1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Adını Hristofyas Koydum!
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Adını Hristofyas Koydum!

A+A-

Sorun çözmek için kimilerinin elinde bulundurduğu makam ve yetkiler yeterli olmazken, kimilerinin ise sadece ismi yeterli olur...

Savaş Bozat, "Hristofyas'ın ismini keşke en baştan ortaya atsaydık" dedi...

Bozat Haksız mı?

Yaşanılan sürece baktığımızda çok haklı bir söylem olduğunu görebiliyoruz. Aylardır bu hükümetin, yıllardır ise CTP ve bu hükümetin çözemediği bir durum var ortada...

Eylem yaparken bunun başarılı olmasını istiyorsanız, karşınızdaki emek sömürücülerinin zayıf noktalarını bulmalısınız.

En kutsal olarak gösterdikleri ve dokunulmaz olarak adlandırdıkları yerler onların yumuşak karınlarıdırlar...

Tüm gücünüz ile oraya yapacağınız vuruş, size en kısa sürede zaferi getirecektir.

"KKTC" ve TC'nin de en zayıf yanı Kıbrıs Cumhuriyeti'dir...

Dikkat edin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ismi ne zaman geçse, ya alay ederek, ya da kin kusarak konuyu geçiştirmeye çalışıyorlar.

O neden ile Hristofyas'ın ismini duyarkenden uzlaşı yoluna gitmeye karar verdiler.

Ben bu yolu daha önce, KTHY çalışanlarına bir kaç kez hem sözlü hem de yazılarım ile önermiştim fakat bu konuda onlardan hiçbir adım atılmamıştı.

Sorunu buradaki "yönetim" ile çözeceklerini sanmışlardı ama durum ortada...

Ne yazıkki şuanda bırakın çalışanların haklarını, ortada KTHY diye birşey kalmadı...

Sanırım HAVA-SEN'de "keşke bizde bu yolu deneseydik" diye kendi kendine söyler olmuştur.

Sosyal medyaya baktığımızda, herkesin ortak fikri, "artık sorunları çözümlenmeyen kesimler soluğu Hristofyas'ın yanında alacaklar"oldu...

Artık sorunu çözülmeyen çalışanın ve halkın sloganı da bu "Adını Hristofyas koydum" ...

CTP, TDP, DP ve sendikalar için aslında çok acı ve sorgulanması gerek bir durum.

Bu sorunları hükümetin çözmesini sağlamak için her türlü eylemi deniyorlar...

Saatlerce meclis kürsüsünden boş koltuklara konuşuyorlar...

Örgütlü oldukları iş yerlerinde grevler koyup, yüksek miktarda paralar harcıyorlar...

Erken seçim talebinde bulunup, "sorunu en iyi biz çözeriz" diyorlar...

Sabahtan akşama kadar televizyon ekranlarında boğazlarını yırtıyorlar...

Kaldırım kenarlarında bayrak sallıyorlar...

Tüm bunları yapmalarına karşın başarısız olurlarken, sorunların çözümü için Hristofyas'ın sadece ismi yeterli oluyor.

Bunu bence bir defa değil, bin defa düşünmelidirler ve koltuk peşinde değil, halkın önünde siper olup koşmalıdırlar...

Şuanda "LTB'deki tüm sorunlar çözüldü" demek çok hatalı bir yaklaşım olur. Zaten Bozat'ın dünkü açıklamaları da bunun böyle olmadığını gösteriyor.

LTB sorununa sadece "çalışanın alamadığı maaşların ödenmesi" olarak bakmamalıyız. Sonrasında bu kurumun nasıl ayakta kalabileceğini de hesaplamalıyız...

Ben şahsen UBP Hükümeti'ne güvenmiyorum, çünkü daha doğru konuştuklarına rastlayamadım...

BES'i ve çalışanları ortada bırakırlarsa bu duruma hiç şaşırmayacağım. Sanırım benim gibi tüm toplumda bu durumu şaşkınlık ile karşılamayacaktır.

Bir de şunu gözden kaçırmamalıyız diye düşünüyorum...

Şuanda Kıbrıs Cumhuriyeti'nin başındaki kişi olan Hristofyas, Kıbrıslıtürkleri düşmanı olarak değil, kendi kadar Kıbrıslı olarak görüyor...

O Hristofyas yaklaşık 1 ay sonra artık o koltukta olmayacak...

O koltukta muhtemelen, EOKA'cıların ve NATO'nun sadık hizmetkarı Anastasiyadis olacak. İşte o zaman bize bu yolda kapanabilir...

Kimse size yanlış adreslerde zaman kaybetdirmesin!...

Ama şuanda doğru iki adres vardır "TC Elçiliği ve Kıbrıs Cumhuriyeti"dir... 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.