürüst, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü”nün, kadın haklarının hatırlanması, tartışılması ve sorunlarına çözüm aranması için önemli bir fırsat olarak kullanılması gerektiğini kaydetti.

Dürüst mesajında şu ifadeleri kullandı:

“KKTC’de kadınlar bugün görülür bir noktada. Çok sayıda kadın üst düzey görevlerde yer almakta, kadın girişimci sayıları artmakta, başarılarını her alanda göstermektedirler, ancak karar verme mekanizmalarında daha çok kadının yer alması gerekmektedir. Mecliste yer alan kadın sayısının artması, kadının toplum içerisinde ne kadar başarılı olduğunu, kadınlara verdiğimiz değer ve çağdaş bir anlayış içinde olduğumuzun en önemli göstergesi olacaktır.

Kadına yönelik şiddet ve istismar asla kabul edilemez. Bu yönde devletimiz, hükümetimiz ve toplumumuzun birlikte atacağı adımlar kadına yönelik şiddeti önleyecek mekanizmaların oluşmasına etken olacaktır. 

Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinde fedakar kadınlarımızın emeklerini unutmamamız gerektiğini hatırlatır, bu duygu ve düşüncelerle kadınlarımızın, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü ‘nü içtenlikle kutlar, tüm kadınlarımıza sağlıklı ve mutlu bir dünya temennisiyle en içten sevgi ve saygılarımı sunarım”

İZVEREN: “DEVLET ELİYLE YÖNETİLEN KADIN SIĞINMA EVİ OLMAYIŞI EKSİKLİK”

Lefkoşa Barosu, devlet eliyle yönetilen bir kadın sığınma evinin olmayışının, birçok kadının sendikasız, örgütsüz ve güvencesiz çalıştırılmasının, 2015 yılında yapılan değişiklikle Aile Yasası gereği adli yardım müessesesinin uygulamaya konulmamasının, ülkede kadınlar adına eksikliklerden bazıları olduğunu kaydetti.

Lefkoşa Barosu Başkanı Avukat Arzu İzveren, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.

“Dünya Emekçi Kadınlar Günü diğer bir ifade ile Dünya Kadınlar Günü, tüm dünyada, kadınların eşitlik, özgürlük, kalkınma, daha iyi çalışma, daha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlanmaktadır” denilen mesajda, kadınların rolü vurgulandı.

Üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden, huzurlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşının kadınlar olduğunu belirten İzveren, şöyle devam etti:

“Kadınlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hayatın her alanında aktif rol almaktadırlar. 
Günümüzde kadın haklarının uygulanmasında ulaşılan seviye, ülkelerin gelişmişlik düzeyini belirleyen unsurlar arasında sayılmaktadır. Ancak tüm olumlu gelişmelere rağmen, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde dahi kadınların maruz kaldığı gerek fiziksel gerekse ekonomik şiddet halen kadınlar için çok önemli bir sorundur ve bu durumu kabullenmek asla mümkün değildir. Halen ülkemizde devlet eliyle yönetilen bir kadın sığınma evinin olmayışı, birçok kadının sendikasız, örgütsüz ve güvencesiz çalıştırılmaya devam edilmesi, 2015 yılında yapılan değişiklikle Aile Yasası’na konulmasına rağmen halen tüzüğünün olmaması nedeniyle adli yardım müessesesinin uygulamaya konulmaması eksikliklerin sadece birkaçıdır.”

Lefkoşa Barosu Başkanı Arzu İzveren, görev ve sorumluluk bilinci içerisinde kadına yönelik her türlü şiddetin önlemesi ve şiddete maruz kalanlara destek olmak maksadıyla yapılan ve yapılacak tüm faaliyet ve etkinliğe katkı koymaya devam edeceklerini vurguladı.

İzveren, bu amaçla ilgili mevcut projelerin etkin sonuç vermesi ve yeni projelerin de hayata geçirilmesi için çaba sarf etmeye devam edeceklerini belirterek tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutladı.

OMBUDSMAN DİZDARLI: “SİYASAL ALAN KADINLAR AÇISINDAN CİNSİYET AYRIMININ EN FAZLA YAŞANDIĞI ALAN”

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Emine Dizdarlı,KKTC’de siyasal alanın kadınlar açısından cinsiyet ayrımının en fazla yaşandığı alan olduğunu belirtti.

