1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Adayı kim taksim edecek?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Adayı kim taksim edecek?

A+A-

Tam evden çıkıyordum ki telefonuma bir SMS düştü: “Anastasiadis, cumhurbaşkanı olursa, müzakerelerden çekileceğini açıkladı!”

Aklıma efendi hazretlerinin, birkaç gün önce görüştüğü bir Türk grubuna söyledikleri ve arkalarından telefon açıp: “Sakın size söylediklerimi, kamuoyuna açıklamayın, seçimi kaybederim” demesi geldi! Bu arada DİKO da Hristofyas’ı desteklemeyeceğini ilân ediverdi!

İngiliz Başbakanlarından Sir Anthony Eden, anılarında,1956’lardaki EOKA terörüne değinirken, “ Türkler de içinden çıkar da toplumlararası çatışmalar başlarsa, işin nereye varacağını kimse kestiremez” der ve Rum komünistleri, “bulanık suda balık avlamaya çalışmakla” suçlar!

Eden’in öngörüsü haklı çıktı! “Bulanık su” politikası, Kıbrıslı Türkler’de güvenin “g”sini bırakmadığı için, işin içine Türkiye de karışmak zorunda kaldı ve bugüne öyle gelindi. Daha 1974’te Kliridis federasyondan bahsetti… 1. Ve 2. Cenevre Konferanslarında bu konuşuldu. Bulanık su politikası sebep oldu, 2. Harekât yapıldı, ada bölündü! Nedir bulanık su politikası? Zamana ve tribünlere oynamak…

1977’de, Makarios BM Genel Sekreteri önünde Denktaş’la “federasyon” anlaşması yaptı; 1979’da da Kiprianu bunu onayladı! Geçen akşam SİM FM’de Kathy Kliridis’ten öğrendiğimize göre, Kıbrıslı Rumlar’ın çoğunluğu, halâ “Biz %80, onlar %20 bu nasıl bir eşitlik ve ortaklık olacak?” diye sorarak, 1958’de durdukları yerde bağlı olduklarını göstermekteymişler. Bunu duyan adam, “1977’den beri bir yandan federasyon anlaşması imzalayıp, öte yandan da halkına bunu anlatamamak, ne biçim bir politik tavırdır?” diye sormadan nasıl dursun?

Bulanık su politikası devam ediyor… İlk söyleyen oy kaybedecek varsayımı ile hiçbiri söylememiş; “federasyon dediğin budur” diye…  Her biri “öteki söyleyip, oyları o kaybetsin” diye beklemiş! Arada memleket elden gidiyor, ne gam?

Hristofyas, gitti Greentree ‘de “bulanık su” politikasını sürdürdü, zamana oynadı! İlk seçimde yerine geleceği çok muhtemel Anastasiadis,  Türkler’e başka, Rumlar’a başka açıklamalar yapıp, “bulanık su” konseptini sürdürüyor…

Bir de 1930’dan beri, her sorumluluk alınacağında, her biri sütten çıkmış ak kaşık rolü oynayacak diye uydurdukları bir Ulusal Konsey maskaralığı var! AKEL %35, DİSİ %35, DİKO %10-15, EDEK %7-8 oranında oyu temsil ediyorlar. Geriye kalan %8-10 oranında oyu da sekiz on parti paylaşıyor! Hepsi bir araya gelip, “ulusal” karar veriyorlar! %40 oy alan partinin de bir oyu var, %2.5 alanın da… Bu demokrasi değildir be arkadaşlar! Katılımcılık da değildir… Çünkü çoğunluğun aleyhine, azınlığın lehine bir eşitsizliktir! Dünyada buna benzer bir organ ararsanız, ancak Mussolini’nin Faşist Yüksek Konseyi’ni bulursunuz! Daha da yoktur… Oyunun sebebi, sorumluluğu yüklenmeyip, herkese yayma tinyozluğudur ama bu yapı ile zaten ortada yüklenilecek sorumluluk da kalmaz! Ana fikir “zamana oynamak” olduğuna göre, büyük partilerin de şikâyeti yok!

Bu güne bu politikalar ile geldik! Dünya kamuoyunda Türkiye’ye sövecekler diye, Kıbrıs’ın yarısına egemen değiller şimdi…

Anastasiadis’i okuyunca, artık emin oldum! Kıbrıs bölünüyor… Bölecek olan da ne TMT, ne rahmetli Denktaş, ne Türkiye ne de “Anglo-Amerikan emperyalizmi”!

Komünisti, sosyalisti, liberali, kilisesi ile Kıbrıslı Rumlar’ın kendileri...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.