Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Demirağ

A+A-

Ahmet Demirağ’ı kaybettik… Genç yaşta, tecrübesinin doruğunda, asıl hizmet vereceği çağda!

Kendisini, Lafke Avrupa Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne atandığmda tanıdım. Orada yaptığım ilk “hoş bulduk” konuşmasında, “Bizim memlekette, politikacıların bu gibi kurullarda görev yapmasını doğru bulmam ama ne yapayım ki hükümet beni buraya atadı! Partizan biri olacağına ben geleyim daha iyi olur diye düşünerek, kabul ettim. Ama benden burada bilim dışı, politik bir tavır beklemeyin…” demiştim… Sanırım o konuşma, Ahmet’in ilgisini çekti! Ve ondan sonra biz, iki samimi arkadaş oluverdik. Siyasi görüşlerimiz, elbette uyuşmuyordu! Ama üniversite ve yöneticilik anlayışımız, denk düştü.

Bir dönem, o Mütevelli Heyeti başkanı, ben de başkan yardımcısı olarak birlikte görev yaptık. Derdimiz, bilimsel düzeyi yüksek, bir “butik üniversite” oluşturmaktı. Benim zamanım yetmedi! Milletvekili seçilince, mütevelli heyetinden ayrıldım. Ama Demirağ ile dostluğum, son güne kadar sürdü…

İki hafta önce, “beyin anevrizması” teşhisi ile sağlık kurulundan sevkini aldığını ve bana selâm gönderdiğini söyledi, hastanede çalışan eşim. Konduramadım… “ Ameliyat edilir, hallolur…” diye düşündüm. Beyin Anevrizması, netameli bir hastalıktır. Beyin damarlarından birinde, doğuştan var olan bir baloncuk, hayatın bir anında, patlayıverir! Bizim ünlü “Semptomdan Teşhis’e” de, “tuvalette ıkınırken veya bir maçta bağırırken” deniliyordu, örnek olarak… Nitekim, Oğuz Atay’ın başına tuvalette geldi bu belâ! Ebru Gündeş’in de şarkı söylerken… Genellikle patlamadan teşhis edilmesi, zordur… Çünkü rutin muayenelerde, kimseye beyin anjiyosu çekilmez… Ne var ki gelişen muayene ve teşhis yöntemleri, günümüzde erken tanı olanağı da sağlıyor. Bu derdin dermanı, anevrizma patlamadan müdahale olduğu için ve sevgili dostuma da bir biçimde bu teşhis konduğu için, haberi ilk aldığımda, iyimser düşünmeyi tercih ettim!

Ancak ertesi günü gelen haber, bir sürpriz oldu: “Demirağ, beyin kanaması geçiriyor!” Patlamış! Gene de erken tanı konulduğu için, hayatının kurtulacağını düşünmek, hoşuma gitti… O akşam mıydı, ertesi akşam mı? Hastaneye ziyarete gittiğimde, lobide eşi ile de iki kelime konuştuk! Teselli etmeye çalıştım… Ama günler geçiyor ve Ahmet, iyiye gitmiyordu. İnsan konduramıyor ama bir hekim olarak, sonucun hayırlı olmayacağını biliyordum artık!

Dün sabah, o uğursuz haber, geldi: “Ünlü işadamı Ahmet Demirağ’ı kaybettik…”

Cenazesine gitmedim… Belki bir tesellidir… Onu bildiğim gibi hatırlarım… Nur içinde yat, mekânın cennet olsun sevgili dostum… Seni özleyeceğim…

Özgür fikirli, kararlı bir girişimci ve yurtseveri kaybettik… Allah ailesine sabır versin…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.