Hamileliğin sonlandırılması olaylarıyla ilgili olarak da Dizdarlı, cezai yaptırım içeren yasal düzenlemeleri hatırlattı; kürtajın hamileliğin 10’uncu haftasına kadar bir hak olduğunu dolayısıyla olayları “saptırmamak veya çarpıtmamak” gerektiğini kaydetti.

Dizdarlı ayrıca kadınlara “eşit hak, ücret ve temsiliyet” için mücadele çağrısında bulundu.

Dizdarlı, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, Dünya Kadınlar Günü’nün, 8 Mart 1857’de Amerika’nın New York kentinde dokuma işçilerinin tekstil fabrikasında başlattığı grev esnasında 129 kadın işçinin çıkan yangında can vermesi üzerine başlatılan mücadele sonucu ilan edildiğini anımsattı.

Dünya Kadınlar Günü’nün, insan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine; ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrıldığını kaydeden Dizdarlı, yayımladığı mesajda bazı açılardan KKTC’deki kadının konumunu değerlendirdi.

“50 MİLLETVEKİLİNDEN SADECE 4’Ü KADIN”

Seçim ve Halkoylaması Yasası’nda kadınlar için “seçme, seçilme ve katılım” bakımından hiçbir engel bulunmadığına dikkat çeken Dizdarlı, Meclis’te bulunan 50 milletvekilinden sadece 4’ünün kadın olmasıyla ilgili “Buna engel siyasal kültürümüz olabilirmi?” diye sordu.

KKTC’deki eğitim düzeyinin pek çok ülkeden daha iyi durumda olduğunu da belirten Dizdarlı, “Kadın ve erkek arasındaki eşitsizliğe neden, aile yapımız olabilirmi? Yetiştirme ve yetişme veya çevre faktörleri fırsat eşitliğini engeller mi? Demokrasi önce ailede başladığına göre, kadınların çocuklarını nasıl yetiştirdikleri ve çocukları için düşündükleri rol modelleri bu hakların kullanılmasında önem taşımaktadır” dedi.

CİNSİYET AYRIMININ EN FAZLA YAŞANDIĞI ALAN 

Yasaların kadının statüsünü gerek aile hayatında, gerekse toplum ve siyasi hayatta yükseltmesi için yeterli olmadığını kaydeden Dizdarlı, “Bu güne kadar kadın hep bir erkeğin seçilmesi için çaba harcamıştır. Kadının kabuğunu kırıp bunun dışına çıkması gerekmektedir. Ülkemizde siyasal alan, kadınlar açısından cinsiyet ayrımının en fazla yaşandığı alan olmuştur. Kadın ancak yasalar tahtında verilen hakları cesurca kullandığı takdirde kendini geliştirebilir ve bir yere gelebilir” görüşlerine yer verdi.

Aile Yasası’nda kadınlar ve çocuklar açısından olumlu değişiklikler yapıldığını belirten Dizdarlı, “Erkek, çocuğun doğumunun bilgisine geldiği tarihten başlayarak bir ay içinde çocuğun nesebini reddedebilir. Böyle bir durumda çocuğun kendisine ait olmadığını rapor etme yükümlülüğü davacı tarafa, yani erkeğe ait olacaktır. Çocuğun nesebinin kendisine ait olmadığını ispat etme yükümlülüğünün davacıda (erkek tarafında) olması, kadınlar ve çocuklar açısından olumlu bir değişikliktir” dedi.

HAMİLELİĞİN SONLANDIRILMASI

Dizdarlı, Fasıl 154 Ceza Yasası’nda kürtajla ilgili düzenlemelere de yer verdiği mesajında, belirtilen bu kurallara aykırı hareket eden ve öngörülen haller dışında hamileliğe son veren veya verilmesine göz yuman veya izin veren kişilerin suç işlemiş olacaklarını ve mahkumiyetleri halinde, başka bir yasada öngörülen soruşturma ve ceza işlemlerine halel gelmeksizin para cezasına veya üç yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabileceklerini anlattı.

Ombudsman Dizdarlı, şunları kaydetti:

“Kürtaj, hamileliğin 10’uncu haftası doluncaya kadar kadına verilen bir haktır. Bu nedenle ülkemizde meydana gelen bu talihsiz olayı saptırmamak veya çarpıtmamak gerekir. Kürtajın bir hak olarak yasallaşması İngiltere’de 1967 yılında, Amerika’da 1973 yılında ve Türkiye’de ise 1980 yılında gerçekleşmiştir. Kürtaj o dönemlerdeki kadın hareketlerinin bir ürünüdür. Bu tür talihsiz olaylar meydana gelirken kürtaj hakkına saldırma, temelde, kadının kendi bedeni üzerindeki kontrol hakkını elinden almaktadır.”

