1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Ahmet Mithat Berberoğlu
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Mithat Berberoğlu

A+A-

 

Sami Özuslu’nun rahmetli Ahmet Mithat Berberoğlu’nun hayatı ile ilgili kitabını, matbaadan çıktığı gün, bir gözden geçirmiştim.

Hafta sonu okudum…

Daha da dikkatle okumam gereken bölümleri var.

Örneğin mahkeme kararları…

Berberoğlu, bu topluma çok büyük hizmetleri geçmiş ama bir o kadar da gadre uğramış bir insandır.

Bu toplumun, ENOSİS karşıtı ilk mitinginin konuşmacılarındandır örneğin.

Faiz Kaymak döneminde, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu, ikinci başkanıdır.

Kıbrıslı Türkler’i dünyaya tanıtmak için Kıbrıs dışına çıkan ilk heyetlerin üyelerindendir.

Örneğin EOKA’nın saldırısına uğrayan ilk Türk’tür, avukatlık yazıhanesi bombalanmıştır.

Kıbrıs Cumhuriyeti zamanında, Temsilciler Meclisi üyesidir.

1963 olaylarından sonra kurulan, ve bugünkü devletin çekirdeği olan Genel Komite’nin, üyesidir.

Ama bu devlet onun hizmetlerinin, “emeklilik” hakkı kazandıracak düzeyde olmadığına mahkeme ile karar vermiş ve ona emekli maaşı ödememiştir.

Suçu büyüktür!

CTP’yi kurmuştur…

Demokrasi istemiştir…

“Bütçe mecliste görüşülmelidir” demiştir…

Çünkü o günlerde, bütçenin mecliste konuşulması, “vatana ihanet” olarak algılanmaktaydı…

Normal vatansever bir insan, halktan toplanan vergilerin ve Türkiye’den gelen yardımın, toplumdan gizli harcanmasını savunmalıydı.

Paranın nereye harcandığı “devlet sırrı” olmalıydı…

Yetmedi!

Berberoğlu bir de “İşçiye sosyal sigorta” gibi, vatana millete zararlı fikirler ve eylemler peşinde koşmaktaydı.

Çok ayıptı!

Uzatmıyalım…

Sami’nin kitabında, rahmetli Berberoğlu’nun 1976’da yayınlanmış bir makalesine rastladım.

O günlerde kurulmakta olan nizam karşısında, “Öyle bir düzen kuruyorsunuz ki oluşacak olan karmaşayı, gün gelecek siz bile çözemeyeceksiniz” diyor…

Otuz beş sene sonra, dediği çıktı…

Öyle anormal bir düzen kuruldu, ya da düzensizlik düzen diye ikame edildi ki şimdi ortaya çıkan tabloyu, bunu kuranlar bile, çözemiyor…

Ne var ki bazı şeyleri erken görüp söylemek, bizim gibi toplumlarda insanın mutlu olmasına değil, Berberoğlu gibi horlanmasına, hapse atılmasına, emeğinin yok farzedilmesine, emeklilik hakkı bile edinememesine yol açıyor…

Bizim gibi memleketlerde, kahve dövücüsünün hınk deyicisi olmak, insana rahat bir yaşam sunuyor ama toplumlar da başka türlü ilerleyemiyorlar.

Ahmet Mithat Berberoğlu, bu çerçevede önemli bir şahsiyettir.

Bugün artık kimilerimize “normal” gelen, bütçeyi meclise sunmak, çalışana sosyal sigorta yaptırmak, seçimlerin açık oy gizli sayımla değil, gizli oy açık sayımla yapılmasını temin etmek gibi en doğal hakları, ilk defa dile getirmenin cezasını, ödeyerek yaşadı.

“Rumcu” damgası ile hayatını sürdürdü.

Oysa, Rauf Denktaş’ın öncülü olarak KTKF’nun ikinci başkanıydı.

“Komünist” diye suçlandı, oysa solcu olduğundan beri emin değilim ama tam bir demokrattı…

1976’da kendi kurmuş olduğu partinin genel başkanlığından alınıp da yerine o da rahmete kavuşmuş Özker Hoca’nın seçildiği kurultayda, delegelerden birisiydim.

Sıra gündemin genel başkanlık seçimi maddesine geldiğinde, söz istedi.

Biz gençler, o kürsüye yürürken, kaygıya kapıldık!

“Adayım” derse ne halt edeceğiz?

Berberoğlu kürsüye çıktı ve bize hem bir siyaset, hem alçakgönüllülük ve hem de partinin bir organizma olduğu, sırası gelenin gideceği, yerine gelenin de bayrağı daha ileriye taşıyacağı ile ilgili bir ders vererek, indi…

Bu türden insanların istediği de para, şan, şöhret, makam değil; aslında sadece bu dünyadan göç ettikten sonra hayırla yad edilmektir.

Berberoğlu, bunu sonuna kadar hakkeden bir insandı…

Sevgili Özuslu’nun çalışmasını kutlarım ama Berberoğu adı, daha çok araştırmalara konu olabilecek bir hazinedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.