1. YAZARLAR

  2. Atınç Keskin

  3. AB’nin Doğu Akdeniz doğal gaz koridoru Türkiye'yi devre dışı bırakır mı?
Atınç Keskin

Atınç Keskin

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

AB’nin Doğu Akdeniz doğal gaz koridoru Türkiye'yi devre dışı bırakır mı?

A+A-

Son bir aydır bıkmadan usanmadan doğal gaz konusunu irdeliyorum. Gerek okurlarımdan gelen e-mailler, gerekse konunun uzmanları tarafından aldığım bilgiler doğrultusunda, KKTC’deki akil kişilerin bu konuya yönelik ilgilerini kısmen de olsa çekmeyi başardığımı sanıyorum.

Geçen Perşembe günü AS TV de değerli arkadaşım; sayın Hakan Yıldırım’ın “Konuş Kıbrıs” adlı programının konuğuydum. Enine boyuna, kılı kırk yararcasına Dünya, Türkiye ve Kıbrıs adasındaki doğalgaz politikalarını genelden, özele doğru masaya yatırdık. İyi kide yatırmışız. Zira konuyu kavrayan, dünayaya geniş açıdan bakan, Türkiye, Kıbrıs ve KKTC’nin geleceğiyle yakından ilgilenenler, doğalgaz enerji-politiğinin ne kadar önem arz ettiğini farkettiler.

AB içerisindeki iki büyük güç; Fransa ve Almanya yıllardır doğalgaz talebininin önemli bir yüzdesini Rusya’dan sağlıyorlar. Rus doğal gazı çeşitli yönlerden Avrupaya ulaştırılmaya çalışılıyor. Örneğin Ukrayna üzerinden Avrupa’ya giden gaz boru hatları, İskandinav ülkeleri kanalıyla Avrupaya giden Kuzey Akım Doğal Gaz Boru Hattı ve Türkiye üzerinden geçen Mavi Akım Doğal Gaz Boru Hattı’nı sayabiliriz.

Ancak Rusyanın doğal gaz’ı, batıya karşı politik koz olarak kullanması, Doğu Avrupa ülkelerininden geçen gaz boru hatlarında yaşanan kaçak gaz kullanımından ortaya çıkan durum; AB’nin egemen güçlerini rahatsız etmiş olacak ki, Fransızlar ve Almanlar, Amerika’nın da onayıyla İsrail’in Tamar ve Levitan doğal gaz rezervlerinden çıkarılacak gazı ve bu yıl sonu çıkarılması planlanan Güney Kıbrıs’ın batısındaki doğalgaz’ı birleştirerek, Yunanistan üzerinden Avrupaya taşıyacaklar. Böylece; 1) Uzun vadede Rus Doğal Gaz’ına bağımlı kalmayacaklar ve Rusya Avrupanın enerji kaderini belirlemeycek 2) Ortadoğu’da son dönemlerde güç kazanan Türkiye’nin etkisini kırılacak ve İkinci Bir Osmanlı İmparatorluğu olması engellenecek.

İsrail devleti Arap kuşatması altında, Ortadoğunun zengin ama yalnız devleti görüntüsü veriyor. Son dönemlerde baştaTürkiye Cumhuriyeti hükümetiyle yaşadığı muhtelif krizler ve bunu takip eden; yanı komşusu Mısır’daki rejimin değişme tehlikesi, İsrail’i bölgede yeni ittifaklar kurmaya yöneltmiştir. Bu bahsettiğim daha önceki yazılarımda’da yazdığım Elen- Yahudi ittifakı veya Yunanistan, GKRY ve İsrail ittifakı diye andığımız ittifaktır. “Düşmanımın düşmanı, benim dostumdur” felsefesinden hareketle, bu yakınlaşma  gecikmeden gerçekleşmiştir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi küçük coğrafyasına rağmen, boyundan büyük işlere dahil olan bir devlet.