MÜCADELE İÇİN ÇAĞRI

Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Dizdarlı, tüm kadınları “eşit hak, ücret ve temsiliyet” için mücadeleye çağırdı.

Dizdarlı mesajında, “2016 yılında, kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması, şiddet, tacize uğramaması, herkesin sadece kadın haklarına değil insan haklarına ve temel özgürlüklere hiçbir ayrım gözetilmeksizin fırsat eşitliği çerçevesinde saygı göstermesi gerekmektedir. Bunların gerçekleşmesi için kadınların her alanda mücadele etmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği için çıkılan bu yolda dayanışma içinde olması gerekmektedir” ifadelerine de yer verdi.

KTOEÖS “8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ” DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, gününün bölünme değil, ortak mücadele ve birleşme aracı olmasını ve bundan sonraki 8 Mart’ların bölünerek değil, hep beraber birleşerek dayanışma içinde mücadele günü olarak anılmasını temenni etti.

Sendika Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Mali Sekreter Selma Eylem, “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi”nde yer alan ilkeleri uygulama çağrısı da yaptı.

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Mücadele Günü”nün tarihçesine yer verilen mesajda, “Ülkemizde ve dünyada her ne kadar da çağdaşlaşma yoluna gidildiği söylense de cinsiyete bağlı olarak kadınlar iş yaşamında ve hemen hemen her alanda ayrımcılık veya dolaylı ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır. Bazı Avrupa ülkelerinde halen kadınlar aynı mesleklerde görev alsalar da erkek meslektaşlarından daha az maaş almakta veya tam zamanlı işlere istihdam edilememektedirler. Ülkemizde ise sosyal güvenlik yasasıyla kadınların yıpranma payı hakkı ellerinden alınmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Mesajda şu ifadeler kullanıldı:

“Kadınların karşılaştığı bu ayrımcılıkla mücadelede uluslararası bir mekanizma olan ve 'Kadınların İnsan Hakları Sözleşmesi’ olarak tanımlanan CEDAW (Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination Against Women), “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi" işte bu noktada büyük önem taşımaktadır. 

Bu sözleşme, 187 devletin taraf olduğu temel bir insan hakları belgesi olup Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabul edildiği, 1979 yılından bu yana bütün dünyada kadınlar için bir ‘haklar bildirgesi’, devletler için ise bir ‘yükümlülükler manzumesi’ olarak algılanmaktadır.”

“Kadınlara Karşı Tüm Ayrımcılıkların Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşmesi”ne ilişkin bilgi verilen mesajda, sözleşmenin öngördüğü önlemlerin şunları olduğu kaydedildi:

“Kadın ile erkek eşitliği ilkesini kendi anayasalarına ve diğer ilgili yasalara henüz girmemişse dahil etmeyi ve yasalar ile ve diğer uygun yollarla bu ilkenin uygulanmasını sağlamayı; Kadınlara karşı her türlü ayrımı yasaklayan ve gerekli yerlerde yaptırımları da içeren yasal ve diğer uygun önlemleri kabul etmeyi;

Kadın haklarının erkeklerle eşit temelde himayesini, yetkili ulusal mahkemeler ve diğer kuruluşlarla kadının her tür ayrımcılığa karşı etkin bir şekilde korunmasını sağlamayı;

Kadınlara karşı herhangi bir ayrımcı hareket yapılmasından veya uygulanmasından kaçınmayı ve kamu yetkilileri ile kuruluşlarının bu yükümlülüğe uyumlu olarak hareket etmelerini sağlamayı;

Herhangi bir kişi veya kuruluşun kadınlara karşı ayrım yapma girişimini önlemek için bütün uygun önlemleri almayı;

Kadınlara karşı ayrımcılık oluşturan mevcut yasa, yönetmelik, adet ve uygulamaları değiştirmek veya feshetmek için yasal düzenlemeler de dahil gerekli bütün uygun önlemleri almayı;

Kadınlara karşı ayrımcılık oluşturan bütün ulusal cezai hükümleri yürürlükten kaldırmayı öngörür.”

