1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Açıkla Gürcafer!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Açıkla Gürcafer!

A+A-

Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer ile bundan birkaç ay önce ateşli bir telefon konuşması yapmıştık.

O zaman konu Mimoza Otel idi…

Belgeli bir yayın yaptığımız halde yazdıklarımızı beğenmemiş, telefonda epey sitem etmiş ayrıca ‘yazacaksanız bu ülkedeki rüşvet olaylarını da yazın” demişti…

O zaman sorduk kendisine ‘nedir bu rüşvet olayı’ diye!

O da dönemin bir bakanının kendisinden bir işi bitirmesi sonucunda 250 bin dolar istediğini söylemişti.

Hatta bakanın adını da vermişti.


Gürcafer, sevabıyla günahıyla bu ülkenin bir iş adamıdır.

Aynı zamanda saygın bir kurumun da başındadır.

Onun ne özel işleri, ne ihaleleri, ne de mal varlığı bizi ilgilendirmez.

Bizi ilgilendiren, söyledikleri, çok önemli iddiaları ve belki de ülkede bir milat olacak itiraflarıdır.

Belli ki artık kendi gibi bütün iş adamları rüşvet vermekten illallah etmiştir ki, artık ufaktan da olsa konuşmaya başlamışlardır.

Bunun devamı gelmeli ve şimdiye kadar kimlere, hangi siyasiler kendilerinden rüşvet istemişler ve onlar da kimlere rüşvet verdilerse, bunları isimleriyle açıklamak zorundadırlar.


Gürcafer diyor ki;

Siyasiler bu çarpık düzene ayak uydukları sürece bizim de bu yapıya ayak uydurmaktan başka yapabileceğimiz bir şey yok…”

Bu ne demektir;

Siyasiler işimizi yapmak için rüşvet istemeye devam ettikçe, biz de onlara rüşvet vermeye devam edeceğiz…”

Şimdi bir iş adamı bu sözleri KKTC’de değil de, dünyanın her hangi bir ülkesinde söyleseydi ne olurdu biliyor musunuz?

Anında yargı devreye girer, itirafta bulunan kişi sorguya çekilir ve her şeyi söyleyene kadar da bırakılmazdı.


Ama bizde hukuk bile kişilere göre ayrı işlediğinden, elbette ki Gürcafer’in bu sözleri havada kalacak ve rüşvet ve yolsuzluk olayları artarak devam edecektir.

Onun için, bazı ihalelerin Ankara’da açılmasına köpürenlerin bunda hiç hakları yok.

Bazı ihaleler Ankara’da açılmaktadır çünkü burada bir takım ihalelerde müthiş rüşvet ve haraç olayları olmakta, Ankara’da bunun farkında olduğu için, en azından kendi parası ile yapılan ihalelerin kendi gözleri önünde yapılmasını istemektedir.

Bundan bir süre önce bir elçilik mensubu, bunu yazmamamız kaydıyla bize söylemiş, ve ihaleler şeffaf ve adam gibi olmadıkça da bunun aynen böyle devam edeceğini ifade etmişti.


KKTC’deki sistem rüşvetçiye ceza değil ödül veren bir yapıda kurulmuştur.

Örneğin Şehircilik ve Planlama Dairesi Müdürü Hasan Baltacıgil, geçen hafta içerisinde rüşvet aldığı iddiasıyla görevden alınmıştır.

Bunu bir bakan kendi inisiyatifi ile yapmış ve konu polise bile verilmemiştir.

Üçlü kararname ile görevden alınan Baltacıgil, eğer rüşvet adlıysa cezalandırılacağına, aksine sadece görevden alınarak ödüllendirilmiş, ve ayda 6 bin lira alıp evde oturmaya zorlanmıştır.

Yani rüşvet aldığı iddia edilen kişi, yargıya teslim edilmemiş, kılını kıpırdatmadan devletten maaş çekmeye  zorlanmıştır.

Bu zihniyet devam ettiği sürece de, rüşvetin ardı arkası kesilmeyecek ve sonunda ödüllendirildiğini görenler, ister istemez bu yola başvurup devletin ensesinden kazanmaya devam edecektir.


Gürcafer, cesur davranıp ağzından atmıştır artık.

Bundan böyle de bunu devam ettirmek zorundadır, bunu kendi için değil, ülkenin geleceği için yapmalıdır.

Ayrıca, geçtiğimiz ay hükümete transfer edilen bazı vekillerin borçlarını kendilerini kapattıklarını itiraf eden gazino sahiplerinin açıklamasını unutmuş değiliz.

Eğer onlar da bu ülkede kazandıkları ekmeğin karşılığı olan vefa borcunu ödemek isterlerse, buyursunlar konuşsunlar.
Konuşsunlar ki ülkeye bir faydaları olsun!

levent.20110729091046.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Çetin UĞURAL, yargının gardiyanların terfileri ile ilgili dünkü kararından sonra istifa etmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa siz de bir kulp bulup koltuğu korumaya devam mı edeceksiniz?


Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, Vadili Belediye Başkanı Mehmet Adahan’ın bölgedeki su sıkıntısının sizin söz verip de yapmadığınızdan ötürü olduğunu belirten açıklamasını okudunuz mu? Bölge halkı özlem ve hasretle sizi bekliyormuş.


Sayın Ersan SANER, Osman Kutup ile aranızdaki anlaşmazlıkları çözmek için yakında masaya oturacağınızı öğrendik, çok da memnun olduk. Olayın takipçisiyiz bilesiniz…


Sayın Kemal DÜRÜST, sayfamızda yayınlanan ve devletten yardım bekleyen İnci Altundağ adlı öğrencimize elinizi uzattığınızı memnuniyetle öğrendik. Devletin bu konuda kucaklayıcı olması aileye de sevince boğdu.


