1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. AB'nin zirvesinden Pekin çıkartması
AB'nin zirvesinden Pekin çıkartması

AB'nin zirvesinden Pekin çıkartması

Tusk, çoğunluğun küresel ve uluslararası ticaretin ortak kurallar olmadan veya ortak kurallara rağmen yürüyeceğine inanması durumunda ilk kurbanların Çin ve Avrupa ekonomileri olacağı uyarısında bulundu.

A+A-

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, çoğunluğun küresel ve uluslararası ticaretin ortak kurallar olmadan veya ortak kurallara rağmen yürüyeceğine inanması durumunda ilk kurbanların Çin ve Avrupa ekonomileri olacağı uyarısında bulundu.

Tusk, Çin'in başkenti Pekin'de düzenlenen 18. AB-Çin Zirvesi'nde yaptığı konuşmada dün başlayan zirvenin ikili ilişkilerin tüm boyutlarının ele alındığı renkli ve samimi tartışmalara sahne olduğunu belirtti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Başbakan Li Kıçiang ile son derece verimli görüşmelerde bulunduklarına dikkati çeken Tusk, zirve sayesinde hem AB ve Çin arasındaki stratejik ortaklığın daha ileri bir seviyeye taşındığını hem de kurallara dayalı uluslararası işbirliğinin önemine vurgu yapıldığını söyledi.

Zirvede göçmen krizinin de ele alındığına işaret eden Tusk, şu ifadeleri kullandı: 

"Dünya çapında 60 milyondan fazla yerinden edilmiş insan koruma bekliyor. Bu yüzden uluslararası toplumun çabalarını artırması lazım. Zirvede yıl sonuna kadar Brüksel'de Çin ve AB arasında insan hakları konusunda başka bir diyalog toplantısı yapmak için mutabık kaldık. Bu konuda görüş ayrılıklarımız olduğuna şüphe yok. Ama Çin'in çözüm bulma yanlısı tutumunu memnuniyetle karşılıyoruz. Buraya ortak zorlukları açık ve arkadaşça bir tarzda ele almak için geldik. Ciddi farklılıklar söz konusu olduğu için bu tür tartışmaları yürütmek her zaman kolay olmuyor." 

İki günlük zirve sırasında ilerleme kaydettiklerini vurgulayan Tusk, "Şi ve Li'ye açık ve dürüst yaklaşımlarından dolayı teşekkürlerimizi sunmak istiyorum. Pekin'de başarılı bir zirve yaptık. Brüksel'deki toplantıya ev sahipliği yapmayı iple çekiyoruz" dedi.

Ortak kurallara dayalı küresel düzenin önemine değinen Tusk, "Bu düzen, ortak çıkarımız ama açıkçası pratikte bazı farklılıklarımız var. Çoğunluğun küresel ve uluslararası ticaretin ortak kurallar olmadan veya ortak kurallara rağmen yürüyeceğine inanmaya başlaması durumunda ilk kurbanlar, tek tek insanlardan öte Çin ve Avrupa ekonomileri olacaktır” diye konuştu.

Çin’e uluslararası düzene saygı göstermesi çağrısında bulunan Tusk, aksi takdirde Çin’in kendini küresel ticaret uygulamaları ve deniz ticaret kanunları üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle çıkmazda bulacağını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Tahkim Mahkemesi'nin Güney Çin Denizi ile ilgili dün açıkladığı karara değinen Tusk, "Kurallara dayalı uluslararası düzen, ortak menfaatimizedir. Bu düzen, halklarımızın çıkarlarını gözettiği için hem Çin hem de AB bu düzeni korumalı.” ifadelerini kullandı.

Lahey'deki mahkeme, Filipinler'in başvurusu üzerine görülen davada dün kararını açıklamış ve Çin'in, Güney Çin Denizi'nde ve yeraltı kaynaklarında tarihten gelen ayrıcalıklı bir kontrole sahip olduğu yönünde herhangi bir kanıtının bulunmadığına hükmetmişti.

SANAYİCİLERDEN AB'YE ÇAĞRI 

Bu arada Çin ile iş yapmaya çalışan Avrupalı sanayiciler, AB liderlerine Çin ile kapasite aşımı ve piyasa ekonomisi statüsüne ilişkin konularda daha etkili bir tutum izlemeleri çağrısında bulundu.

Avrupa'da çeşitli sanayi dallarında faaliyette bulunan yaklaşık 30 derneği çatısı altında toplayan AEGIS Avrupa, AB'nin Çin’in fiyat politikaları, kapasite aşımı ve yasa dışı sübvansiyonlarına karşı net bir pozisyon alması gerektiğini vurguladı.

AEGIS Avrupa Sözcüsü Milan Nitzschke, “Çin bir pazar ekonomisi değil. AB tarafından Çin’e piyasa ekonomisi statüsü verilemez. AB'nin fiyat artırma ya da düşürme karşısında alacağı önlemleri ticaret kanunları çerçevesinde düzgün bir şekilde hesaplaması,  sanayiciler için büyük önem taşıyor. Çin, sistematik bir şekilde kapasite aşımını organize ediyor, daha sonra uluslararası pazarlarda rekabetin önüne geçmek için ürünleri üretim maliyetlerinin altında pazara sunuyor. Bu da sanayicileri zor duruma sokuyor." dedi.

ÇİN'DEN AVRUPA STRATEJİK YATIRIM FONU'NA 2,3 MİLYAR DOLAR YATIRIM

Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) resmi yayın organlarından Global Times gazetesi, AB-Çin Zirvesi'ne ilişkin haberinde Çin’in başlangıç olarak Avrupa Stratejik Yatırım Fonu’na (EFSI) 2,21 milyar dolar yatırım yapmasının beklendiğini yazdı.

Gazeteye konuşan Çinghua Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi Vasilis Trigkas, bu yatırım kararının Avrasya'nın en büyük iki pazarı arasında yatırım ortaklığı modeli oluşturabileceğine dikkati çekti.

Pekin’in yapacağı katkının nasıl harcanacağı konusunda herhangi bir etkisinin olmayacağını belirten Trigkas "Karar, AB’nin altyapısındaki yatırım eksikliği ve halihazırdaki ekonomik durgunluk nedeniyle Çin'e önemli fırsatlar sunuyor" ifadelerini kullandı.

Avrupa Stratejik Yatırım Fonu ve Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) arasındaki ortaklığın AB ve Çin arasındaki ortaklığın uyum düzenlemelerini ve yatırım normlarını daha ileri seviyeye taşıyacak bir adım olabileceğini vurgulayan Trigkas, söz konusu ortaklığın AB-Çin arasındaki sermaye akışının da önünü açacak olan Çin-AB İkili İlişkiler Yatırım Anlaşması'nın da güçlenmesini sağlayacağını kaydetti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.