1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. 90’LARA DÖNMEK!
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

90’LARA DÖNMEK!

A+A-

Türkiye’de önce 80’ler diye bir televizyon dizisi çıktı…

Şimdi ise 90’lar…

Yani geçmişi sadece biz Kıbrıslılar değil, neredeyse dünyanın geneli özlüyor…

“Nasıl olur! Türkiye Halkı darbe yıllarını mı özlüyor?” demeyiniz…

Elbette ki özlemiyor…

Tıpkı bizlerin 63 ve 74 yıllarında yaşananları özlemediğimiz gibi…

Tamamı ile o dönemki saflığa dayalı yaşamı özlüyoruz…

Mesela ben 90’ları özlüyorum…

O dönemki şarkıları, filmleri, insan ilişkilerini, izlediğim maçları ve filmleri…

Daha doğrusu çocukluğumu özlüyorum…

Çünkü saftım, dünya ve ülke gerçeklerinden habersizdim…

Tıpkı şimdi oğlumun habersiz olduğu gibi…

Dünyada her gün yüzlerce çocuk açlıktan ölüyor…

Ama o bundan habersiz ve yiyeceği yemeğin tercihini yapıyor…

Kaldı ki bu adaletsizlikten biz büyükler ne kadar haberdarız!

Ya da ne kadar bu konulara karşı duyarlıyız…

“Tok açın halinden anlamaz” söyleminin ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz…

Bir süre önce “kimyasal silahlarla” katledilen bebeler…

O fotoğrafı görüp de insanlığından utanmayan kaldı mı?

Kaldıysa zaten ona insan deminin bir anlamı kalmaz…

Evet, eski Kıbrıs’ı özlüyorum…

Hani o yasemin kokan Başkenti Lefkoşa’yı…

Annem anlatır, “ah o Lefkoşa’yı görecektin” diye…

Göremedim ve belki de asla göremeyeceğim…

Çünkü bana anlattığı o masum Lefkoşa yok artık…

“Lefkoşa bana çok yabancılaştı” diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor…

Haksız değiller ancak bunu söyleyenler suçsuz da değiller…

Kendi ellerimiz ile teslim ettik bu güzelim şehri…

Ve hala kendi ellerimiz ile çöplüğe çeviriyoruz yaşadığımız bu yeri…

Lefkoşa’ya, sadece bu ülkeyi yönetenler değil, bizlerde ihanet ettik…

Daha lüks yaşam sürebilmek için bırakıp kaçmadık mı evlerimizi…

Ah dede ah…

Taksim sahasının ağzı dili olsa da konuşsa…

Anlatsa bize o sahayı nasıl çizdiğini…

Unutur mu o dönemin çocukları onlara sattığın dondurmaları…

Unutmaz elbet…

Zaten unutamadıklarından değil midir hep o günlerden bahsetmelerinin nedeni…

Biz Lefkoşa’ya ihanet ettik…

Ve şimdi o da bize bu ihanetin bedeli ödetiyor…

Hem kokusu, hem de dokusu ile…

İnsan sevdiğine ihanet eder mi?

Biz ettik işte, hem de geleceği düşünmeden…

Belki altımızda son model arabalar yoktu…

Hatta takılacak mekan sayısı ikiyi geçmezdi…

Ama gerçek Lefkoşa o günlerdeydi…

Belki de bizler hiç büyümeyen çocuklarız…

Hala etrafımızda olup bitenlerin farkında değiliz…

Hep kurtarılmayı bekliyoruz…

Birisi çıkacak ve düştüğümüz kötü durumdan bizleri kurtaracak…

Hem de hiçbir karşılık beklemeden…

İşte kurtarılmamızın karşılığı olarak aldılar memleketimizi elimizden…

Yabancılaştırdılar ve kopardılar bizi başkentimizden….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.