Sayın Funda ULUÖZ, İnci evladımızın sorununu bize aktardığınız için size ayrıca teşekkür ederiz. Sizin gibi öğretmenlerimizin varlığı içimize huzur veriyor. Allah tuttuğunuzu altın etsin.


Sayın Ahmet KAŞİF, UBP Mağusa Gençlik Kolları Başkanı Sercan Çavuşoğlu’nu Sağlık Bakanlığında istihdam etmeniz sadece bölge halkını değil, gençlik kollarını da karıştırdı. Çok yakında size sert bir cevap vereceklermiş.


Sayın Mustafa AKÇABA, Salamis Bay Otel’deki zehirlenme olayında bazı gerçeklerin saklandığı ve bunda sizin de rol aldığınız iddiaları var. İftiraya giden ilgili firma çok yakında mahkemeye gidiyor haberiniz olsun.


Sayın Yunus RAHMİOĞLU, Bankalar Birliği Başkanı olarak dünkü uyarınızı okuyunca gülmemek için kendimizi zor tuttuk. Döviz yükseldikten sonra böyle bir açıklamayı ilk okul çocukları bile yapardı. Siz asıl döviz borcu olanlar ne yapsın onlara tavsiyelerde bulunun.


Sayın Mehmet TANCER, Turizm Bakanı Üstel’i adım adım izlediğinize göre bu sektör ilginizi çok çekmiş olmalı değil mi? Yoksa sıradaki Turizm bakanı siz misiniz de hazırlık yapmaya başladınız?


Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, bundan bir süre önce belediyede çalışan ve ikinci iş yapanları ayıklayacağınız yönündeki açıklamalarınızın akıbeti merak ediyormuş. Şu anda çalışanlar arasında 50 kadar kişinin ikinci iş yaptığı iddia ediliyor.


Sayın Mehmet KRAL, zehirli su olayının tam bir fiyasko olduğu bu işin perde gerisinde başka şeylerin olduğu ortaya çıkacak gibi görülüyor. Umarız siyasiler sizi bu konuda kullanmamışlardır. Anlamışsınızdır değil mi


Sayın Erdil NAMİ, Yeni Erenköy’deki marinanın bir türlü hizmete girmemesinden dolayı iyice yıprandığınız ve yorulduğunuz gözlemleniyormuş. Kim dedi ki size memlekete yabancı sermayeyi getirip faydalı işler yapın diye?


Sayın Menteş GÜNDÜZ, Binatlı Spor Kulübü’nün yenilenecek olan genel kurulunda hakemlik yapmanız ve tarafsız gözlemci olarak bulunmanız isteniyor. Yakında diğer kulüplerde bu modaya uyarsa yandığınız gündür değil mi?


Sayın Mehmet AVCI, motosikletlerde kask takma zorunluluğu konusunda büyük payınız ve emeğiniz var. Her ne kadar bazıları sizi istenmeyen adam ilan ettilerse de elbette birileri de size sahip çıkacaktır.


Sayın Vakkas ALTINBAŞ, Creditwest’in uluslar arası başarılarını memnuniyetle izliyoruz. Kurumsallaşmaya ne kadar önem verirseniz ve işi profesyonellere bırakırsanız başarı da o kadar büyük olacaktır. Tebrik ederiz.


Sayın Ünal ÜSTEL, bazı turizmciler ve acenteler artık ülke sahillerinde mavi bayrak uygulamasının başlatılmasını istiyorlar. Bir ilk olacağından bunu yapan niçin siz olmayasınız ki?


Sayın Tözün TUNALI, kara mizah türünden mesajınızı aldım ve kendi kendime güldüm. Rumlar Trabzon’a spor yapmaya giderken bizimkiler ancak düğüne ve hamsi yemeye giderler ve bunu da icraattan sayarlar.


Sayın Ahmet ULUBAY, ÖZEV’e katkılarınız taktir ve memnuniyetle  karşılanıyor. Zaten iki büyük telefon şirketi olmasa sosyal yardım isteyenlerin elleri boş kalacak.


Sayın Yonca ALPER, ülkede bir ilk olacak konfeksiyon mağazanızın açılışı için artık gün sayıyormuşsunuz. Her modelden sadece bir tek giysi olacağına göre artık bayanlar pişti olmayacak değil mi?


Sayın Sefa KARAHASAN, rahatsızlığınızı üzüntü ile öğrendik. Büyük geçmiş olsun.Ancak bunun yüzünden günlük yazılara ara vermek olur mu hiç? Biz de hasta oluyoruz ama bundan kimsenin haberi bile olmuyor.

 

Günün Fıkrası : Hayal kırıklığı…

Kadın, kocası ile birlikte yatağa girmiş uyumak üzereydi.. Bir ara kocası sırtına doğru yaklaşıp, elini ona doğru uzattı.. Kadın, dokunuşu sırtında hissedince "Ohh!.."diye mırıldandı;"Oh..Çok güzel !
Çok güzel!. Devam et !.." 
Adamın eli belinin altına doğru kaymıştı, yatakla karnının arasına doğru!..
 "Mmmhh !.." diye kendinden geçmişti kadın; " Ne harika bir duygu bu!.." gevşedi.. Adamın eli devam etti kaymaya..
Bacaklarının arasına uzanmıştı.. "Aşkım.." diye inledi kadın, 
"Sakın durma e mi?.." 
Ama adam aniden durdu..
"Neden, neden durdun ki?.." diye inledi kadın nefes nefese!.. 
"Şeyy!!.." dedi adam, "TV'nin uzaktan kumandasını buldum sonunda!.."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.