Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ah Bu Trafik Ah…

A+A-

Bayram tatili sonrasındaki ilk iş günü İstanbul trafiğinin çok rahat olmasına çok sevinmiştim ki uzun sürmedi sevinç.

Bu günlerde İstanbul’da  kime rastlasam , ”Ne oldu bu trafiğe?” diye soruyor.

Sabah komşu bile, ”İyi günler” in arkasından patlattı…

-Ne olmuş İstanbul’un trafiğine?

-Ne olmuş?

-Ne kadar da kalabalık akşam öldük bittik.

-Yok da…

-Evet ya…

-En son ne zaman çıkmıştın trafiğe?

-Altı ay kadar önce.

-Ha… Anladım, ondandır.

Oysa onun bir gece önce yaşadığı yoğunluk normal bir yoğunluktu.

O bunu bilmiyordu.

Sorunlar irdelenmedikçe sorun olarak fark edilemezler.

Sıkıntının üzerine gidilmedikçe de sıkıntı yok sanılır.

Ama günü gelip de gerçeklerle yüzleşme zorunda kalındığında, katlanarak çıkarlar karşınıza.

Başını kuma gömmüş devekuşu misali toplumlar, güneşin doğuşunu beklerken gecenin karanlığına doğru kaybolup giderler .

Hristofyas; beğenseler de beğenmeseler adada dünyanın yasal olarak tanıdığı tek devletin cumhurbaşkanı.

Dün basın bildirisi yayınladı ve Kıbrıs’taki son gelişmeleri özetleyerek “kaynaklarımıza” ve kaynaklarımızın geleceğine dair açıklamalarda bulundu.

Fakir ülkelerin, başka ülkelerin çöken ekonomileri peşi sıra sürüklendikleri çıkmazdan az hasarla kurtulmaları veya içinde bulundukları alt seviyelerden bir üst seviyeye çıkabilmeleri devamlı teyakkuzda bulunmalarını gerektirir.

Ya hep araştırıp gözleri açık yatacaksın ya da çıkmazların derinliklerine sürükleneceksin.

Bugün Somali diye yardıma koşulan ülkenin kendine yetecek kaynakları yok mu ki başkalarının yardımlarına muhtaç?

Elbette değil.

Veya Libya gibi dev petrol ve yer altı kaynaklarına sahip ülkeler, mazur mu ki ABD veya diğer kapitalist ülkelerin sömürgesi oluyorlar?

Tuhaf olan şudur ki bu tür ülkeler hem zengindirler hem de fakir.

Çünkü zenginliklerini sömürgeci ülkeler kapışırlarken fakirliği yaşamak onlara düşer.

Ne mi yapmalı?

Hristofyas basın bildirisinde açıkladı, “Türkiye tehditler savururken doğal gazda hakları olduğu konusunu öne sürerek, Kıbrıslıtürklere atıfta bulunmaktadır. Kıbrıstürk toplumu yeniden birleşmiş bir vatan çerçevesinde her tür zenginliğin değerlendirilmesinden yararlanabilir.”

Az önce demiştik ki, “başını kuma gömmüş devekuşu misali toplumlar, güneşin doğuşunu umarken gecenin karanlığında kaybolup giderler.

Kıbrıs Türk toplumu olarak bugün yerimiz neresi olmalıydı?

Bu soruya açık ve net cevap verebilecek bir “lider” varsa öne çıksın.

Elbette ki sıralayacak, tarihten gelme sıkıntılarımızı vardır.

Ancak görmeliyiz ki o günlerdeki durumumuz, bugünkü halkı ikiye parçalanıp birbirlerini yerlerken araya giren yabancıların sömürgesi olmak üzere olan Libya gibiydik.

Varsın kendini anavatanı için göğsünü siper edip savaştığını sananlar ülkeyi yabancılara peşkeş çekmek için uğraşsınlar.

Kıbrıs’ın gerçek sahipleri dışarıdan gelen dayatmalara karşı uyanık olsa yeter.

 

-Ne olmuş İstanbul’un trafiğine, öldük bittik.

-En son ne zaman çıkmıştın trafiğe?

-Altı ay kadar önce.

-Farkında olamazsın tabii.


Günün Karikatürü:

2.20110916095629.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.