1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Ah bu partizanlık
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Ah bu partizanlık

A+A-

Çok partili ve parlamenter sisteme 1976’da geçtik. 1976’ya kadar bir nevi başkanlık sistemi olan liderlik denen sistemle yöneltildik. 1963’te kurulan ortak olduğumuz Kıbrıs Cumhuriyeti de başkanlık sistemi ile yönetiliyordu. 1963 Aralık olaylarından sonra, yine başkanlık sistemi gibi olan, cumhurbaşkan muavinliği ve liderlikle yönetildik. 1967’de kurulan geçici Türk Yönetimi de başkanlık sistemi idi. O sistemlerde de yolsuzluklar, hatır gönül işleri olurdu. Ama yok da 1976’dan sonra olduğu gibi. Bu ülkeye partizanlık UBP ile birlikte, bilhassa Derviş Eroğlu Başbakan olduktan sonra geldi. UBP’nin partizanlık anlayışına göre UBP’li olmayana bu ülkede hayat hakkı yoktu. Bunun anlamı UBP’li olmayanların öldürülmesi değildi. İnsanlar ölmekten beter hale getirilirdi. İş kurması engellenir, kuranlar batırılır, türlü engellerle karşılaşırlardı. Kamuda işe girebilenler UBP’li değillerse ağızlarıyla kuş tutsalar terfi alamazlardı. UBP’li olmayanların eş veya çocukları kamuda asla iş alamazlardı. Bir şekilde ayakta kalan iş sahipleri de asla kamudan ihale alamazlardı. Bu yüzden bilhassa göç yollarına düşen genç veya orta yaşlı farketmez, göç edenler nedeniyle aileler parçalanıyordu. Bu partizanlığı sona erdirecek diye, halk son bir umutla 2003 seçimlerinde CTP’sini hükümetin büyük ortağı yaptı. 2005 erken genel seçimlerinde ise, yine bir umutla Kıbrıs Türkü, CTP’sini bu defa daha büyük bir çoğunlukla yine hükümetin büyük ortağı yaptı. O zaman BDH başkanı olan Mustafa Akıncı’nın şartsız desteğine rağmen CTP, yine Denktaşlarla koalisyon yaparak bize gidilecek köyün minarelerini gösterdi. CTP’nin bu ikinci hükümetçilik döneminde, UBP’nin yağma döneminden sonra, talan ve tahribat dönemi başladı. Yolsuzluklarla, partizanlıklarla ve de rüşvetle çok kısa sürede UBP’sine rahmet okuttular. Orman arazileri alçaltılarak TC’li sermayeye peşkeş çekildi. Sahte ihracatçılar yanında sahte gübreciler yaratıldı. Yandaşlara ödenmeyeceği biline biline kamu bankalarından milyonlarca dolar aktarıldı. O dolarla yapılan tesisler CTP’li başbakan tarafından şampanya patlatılarak açıldı. Tıpkı bugünkü gibi kamu ve kamu kuruluşlarına UBP’lilerin yaptığı gibi sınavsız ve münhalsiz CTP delege ve yetkililerin eş, dost ve çocukları alındı. Halen alınmaya devam ediliyor.

                                         ***

Son olarak Koop. Merkez Bankasına muhtelif dallarda çalıştırılmak üzere paralı gazete ilânları ile tam da CTP’nin kurultay arifesinde münhâl duyurusu yapıldı. Başbakan benim haberim yoktur ve diğer doğru gerekçelerle bu münhâlleri iptâl ettiğini açıkladı. Başbakanı alkışladık. Ancak herhalde parti içi dengeler ağır basmış olacak ki, Başbakan 2 gün sonra tükürdüğünü yaladı. Münhâl süresi bir hafta uzatılarak ve herhalde partilileri daha çok kapsasın diye değiştirilerek yeniden yayınlandı. CTP milletvekili ve Yorgancıoğlu’na karşı parti başkanlığına da aday olan Ömer Kalyoncu bile dayanamayarak Koop. Merkez Bankası’nda açılan münhâller için “Büyük yanlış yapıldı” dedi. Kalyoncu “Koop Merkez Bankası’na münhâlsiz olarak yapılan alımların ve çıkılan münhâl ilânlarının kurultay iradesini etkilemeye yönelik olduğunu da” söyledi. CTP’de yıllarca üst düzey görevlerde bulunmuş olan Kalyoncu’nun söylediklerine benim ekleyecek sözüm olamaz. Adı batsın partizanlığın diyebilirim. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.