1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Ahlâk ve etik...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahlâk ve etik...

A+A-

Ahlak, İngilizce morals, Almanca moral, Fransızca morale olarak ifade edilir. Belli bir dönemde belli insan topluluklarınca benimsenmiş olan, bireylerin birbirleriyle ilişkilerini düzenleyen törel davranış kurallarının, yasalarının, ilkelerinin toplamı olarak ifade edilmektedir.

Ethik, Latince ethica kelimesinden Batı dillerine geçmiştir. Ahlak felsefesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ahlak ile onun felsefesi birbirinden farklı şeylerdir. Acaba Ahlak Felsefesinin konusu nedir?  İnsanın günlük hayatta birçok davranışı vardır. Bunlardan bir kısmı zorunlu olarak yapılan davranışlardır. Nefes almak, yemek yemek gibi. Bir kısmı da özgür irademizle seçerek yaptığımız davranışlarımızdır. Yerde bulduğumuz parayı sahibine vermek gibi. İşte bu ikinci tür davranışlar, yani sosyal hayatta kişinin özgür iradesiyle seçerek yaptığı fiil ve eylemler Ahlak Felsefesinin konusunu oluşturur.

Ahlak felsefesi milattan önce 4. yüzyılda Aristoteles tarafından kurulmuştur. Felsefenin üç genel alanından “değer” alanına girer. Diğerleri; “varlık ve bilgi” dir. Kavramı şimdiki anlamıyla ilk kullanan Aristo’dur. Ahlak Felsefesi üzerine ilk kitabı “Nikomahos’a Etik” adıyla o yazmıştır. Etik ona göre birlikte yaşama bilgisi, becerisidir. Aristo hayatın temel gayesinin mutluluk olduğunu söyler. Ona göre yüksek derecedeki şuurla ancak mutluluk yaşanabilir. Yani bu, bedeni hazların, dünyevi olanın ötesinde bir şey. En büyük mutluluk ise diğer hiçbir canlıda bulunmayan fakat yalnızca insanda bulunan “düşünce”dir. Düşünerek mutlu olunabilir. Biraz daha somutlaştırırsak “insanın kâinattaki yerinin ne olduğunu düşünmesi”, ahlak da esasında bunun içindir.

Alman filozofu Kant düşünce tarihinde bir kırılma noktasını temsil eder. İlkçağ filozoflarından Kant’a kadar ahlak anlayışı mutluluk ahlakıdır. İlk kez Kant ahlaki eylemin amacının mutluluk olamayacağını belirtmiştir. Ona göre ahlakın kaynağı, ne insanı aşan dışsal bir ilke, ne de Tanrı’dır; ahlakın kaynağı insandır. Bu insan ahlak ilkelerini kendisi koyar ve kendi iradesiyle bu ilkeye uyar. Bu aynı zamanda onun özgürlüğüdür. Yani ahlaki değerlerin kaynağı insan aklı veya akıllı insandır. Bu akıl ahlaki olarak kendini insanda vicdan şeklinde ortaya koyar.

Kant’ta niyet çok önemlidir. Siz eyleminizden değil de niyetinizden sorumlusunuz.

Eski Yunan mitolojisinde “gügesin yüzüğü” diye bir kavram var. Güges’in bir yüzüğü varmış. Herkes ona sahip olmaya çalışırmış. Çünkü bu yüzüğü takan kişi görünmez olurmuş. Ahlakınızın sınandığı yer işte burası. Kimse görmediğinde yaptıklarınızla, yüzüğü çıkardığınızda yaptıklarınız örtüşüyorsa sizin ahlaklı olduğunuz söylenebilir.

Doğu düşüncesinde bu anlayış, çok daha eski çağlardan beri vardır: “Görünüşte iyi olan insan ahlakça iyi olmaz. İş gönüldedir, deride değil.”(Sadi)

Ahlak, felsefe açısından hayatın kendisidir. Çünkü ahlakın temel sorusu; “Nasıl yaşayacağım?” sorusudur. Ahlak, insan olabilme becerisidir. Ahlakı öğretmenin en kolay yolu güzel insan olmaya çalışmaktır.

Kaynaklar:

Prof. Dr. Bedia AKARSU, Felsefe Terimleri Sözlüğü, Dördüncü Baskı, İnkılâp Kitabevi 

Prof Dr. Ahmet İNAM, Etik Ders Notları

Ahlak Felsefesi Ders Notları

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.