KTOEÖS’ün mesajında, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi’nde yer alan ilkeleri uygulamaya ve bu amaçla bu tür ayırımcılığın her şekli ve oluşumunun ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınmasına yönelik ve de yetkililere gerekli baskı unsuru ve teşvikinin yapılması için tüm sivil toplum örgütleri ve siyasal partiler bölünmeye değil, dayanışmaya davet edildi.

KIBRIS POLİTİKALAR MERKEZİ’NDEN “8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ” MESAJ

Kıbrıs Politikalar Merkezi, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların sivil haklarını tam olarak kullanabilmeleri için tüm önyargılı ve gerici tutumlara karşı Kuzey Kıbrıs’ta ve tüm dünyada sürdürülen mücadelenin büyük önemi olduğunu belirtti.

Kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi kazanımlarının devam ederek küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının daha barışçıl bir dünyaya katkı koyacağının kaydedildiği mesajda, kadınlar ve erkekler arasındaki küresel eşitsizliğin uluslararası ilişkilerde güvenlik ve istikrarı düşünme şekline de yansıdığı ifade edildi.

Mesajda, “Geçmişte barışın birçok kez yıkılmasına zemin hazırlayan ve savaşmayı üstün bir sivil erdem olarak gören vatandaşlık algılaması, toplum içindeki cinsiyet rollerinin oluşturulmasında da belirleyici oldu. Bu düşünce yapısı değiştirilmeden, kadın ve erkek arasındaki ilişkilerin yeniden kurulması mümkün değildir. Alternatif bir vatandaşlık imajı geliştirilerek tehditlerin kadın ve erkekler tarafından eşit olarak paylaşılması fırsatı sunulması gerekiyor” ifadeleri kullanıldı.

Kıbrıs Politikalar Merkezi mesajında, tüm kadınların günü kutlanarak, adalet ve barış içinde bir gelecek dileğinde bulunuldu.

OLGUN: “ÜLKE SİYASETİNDE KADIN TEMSİLİ ÇOK YETERSİZ”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçesi Kadın Kolları Başkanı Nükte Olgun, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yayınladığı mesajda, ülke siyasetinde kadın temsilinin çok yetersiz olduğunu ifade etti

Olgun mesajında, kadın sorununun; ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel bir konu olduğunu belirterek, bu kapsamda yönlendirilmesi, hakları konusunda bilgilendirilmesini çok önemsediklerini kaydetti.

Sorunun çözümü için her şeyin devletten beklenilmemesi, sivil toplum örgütlerinin de bu konuda çözüm üretmesi ve kadın hakları konusunda mücadele vermesi gerektiğine vurgu yapan Olgun, kadınların ülkenin eşit yurttaşı olduklarını belirtti.

Olgun, seçmen sayısının yarısından fazlasını kadınların oluşturduğu ülkede kadınların her alanda yüzde 50 oranında yer alması gerektiğini kaydederek, konuyla ilgili özetle şunları ifade etti:

“Bu gerçekten hareket edilirse de, kadınların mutlaka her alanda yüzde 50 oranın da yer almaları gerekiyor. Yani Meclis, belediye, belediye meclisi, muhtarlık.. Kadınlar, aynı anda birden fazla iş yapma yeteneğine sahip özel varlıklardır. Günümüzde kadınlar artık hem çocuk yapıyor, hem de kariyer.

Şu an kanun yapıcıların büyük çoğunluğu ‘erkek’ olduğu dikkate alındığında, kadınların seçilmesinin pek de mümkün olmadığı ortada. İşte bu aşamada kadınların tek şansı var. “Kadın dostu” siyasetçiler.. Kadınların siyasette başarılı olacağına inanan erkekler ile yola çıkmak gerekiyor. Ayrıca nüfusun yarısını oluşturan kadınların da “siyaset yapma haklarının” olduğu ve bunun gerekliliğini topluma anlatmak gerek.

Nitekim siyasi partiler gerçeği kavramış gibi gözüküyor. Örneğin mensubu olduğum UBP tüzük değişikliğine giderek ilk defa yüzde 30’luk bir “kadın kotası” koydu. Parti meclisine de 10 kadın kotası da ekleyerek bunu ilk olağan genel kurulunda yaşama geçirdi.”

