1. YAZARLAR

  2. Oshan Sabırlı

  3. AB’ye direniş
Oshan Sabırlı

Oshan Sabırlı

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

AB’ye direniş

A+A-

Avrupa Birliği denen mucizeye direniyoruz. Bir yanımız varlık içinde yokluk gibi. Aslında ne garip bir ironidir şu KKTC. Varız ama yokuz. Dimdik ayaktayız ama bir o kadar da ezik, garip. Onurluyuz ama o kadar mağrur olduğumuz iddiası. Paranoya bizi hep etkiledi ve etkileyecek. Paranoyaklıklarımız ise savaş çocukları olmamızın etkisinde acı veriyor. Güvensizliğimiz tıpkı bir saatli bomba gibi. Dokunsalar yakarız bir o kadar da “boş ver, bununla mı uğraşacağım ben” bıkkınlığı da var. Sağcısı, solcusu memleketi kurtarma derdinde. Ama aslında inançsızlık başını alıp gitmişken kabul etmiyoruz. İçimizde fırtınalar koparken biz kimseye çaktırmıyoruz. Ne sağcısı, ne solcusu cesaret edip, “onlar yanlış biliyorum, ama ben de doğru değilim” diyemiyor.

Yine tank, top, tüfek yürüyüşleri olacak ve yine yollar açılacak. 40 derece güneşin altında 20 Temmuz kutlamalarını gerçekleştireceğiz. Bu güne kadar onlarca kez o törenlere katıldım. Ancak her geçen gün katılım oranının düşüklüğünde inansızlığı daha net görüyorum suratlarda. Yine 20 Temmuz benzer törenlerle daha geride kalacak. Çözüm düşüncesinde “gelecek yıl da tören olacak mı?” sorusu kafalarda olacak ama kimseyle paylaşılmayacak.

Birileri çoktan atı aldı, Üsküdar'ı geçeli çok oldu. AB demiştim yazının başında. Şu AB içindeki garip KKTC’de yaşamda bir o kadar garip. AB’deyiz ama Aki denen olgu burada değil. Cezalandırılan bir toplumuz tüm dünya tarafından. Oysa ben suçumun ne olduğunu anlamış değilim. Nutuklar atanlar var her dönemde. Çözümsüzlük bana ne getirdi ortada. Kendime yabancılaştım ve bıkkınlaştım. Oysa demokratikleşme, insan haklarına saygı, kanun hâkimiyeti, özgürleşme gibi kavramlar bana yaklaşamadı bir türlü. Yukarısı da, aşağısı da hep bir şeyler söylerken terk ettim ideallerimi. İdealsiz olmak insanı daha mutlu edebilir mi dersiniz? En azından acı vermez diye düşünüyorum.

AB Dönem Başkanlığı’nın ne işe yaradığını sınırın ne kuzeyi, ne de güneyi tam anlamıyla bilmezken yine çatışmanın tam ortasındayız. Temmuz ayının ilk haftası geride kaldı, derken 2. hafta da tükenmeye başladı. Hal böyle olunca çoktan bir diplomasi savaşını daha kaybettik. AB Bakanları açıklamalar yapsa da, tepki koysa da buzluğa koysa da ilişkileri Kıbrıslı Türkler yine kaybeden olmaya devam edecek.

Benim aydın, eğitimli, kültürlü olmak gibi kaygılarım yok. Hani aydın kesimin ağzıyla yapılan ukalalıklara da gerek yok. Kalbimizi ortaya koyduğumuz zaman kocaman kocaman abilerimiz (uyruğu önemli değil) kulak tıkamaya devam ediyor bize. Sanırım şu sıralar bir yanımız ezik, ötekisi umursamaz. Taşlaşan bir toplum olmuşuz. Kaç bahar geçer de bu ülkenin rahat insanları, tembel insanları normale döner bilmiyorum. Ancak güvensizliği hisseden, ne yukarısı, ne aşağısı gibi olmak istemeyen bu insancıklar, kendisini nerede ne zaman bulacak bilmiyorum…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.