1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. ABD-AB serbest ticaret bölgesi
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

ABD-AB serbest ticaret bölgesi

A+A-

ABD Başkanı Barack Obama, 12 Şubat 2013’te yaptığı yıllık “Birliğin Durumu” (State of the Union) konuşmasında ABD ile AB arasında serbest ticaret anlaşması imzalanmasını önermişti. Obama anlaşmanın “Amerikan ihracatını artıracağını, Amerikalılara yeni iş imkânları yaratacağını ve büyüyen Asya pazarlarında oynama imkanını yükselteceğini” söylemişti. Ertesi gün, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso bu öneriye destek vererek serbest ticaret ve yatırım müzakerelerinin başlayacağını açıklamıştı. Barroso, “Dünyanın iki en önemli ekonomik gücü arasında gelecekteki anlaşma oyun değiştirici olacak, Atlantik’in iki yakasında ekonomilerimize büyük ivme kazandıracak” demişti. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Berlin’de yaptığı açıklamada, ABD-AB anlaşmasının Obama yönetiminin önceliklerinden biri olduğunu vurgulamıştı. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı David Cameron, projeye desteklerini açıkladılar. Krizde olan AB’nin böyle bir anlaşmaya büyük ihtiyacı var. 
     Taraflar arasında müzakerelerin 2013 önümüzdeki aylarda başlaması ve 2014 yılı sonuna kadar sonuçlandırılması hedefleniyor. Elbette müzakerelerin ne zaman biteceğini tahmin etmek zor. Anlaşma imzalandığı zaman dünyanın en büyük serbest ticaret ve yatırım bölgesi oluşacak. Bunun ekonomik, siyasi, stratejik sonuçlarını şimdiden iyi değerlendirmekte yarar var. Anlaşma stratejik bir adım olacak. Konu, AB ile gümrük birliği anlaşması olan Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. 
     Dünyada güçler dengesinin Asya’ya kaymakta olduğu bir gerçek. ABD-AB entegrasyonu Batı’nın buna verdiği cevap olacak. ABD, global güç olarak, bir yandan dış politikasını Asya-Pasifik eksenine oturturken, diğer yandan da Batı dünyasının birliğini sağlayarak yükselmekte olan Çin’i dengelemeyi amaçlıyor. Batı ülkeleri bu şekilde dünya ekonomisinde ağırlıklarını sürdürebilecekler. (Bazıları bunu “Ekonomik NATO” olarak adlandırıyor.) Aynı zamanda 2008’den beri ABD ve AB ekonomilerini sarsan ekonomik krizi aşmada önemli bir araç olacak. AB tahminlerine göre kapsamlı bir anlaşma gayrı safi milli hasılayı % 0,5 oranında artıracak. ABD-AB bölgesi dünya nüfusunun yüzde 10’una sahiptir. Dünya ekonomik üretiminin yüzde 50’si ve dünya ticaretinin yüzde 30’u bu bölgeden kaynaklanıyor. ABD ve AB arasında halen çok güçlü ekonomik ilişkiler var. Aralarındaki ticaret hacmi yıllık 613 milyar dolar civarında. Serbest ticaret ve yatırım anlaşması ile bu ilişkiler daha da derinleşecek. Güçlerini birleştiren ABD ve AB, global ekonomide kural koyucu aktör konumunda olmaya devam edecekler. Anlaşmanın AB’ye yılda 119 milyar Euro, ABD’ye 95 milyar Euro ekonomik katkı yapacağı tahmin ediliyor.
     Serbest ticaret ve yatırım anlaşması Atlantik Okyanusu’nun iki yakasında ekonomik büyüme sağlama ve istihdamı artırmada önemli rol oynayacak. Böylesi bir anlaşmanın avantajlarının çok büyük olacağını görmek zor değil. Peki, müzakerelerde zorluklar yaşanmayacak mı? Muhakkak ki yaşanacak. Hem ABD, hem de AB kendi tarımını koruyor. Bu konuda zorlu pazarlıklar yapılacak. Başka anlaşmazlık alanları da olacak. Tarafların anlaşmaya varmasının çok zor olacağına inananlar da var. Kimileri “Müzakereler uzar gider, bir sonuca varılmaz” diyor. 
     ABD-AB serbest ticaret bölgesi oluşturma planları Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Nitekim Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gümrük birliği nedeniyle konunun Türkiye’yi ilgilendirdiğini söyledi. Türkiye’nin bu sürece katılmasında büyük yarar var. Almanya’da iktidar partisi CDU Ekonomi Konseyi Genel Sekreteri Wolfgang Steiger, “ABD ile AB arasında oluşturulması planlanan serbest ticaret bölgesi projesinde, Ekonomi Konseyi olarak, Türkiye'yi aktif rol oynamaya davet edip, transatlantik serbest ticaret bölgesi ile ilgili müzakerelerde etkin bir partner olmasını memnuniyetle karşılarız. Bu, tüm partnerler için ekonomik büyüme ve istihdamın artırılması yönünde doğru bir adım olacaktır” açıklamasında bulunmuştu. Bu konuda Türkiye diplomasisinin aktif bir tutum içinde olması gerekir. Prof. İlter Turan “Özellikle nüfuz etmek istediğimiz Amerikan piyasasında güçlenmemiz için ABD ile AB'nin yapacağı serbest ticaret anlaşmasında mutlaka yer almayı planlamamız lazım” diye yazdı. Bu görüşe katılmamak mümkün değil.   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.