EL-SEN: “KADINLAR EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜKÇÜ, CİNSİYET AYRIMI OLMAYAN YAŞAM KOŞULLARI İSTİYOR”

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) kadınların tüm dünyada olduğu gibi KKTC’de de 8 Mart'ta eşit, özgürlükçü, cinsiyet ayrımı olmayan yaşam koşulları istediklerini belirtti.

EL-SEN tarafından yayımlanan 8 Mart Kadınlar Günü mesajında, her yüzyılda eşitlik için daha iyi yaşam koşulları arayan kadınların günümüzde hâlâ bunlar için çabaladığı kaydedildi.

Mesajda, Kadınlar Günü olarak kutlanan gün için verilen mücadelenin takdir edildiği ve Kadınlar Günü’nün kutlanmasına sebep olan olayların tekrar yaşanmaması için çalışıldığı belirtildi.

Mesajda, “EL-SEN olarak tüm dünya, ülkemiz ve üyelerimiz arasında görev yapan kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz” denildi.

KIBRIS TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ: “KADININ DEĞERİNİN DAHA İYİ ANLAŞILMASI, HAKLARININ SAVUNULMASI İÇİN ANLAMLI BİR GÜN”

Kıbrıs Türk Kültür Derneği, kadının değerinin daha iyi anlaşılması, haklarının savunulması, ayrımcılığa ve şiddete son vermek adına 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün anlamlı ve değerli olduğunu vurguladı.

Dernek yönetim kurulu tarafından yayımlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mesajında, “insanlığın, yaşamın, üretimin, gelişmenin, yaratıcılığın, değerler bütününün ayrılmaz bir parçası olan kadına, bütün dünyada verilmesi gereken gerçek değeri daha iyi anlamak, kadın haklarını savunmak, kadına karşı ayırımcılığa, şiddete son vermek adına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün uluslararası önemli bir gün olarak kutlanan anlamlı ve değerli bir gün olduğu” belirtildi.

Çağdaş yaşamın oluşmasında ve gelişmesinde çok önemli ve belirleyici rolü, katkısı olan kadınların yaşamdaki varlığının temel olduğu vurgulanan mesajda, yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Şuna kani olmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü anımsatıldı.

GEÇİTKALE BELEDİYE BAŞKANI ÖZTAŞ’TAN KADINLAR GÜNÜ MESAJI…

Geçitkale Belediye Başkanı Hasan Öztaş, hayatın her alanında ve tüm dünyada sevgiyi, hoşgörüyü, fedakârlığı, duyarlığı ve varoluşu temsil eden kadınların demokratik toplumunun temel taşları olduğunu belirtti.

Öztaş, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, aile ve toplumun temel direğini oluşturan kadınların haklarının yalnız bir gün değil her gün savunulması gerektiğini söyledi.

"Kadına yönelik şiddete hemen her gün şahit olduğumuz bir dünyada 8 Mart tarihi daha anlamlı bir hal alıyor” diyen Öztaş, kadını eğitim hizmetlerinden mahrum bırakan, toplumsal ve siyasal hayattan dışlayan bir toplumun geleceğinin karanlık olduğunu ifade etti.

Kadınlara sunulan fırsatlar oranında toplumun güçleneceğini vurgulayan Öztaş, başta Geçitkale ve belde kadınları olmak üzere tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutladı.

MEMUR-SEN KADINLARI KUTLADI 

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen), 8 Mart’ın tüm emekçi kadınların mücadele günü olduğunu belirtip tüm kadınları kutladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Şener Özburak yazılı açıklamasında, toplumsal mücadelenin her safhasında, varoluş kavgasında en önde bulunan Kıbrıs Türk kadınının, her türlü sömürüye rağmen çalışma yaşamının her alanında emeği ile katkı koyduğunu kaydetti.

Özburak, kadınların bulundukları her ortamda örgütlenmesi ve düzeni değiştirmek için erkeklerle birlikte kararlılıkla mücadele etmesinin önemine işaret ederek, “Yaşamın yarısı kadınlarsa mücadelenin ön safhalarında yer alacaklar da kadınlardır” dedi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününün ortaya çıkışı, önemi ve anlamına da dikkat çeken Özburak, 1857 yılında bir direniş esnasında çıkan yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçinin mücadelesinin tüm dünyayı sardığını ve kadınların önünde ışık olmaya devam ettiğini kaydetti.

Özburak, açıklamasında “Kadın erkek el ele, örgütlü mücadeleye. He gün 8 Mart her gün mücadele” ifadelerini kullandı.

