1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. AB, Kıbrıs Türk halkını aldattı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

AB, Kıbrıs Türk halkını aldattı…

A+A-

  9 Mayıs, geleneksel “Avrupa Günü” idi… Ne ki, Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Avrupa Birliği’nin Kıbrıslı Türklere verilen sözleri tutmamasına dikkat çekmek adına 8 yıldan sonra bu yıl ilk kez  “Avrupa Günü” düzenlemedi. Bu vesileyle benim yaşadığım ironiyi başkaları da yaşadı mı bilmiyorum… 

   Bakınız şimdi: “Önce çözüm, sonra AB” vizyonuyla KKTC’de AB değerlerini en fazla savunan ve hatta Annan Planı referandum sürecinde AB bayrakları ve objeleriyle en ön saflarda boy gösteren, “AB konusunda halkımıza kefalet ve güvence veriyoruz” diyen kurum hangisiydi? Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın ta kendisiydi… Gelgelelim AB’ye karşı şimdi en sert tavrı alan ve bu konuda resmen eyleme geçen de yine Kıbrıs Türk Ticaret Odası olmaktadır. 

   Halkımızın, bir zamanlar “siz Annan Planı’na ‘evet’ deyiniz, ondan sonrası sizin için çok güzel olacak” güvencesini veren AB tarafından aldatılmış olduğunun kesinlik kazanması, AB’nin ülkemizdeki en önemli kefilinde bile infial yarattı. 

   Geçen pazartesi akşamı verilen yemekte medyamız mensuplarıyla bir araya gelen KTTO Başkanı Günay Çerkez “Yeşil Hat Tüzüğü’nü gelip bize öneren bizzat AB’nin kendisi olduğu halde, bu tüzüğü şimdi çeşitli sudan gerekçeler öne sürerek işletmeyen de yine AB’nin kendisidir” diyerek AB samimiyetsizliğinin altını çizdi.

      *       *       *

   Medyamızla bir araya gelinmeden önce Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın, 2004 yılından beri her yıl düzenlediği “Avrupa Günü”nü bu yıl niye düzenlemeyeceğinin gerekçeleri AB’nin Dönem Başkanı sıfatıyla Danimarka’nın Kıbrıs’taki Büyükelçisi Kirsten Rosenvold Geelan’e ulaştırılmış ve bu eylem kamuoyumuza da duyurulmuştu. Yemekli toplantı bu olayın yankıları içinde gerçekleşiyordu. Oda Başkanı Günay Çerkez’in Geelan’a gönderdiği mektup, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule ve Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’ta akredite Büyükelçilerine de dağıtıldı.

   Çerkez o mektubunda KTTO’nun “Çözüm ve AB” vizyonuyla hareket ettiğini ve adada kapsamlı, adil ve sürdürülebilir bir çözümün ardından AB üyeliğini desteklediğini vurgulayarak, bu vizyon çerçevesinde Avrupa bütünleşmesi fikrinin sembolü “9 Mayıs Avrupa Günü”nün 2004 yılından beri Oda bünyesinde yerel ve yabancı sayısız konuğun katılımıyla kutlandığını anımsattı. 

   KTTO Başkanı Günay Çerkez mektubunda,  Oda olarak sekiz yıldır verilen sözlerin tutulmasını beklediklerini, yaşamsal önem taşıyan Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün halen parlamentoda beklediğini, Kıbrıslı Türklerin sesi olması iddiasıyla kurulan Yüksek Temas Grubu’nun başarısız olduğunu ve son olarak da Komisyon’un adaya yeni atanan temsilcisinin “Doğrudan Ticaret çözümden sonra” açıklamasını yapmasının büyük düş kırıklığı yarattığını belirtti. Çerkez, AB’nin Kıbrıslı Türklere karşı sergilediği olumsuz tutumun Kıbrıslı Türklerin AB’ye olan güvenini gün geçtikçe azalttığını vurgulamayı da ihmal etmedi. 

     *       *       * 

   Verilen sözler tutulmuyor… Koskoca AB, Rum tehdit, şantaj ve kaprislerinin koyduğu sınırlar içinde aciz duruma düşüyor… Halkımız hiçbir suç işlemediği halde açık hava hapishanesinde tutuluyor… Ve bu mazlum halkın düşleri kırıldıkça kırılıyor… 

   Böylesi bir ortamda Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın tavır koyarak “Avrupa Günü” düzenlemekten vazgeçmesini umursayacak mı Brüksel’deki yetkililer?. Hiç sanmıyorum... O nedenle gerek KTTO ve gerekse diğer kurumlarımız ve hatta medyamız, Kıbrıs Türk halkının haklı tepkilerini en etkin biçimde yansıtabilme adına yeni etkinlikleri ve yayınları yoğun biçimde devreye koymalıdırlar. 

   2004’teki Annan Planı referandumundan sonra halkımızın meydanlardan evlerine gönderilmesi yanlış bir taktikti. İktidar erkini ele geçiren CTP tarafından tansiyon bilinçli olarak düşürülmüş ve halka “bundan sonrası siyasal iradeye ait, herkes evine dönsün” telkini yapılmıştı. 

   Oysa AB’nin referandum öncesinde verdiği sözler yerine getirilinceye dek meydanları dolduran on binlerce insanın galeyanından yararlanılabilmiş olsaydı, AB’nin ve dünyanın anladığı dilden konuşulmuş ve durum bugünkünden çok farklı olmuş olacaktı. Ama besbelli haftalar boyunca AB lehine yapılan gösterilerin AB’yi eleştiren bir formata dönüştürülmesi birilerinin işine gelmemişti!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.