Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ah O Duygular…

A+A-

Telefon çalıyor bir yanda, kız sesleniyor” diğer yanda,  “Doktor bey”…

Minibüs borusuna basa basa geçerken, seyyar satıcı, “Anlı canlı şeker hastalarına yasak Tekirdağ karpuzu geldi hanım ” diye bütün mahalleyi ayağa kaldırıyor…

Bu arada kapı çalmış,hasta gelmiş,karşı komşunun bir isteği varmış, söylemiş…

Ve daha birçok ayrıntı…

Sadece ve sadece 1968 kaydı Tom Jones’un söylediği Delilah şarkısı vardı benim için…

Aynı duyguyu 1990’lı yılların ortalarında da yaşamıştım.

Çok uzun zaman geçmişti üzerinden Tom Jones’u dinlemeyeli.

Liseden sonra hiç yoktu anlayacağınız.

Sanki beyin silip atmıştı her şeyi, bu yaşam maratonu dehlizinde ilerlerken.

Masada oturmuş kayıtlara bakıyordum, kim gelmiş o gün, kime ne vermişim diye.

Radyo kısık sesle bir şeyler çalıyor, ben dinlemiyordum bile.

Nasıl oldu, ne zaman anonsu yapıldı duymadım ama o giriş sesi ile önce durdum, sonra kayboldum yine aynı bugünkü duygularla…

Yoktum gibi bir şeydi o günlerde.

Ne Kıbrıs vardı özlediğim, ne de Baf geliyordu aklıma.

Depreşmemişti daha onlar hayatımda.

Sanki nasılsa gidecektim, hazır elimdeki işleri bitireyim, sonra bakarız, düşüncesindeydim.

Sadece yapılacaklar vardı o gün için,  hayatımda…

Ki o gün yani sanırım 1990’lı yılların ortasında Tom Jones’un İstanbul konserinin duyurusunun radyodan  Delilah şarkısı ile yapıldığı o ana kadar.

Birden uyanmıştım…

Elimdeki kağıtlar,hesaplar,geleceğe dair saçma sapan planlamalar…

İstanbul,Beyoğlu,Boğaz,hastalarım, iş yerim hatta İzmir,Efes, Marmaris…

Hepsi de boşmuş.

O ses bir şamardı yüzüme çarpıp uyandıran.

O gün kendime getirendi Delilah…

Her şeyi bırakıp telefonlarını bildiğim arkadaşlarımı aradım,” orada mısınız?” sormak için…

Zaman öyle bir geçiyor ki, bir sonraki gidişte ya bulamayabilirdim onlardan birini ya gidemeyebilirdim görmek için.

Ve kararımı o gün vermiştim…

Zaten dönmekti düşüncemdeki gelecek…

Ertelememek hiç olmazsa daha sık gidip görüşmek gerekirdi.

Baf kapıları kapalıydı daha, ama yine de ona da sıra gelecekti, ya Avrupa üzerinden yada bir şekilde Pergama’dan.

Bugün 1990’lı yıllarından çok farklı.

Yoktu Facebook ve MSN…

Hatta bilgisayarımız, internetimiz de.

-Al bu adrese gir,dinle  ve nereye gittiğini bana yaz, dedim MSN’den arkadaşıma.

İki dakika geçmedi cevabın gelmesine;çocuksun bir şey be.Nereye gittiğimi sen benden iyi bilin.Ah o Baf günlerimiz.Ah o lise, ah ah da gene ah.

-İmkan olsa da,  Tom Jones’un  Delilah şarkısını yaşadığımız o günlere 10 dakikalığına bile olsa aynen gitsek.Hani aynı Baf’a, aynı kişilerle ve aynı yaşlarda.Nasıl olur?

-Harika derim ama nasılsa geriye döneceğiz ya, daha çok üzülürüz…

-Deli misin.Gidersem firar eder, ne Omorfo’ya dönerim ne kuzeydeki herhangi bir yere.

Bazen öyle olur insan.

İmkansız bile olsa hayalleriyle kendini oyalar.

Olmayacağını bilse bile.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.