KIBRISLI TÜRK İNSAN HAKLARI VAKFI, GÜN NEDENİYLE BİLDİRİ YAYIMLADI

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, insan haklarının yok sayıldığı her alanda kadınların yaşadıkları şiddeti meşru kılanların ifşa edilmesi taraftarı olduklarını kaydetti.

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yayımladığı basın bildirisinde, son beş ayda üç kadın cinayetinin yaşandığı ülkede başta insan hakları olmak üzere, hemen hemen tüm hakların dışında tutulan kadınların evde, iş yerinde, kamusal alanda söz sahibi olmak için mücadelesinin devam ettiğini kaydetti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de hükmettiği gibi, “kadınlar için insan haklarının temeli olan yaşam hakkının bile sağlanamadığı bir sistemde” bu mücadelenin herkesin mücadelesi olduğuna dikkat çekilen bildiride, devletin bu durumda almayı ihmal ettiği her önlemin, yaşam hakkı ihlali olduğu vurgulandı. 
 
BM’nin Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’nin (CEDAW), Kıbrıs’ın kuzeyindeki kadın hareketinin de yoğun çalışmaları neticesinde 1996 yılında iç hukukta yerini aldığı ifade edilen bildiride, 17 Kasım 2014 tarihinde kabul edilen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi Yasası tahtında kurulan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin esas hedefinin şiddet müdahale birimlerinin kurulması olduğu anımsatıldı.

2016 yılının Şubat ayında İç İşleri ve Çalışma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, son iki yılda 400’ün üzerinde kadının aile içi şiddete maruz kaldığının belirtildiği kaydedilen bildiride, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin belirttiği gibi, devletin şiddete karşı önlemleri almalı ve bu konuda siyaset üretilirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını ve CEDAW’ı göz önünde bulundurması gerektiği vurgulandı.

Bildiride, “Hem CEDAW Sözleşmesinin uygulanabilmesi hem de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin gereken önlemleri alması yaşanılan sürecin takipçisi olacağız. Adil ve eşit bir düzen için mücadelemiz devam edecektir” ifadelerine yer verildi.

ANNELER DERNEĞİ, ÇALIŞMA VE SOSYAL ALANLARDA KAZANIMLAR SAĞLAMIŞ OLAN GELMİŞ GEÇMİŞ HÜKÜMETLERE TEŞEKKÜR ETTİ

Anneler Derneği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınları kutlayarak, kadın haklarının güvence altına alınmasında çalışma ve sosyal alanlarda kazanımlar sağlamış olan gelmiş geçmiş hükümetlere teşekkür etti.

Anneler Derneği’nden yapılan açıklamada, başarının kadınlara yönelik şiddete karşı da gösterilmesi için hükümete çağrıda bulunularak, somut sonuçların alınmasının beklentisi ve takibi içerisinde oldukları kaydedildi.

Açıklamada, “Derneğimiz, dünyada gelişmiş ülkelerde şiddet oranının yüksek olduğu bir ortamda buna karşı en etkili önlemlerden biri olan “teşhir” yöntemini, ülkemizde çeşitli şekilde şiddete uğrayan kadınların talep etmesi halinde şiddet uygulayanları tereddütsüz teşhir etmekle uygulayacaktır” denildi.

KIBRIS SAĞLIK TURİZMİ KONSEYİ KADINLAR GÜNÜ’NÜ KUTLADI

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi, tüm kadınların Kadınlar Günü’nü kutladı.

Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Kurucu Başkanı Ahmet Savaşan yazılı açıklamasında, ülkede kadın istismarı, kadınlara uygulanan şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı gibi konuların hâlâ kanayan yara olduğunu vurguladı.

Savaşan, kadınların yasal olarak her hakka sahip olduğunu, ancak kadın istismarının, kadınlara uygulanan şiddet ve cinsiyet ayrımcılığı gibi konuların kanayan yara olmaya devam ettiğini belirterek, “Savaştan ve şiddetten arındırılmış bir dünya diliyoruz” dedi.

Nüfusun yarısını oluşturan kadınların yaşamın her alanında eşit koşullarda yer almasının çağdaş dünyanın olmazsa olmazı olduğunu belirten Savaşan, “Daha güvenli bir çalışma hayatı, daha insanca yaşam koşulları, savaştan ve şiddetten arındırılmış bir dünya umuduyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarız” dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.