Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Acaba mı?

A+A-

Türk yenileşme tarihini dikkatle inceleyenler, 1595’te kendini ilk defa hissettiren, 1715’te ilk defa konuşulan ve 1730’da artık eyleme dökülerek, 1839 Tanzimat, 1856 Islahat Fermanları duraklarından geçerek; l.Meşrutiyet ve 1908 ll. Meşrutiyet ara konaklarında soluklanarak, İttihat ve Terakki’de vücut bularak, 1922’de doruğa varan değişim mücadelesinin,  üstten yâni saraydan geldiğini görürler!

 

Her yerde devrim bir kopuş ve yeniden şekilleniş olduğu halde; bizdeki “ıslahat” amacına yöneliktir ve onu yapacağı var sayılanlar, yönetimin adamları olan asker/sivil bürokrasi olup, devlet tarafından eğitilmektedirler. Mareşal Moltke, daha 1839’da şöyle diyordu:

 

“Her iki memlekette (Türkiye ve Rusya NB) de devrim halktan gelmemiş, tersine kendilerine yukarıdan zorlanmıştır; her ikisinde de halklar muhafazakâr, hükümetler ilerici unsurlardı, çünkü sadece devlet dümeninde oturan insanlar... bir  yenileşmenin zorunlu olduğunu anlamışlardı.”[1]“Genç Osmanlılar, bir bakıma bürokrasinin üst katmanlarına karşı direnişe geçmiş memurlar topluluğudur”[2]. “ Büyük Reşit Paşa’nın kurduğu takım içinde en öne çıkan kişi, Şinasi’dir. Hükümet adına Paris’e  gönderilen Şinasi, Büyük Reşit Paşa’nın yetiştirmesidir. Kasidelerinde Mustafa Reşit Paşa’yı, İslâmiyetin halifesi padişahın karşısında, ‘medeniyet dininin resülü’ diye övecek kadar ölçüyü kaçırmıştır”[3]  Sadrazamın adamı, ona tapan bir “devrimci”! Genç Osmanlılar’ın yapısı budur:

 

“Mustafa Fazıl Paşa’nın Namık Kemal; Sait Paşa’nın da Ali Suavi ile ilişkisi bilinmektedir... Bu yeni aydınların yurt içi ve yurt dışındaki hizmetleri karşılığığında masrafları bağlı oldukları kişilerce sağlanmıştır!”[4]Sait Paşa’nın lâkabı; İngiliz Sait Paşa’dır ama daha da önemlisi kendisi hanedanın damadı olduğu için, Damat Sait Paşa diye anılmaktadır. Mustafa Fazıl Paşa ise Mısır Hidivi’nin kardeşi olup; hidiv bir kararname ile oğlunu veliaht tayin edip, padişah da bunu onayladığı için, padişahla takışmış, 1876’da Paris’e yerleşerek Genç Osmanlılar’ı desteklemeye başlamıştır! “ İhtilalcilerin merkezi Paris’tedir. Kendilerine Mustafa Fazıl Paşa tarafından aylık ödenekler bağlanmıştır. Ziya Paşa, Namık Kemal, Ali Suavi... Mustafa Fazıl Paşa’nın davetine uyarak Paris’e gitmiş, ve maaşa bağlanmışlardır.”[5]Mustafa Fazıl Paşa Abdülaziz’in Avrupa seyahati esnasında padişahla anlaşınca, bunları yüzüstü bırakıp, İstanbul’a dönmüş; onlar da dağılıp, ayrı ayrı başkente gelmişlerdir. “Kapı önündeki bu kavgada bütün sorun, bazı kişilerin devlet yönetiminde bazı yerlere yükselebilmesi, ve adamlarını devlet kapısına yerleştirebilmeleridir. Eski Osmanlı kapıkulları kavgası, temelde önemli bir değişiklik göstermeden sürmektedir.”[6]

 

Bilmem bu kısa tarih bilgisi, bu günlerde Türkiye’de olup bitenlere birazcık açıklık getirir mi?



[1]- Helmuth von Moltke.  Türkiye Mektupları s.  388-389 Remzi Kitabevi : İstanbul,1995

[2]İ. Ortaylı En Uzun Yüzyıl s.  270

[3]- Ertan Eğribel- Elif Süreyya Genç.  Sosyoloji Yıllığı s. 153.  İst. Univ.  Ed. Fak.  Yayını:  İstanbul2001

[4]- age s. 154

[5]- age s. 156

[6]- Prof.  Baykan Sezer.  Zikr.  Eğribel-Genç age s. 157

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.