Bu ritüel yakınlaşma planını, kalben destekleyen Franko-Cermen; AB siyasi karar vericileri, verdikleri softa şaşırtması demeçlerle; olayı önce manipüle etmişler, ardından çeşitli kurnazlıklar ile farklı düzeylere kaydırmışlardır. Örneğin; Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in geçtiğimiz aylarda GKRY’ne yaptığı ve Türkiye aleyhine sarfettiği ağır demeçlerle dolu ziyaretini bilmem anımsıyormusunuz? Hani şu “Türkiye Kıbrıs meselesinde suçludur.” demeci verilen, ardından tercüme hatası var denilen ziyaret. Aslında bu ziyaret; İsrail ve GKRY’den Avrupaya gidecek doğalgaz projesinin görüşülmesiyle ilgili olduğunu ve konuyu saptırmak için; Merkel’in bilinçlice bu gafı yaptığını biraz geç farkettik. Hepimiz balıklamasına daldık desem doğru olur. Bir diğer veri ise Fransa’nın GKRY’ni askeri alanda sürekli desteklemesidir. AB ortodoksisinin, doğu akdeniz doğalgazına duyduğu ilginin hangi güvenlik tedbirleri eşliğinde, Avrupa anakarasına sevkedileceği ve doğal gaz hattına yönelik olası bir tehdit durumunda, alıncak askeri önlemleri 2007’den beri bize Rum-Fransız askeri tatbikat diye yutturduklarını daha yeni yeni anlıyoruz.  

Dünyanın hegemonik gücü ABD’nin, Türkiye Cumhuriyetinin Ortadoğu’da yükselen bir güç olarak sözedilmesinden ve Rusya ile doğalgaz konusunda stratejik işbirliği yapmasından çok memnun olduğunu zannetmeyin. ABD Türkiye’nin bu ani çıkışı karşısında Ortadoğu’nun kontrolünü kaybetme endişesi taşımaktadır.Bir anlamda; ABD ile derin organik bağları olan İsrail’i, ortadoğuda yalnız bırakmamak ve İsrailin elini yeni startejik işbirlikleriyle güçlendirmektir. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne göre çizdiği bölgesel haritalardaki İsrail, ayrı bir önem taşır. Kudüs merkezli bir yönetim, enerji ve ekonomik çıkar çatısının altında birleşen; Kuzey Irak Kürt petrolü ve Doğu Akdeniz’deki İsrail ve GKRY münhasır ekonomik bölgelerinde birleşen Yahudi-Rum doğalgazı daima ABD’nin işine gelecektir.   

Bilimsel araştırma yaparken; durum muhakemesi yapıp, eldeki verileri doğru zamanda, doğru yerde kullanıp ve bir birinden ayrı ama eş zamanlı gelişen siyasi ve diplomatik  olayları birleştirip varsayıma veya sonuca ulaşılır.  Türk ulusal bilinci, son 80 yıl içindeki incinmelerle, dış dünyaya karşı birleşik bir cephe sağlayan benzersiz bir kültür geleneği temeli üzerine inşa edilmiştir. Fakat görüyorum ki son dönemlerde Anavatan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, KKTC’deki bazı incir çekirdeğini doldurmayan olaylarla uğraşmaktadır. Bunu yazmayı bile gerek görmediğim kısırdöngü, bayağı, ucuz siyasi didişmelerle, esas olan tehlike hala daha gözardı edilmektedir. İçinde bulunduğumuz bu suni kaos’tan, kendine çıkar sağlayan GKRY’i, olayları her açıdan körüklemekten geri kalmamaktadır bilesiniz. Hiçbir imparatorluk sonsuza değin yaşayamaz.

Hiçbir şahıs kendisine emaneten verilen devlet makamında sonsuza dek oturamaz. Devletlerin sürekliliği maksimum verim ve minimum hata prensibine dayanır. Türkiye’ye malolmuş, önde gelen sembol kişilerin bu olayları; pireyi deve yaparcasına sürdürmelerini tasvip etmiyorum. Bugün Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı organize edilmiş bir entrika söz konusudur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti süratle kontra-strateji geliştirmelidir. Aksi halde batının yeni doğal gaz koridoru, Türkiye’yi devre dışı bırakacaktır.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.