1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. AB Kıbrıs görüşmelerinde taraf değil
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

AB Kıbrıs görüşmelerinde taraf değil

A+A-


Kıbrıs görüşmeleri bir yerlere doğru çekilmektedir. Bugüne kadar Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararı ile sürdürülmekte olan “Görüşmelere” Rum-Yunan dürtüsü ile Avrupa Birliği’nin de dahil edilmek istendiği görülmektedir. Oysa AB Kıbrıs sorununa en büyük darbeyi vurarak “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni” silâhlı darbe ile işgâl eden Kıbrıs Rumunu “Ahlâk dışı” metodlarla AB üyeliğine kabul etti. Bununla adadaki dengeleri alt üst etti. Kıbrıs sorununu çözümlüğe itti. Bunun için parasal kaynaklar da kullanıldı.

Oysa artık adada Rum-Yunan işgâlinde bir “Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti” vardır. Eski ortak Kıbrıs Türk Halkı da doğal olarak kendi devletine sahip çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, halkın özgür iradesi ile ortaya çıktı. Birinciyi kabul etmek ve ikincisini reddetmek, Kıbrıs Türk Halkının Ruma biat etmesini koşul koymak, ne BM’ye, ne de AB’ye adanın “Kuzeyindeki Devleti” reddederek bir sonuca taşıyamaz.

Cenevre görüşmelerinin öncesinde bu bilinenleri bir daha  gözlere sokmak istedim. Çünkü Türkiye’ye baskı yaparak, Kıbrıs’ta kabul edilmesi olanaksız “Çarpık çözüm” peşinde koşmak ve Kıbrıs Türk Halkını saha dışına itmek, bir anlaşma getirmez. Hele Kıbrıs’ın yabancısı olan AB’nin, AB üyelik yolunda Türkiye’ye baskı yapması bugüne kadar olduğu gibi sonuç vermez. AB,Rumu AB üyesi yaparak işlediği günahtan kurtulamaz. Çünkü AB,adada söz sahibi olmak için yola çıktığından, BM’nin çabalarını da boşa harcatmış oldu. AB, Hristiyan Kulübü olarak Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk Halkına  karşı kapalı kutudur.

Geçen gün AB’nin genişlemeden Sorumlu Komiseri Stephan  Fule, Rum Lider Hristofyas’ın sunduğu önerilere destek verdiğini açıkladı. ”Kıbrıs sorununun çözümünde temel unsur olan Hristofyas’ın önerilerini memnuniyetle karşıladığını “açıklayan Fule, aslında bu açıklaması ile çözümsüzlüğe çanak tutmuştur. Çünkü BM bile tek yanlı önerilerin sorunu bir yere taşımayacağını açıklamıştır. Belli ki Fule, Yunan baskısı altında Rum önerilerinden yana çıkma hatasını göstermiştir. Yani konuya “AB’nin Hristiyan Kulüp oluşu açısından” bakmış ve Kulüp Üyesine destek vermeyi marifet bilmiştir.

Almanya Başbakanı Merkel’in adaya gelmesi,sadece Rumlarla görüşmesi,Kıbrıs Türk Halkını yok sayması, Fule’nin rezilliğini doruğa taşımıştır. Bu AB’nin Kıbrıs konusunda taraf olamayacağının aynasıdır. İyisi mi AB yetkilileri,Kıbrıs konusundan ellerini ve eteklerini çekerek daha fazla zarar vermekten uzak dursunlar. Zaten AB’nin Kıbrıs’a müdahale hakkı yoktur.
               
Cenevre görüşmeleri öncesinde AB yetkilileri adaya üşüştüler. Şimdi de ABD yetkilisi geliyor. KKTC görüşme heyetindeki tam yetkili, Kudret Özersay ise nedenini bizim bilmediğimiz bir İngiltere ziyareti yaptı. Resmi görüşmeler yaptığı basına da düştü. Temenni edelim  bu ziyaret Cenevre’ye taşınacak olan Kıbrıs Türk tezine olumsuz etki etmesin. Kilise ve ELAM ve benzeri örgütlerin at oynattıkları Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti ile birleşme ve  barış içinde yaşamayı umut etmek hayaldir. Bırakınız öteki nedenleri Hristofyas bile kahraman kesildi ve “Türk Ordusundan kurtulmak” için çıkışlar yapmaktadır.

Artık Kıbrıs Türk tezi sabitlenmelidir. Ada iki Cumhuriyeti kaldıracak genişliktedir. Yunanistan ve Kıbrıs Rumları, Güneyde bir Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni kabul etmemizi atifet kabul etmelidirler. Biz de ikide bir kalıp değiştirmeden kendi “Devletimizi” temel alan yapıyı savunmalıyız.

AB,ABD,İngiltere ve Yunan  çıkarları önümüze konarak bizden ödün istenemez. Cenevre, bizim için yıkım demek olacak olan yeni bir “Annan Plânı” üretmemelidir.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.