Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Ahmet Uzun

A+A-

2003 yılından sonra kurulan CTP Hükümetlerinde 2009 yılına kadar maliye bakanlığı yapan Ahmet Uzun, CTP’nin Hükümetten gittiği 2009 seçimlerinden sonra, uzun süreli sessizliğini bozarak konuşmaya başladı. Bazı kanallar da akil adam pozlarındaki Uzun’u programlarına çıkarak “Eski Maliye Bakanı Uzun” diye fikirlerini almaya başladılar. Hafızai beşer nisyan ile malûldür derler. (Unutkanlık insanlık halidir.) Ama yok da bu kadar. KKTC denen bu ucube kurumsal yapı, Ahmet Uzun’un Maliye Bakanlığı döneminde, Uzun’un öngörüsüzlüğü yüzünden ekonomik bakımdan duvara toslamıştır. Bugüne kadar da, artan TC yardım ve kredilerine rağmen, bu kurumsal yapı bırakın kendi ayakları üzerinde durmayı, artan oranlarda TC’ye daha da bağımlı hale gelmektedir. Dayatma denilen TC paketleri de, Uzun’un Maliye Bakanı olduğu dönemlerde gelmeye başlamıştı. Gerçi o zamanın Başbakanı Ferdi Sabit Ankara’nın dayatma paketleri için “Ekonomik akla dayalı reform (!) programı” derdi.

                                           * * *

KKTC Ekonomisi için bence Milât 2006 yılıdır. Annan Plânı’ndan sonra KKTC’de öngörülebilirlik arttığı için, bir inşaat patlaması başladı. KKTC Ekonomisi %13’lere varan oranlarda büyüdü.  Başta Mustafa Akıncı olmak üzere, Akıncı’nın partisine mensup siyasiler sürekli bu büyüme için “Bu sahte bahardır. Tedbir alıp büyümenin getirisi yatırıma ve üretime dönüştürülmelidir” uyarılarına rağmen, o zaman kendisi de sendika kökenli olan Maliye Bakanı Uzun, bu ikazlara kulak tıkamış ve sendikalarla 2006 yılı yaptığı mali protokolla kamu çalışanlarının ve emeklilerinin maaşlarına %13 zam yapmıştır. 2006 yılı içinde gerçekleşen %19.6 oranındaki HP endeksi de kamu çalışan ve emeklilerinin maaşlarına zam olarak yansıyınca, bir yıl (2006) içinde kamuya yapılan zam %33 olmuştur. Yani kamu çalışan ve emeklilerinin maaşları 2006 yılında 1/3 oranında artırılmış oldu. İlk defa da 2006 yılında KKTC Bütçesi 440 milyon liralık açık verdi. Bu açık kamu bankaları ve sosyal fonlardan borçlanılarak kapatılmıştır. Bütçe 2007 yılında da 400 milyon lira açık vermiştir. O açık da ayni şekilde kamu bankaları sosyal fonlardan borçlanılarak ve Emekli Sandığı Fonu’ndaki 169 milyon lira hükümet tarafından gaspedilerek açık kapatılmaya çalışılmıştır. O zamanın Maliye Bakanı Ahmet Uzun şimdilerde bize akıl satmaya çalışmaktadır. Bir hatırlatma yapayım. 2 yıl sonra devlet mülkiyetine geçecek olan mobil şirketler devletin zararına olacak şekilde Ahmet Uzun’un döneminde çerez parasına ilgili şirketlere lisans devri yapılmak sureti ile adeta bağışlanmıştır. Üstelik ihaleye çıkılmadan. Şimdi ise Ahmet Uzun eski sendikacı yoldaşlarını suçlayarak TC’den para alarak kendilerine vermelerini söylediğini iddia ediyor. Daha da ileri giderek şimdiki sendikacıların sendikacılığı kendinden öğrendiğini söylüyor. Ahmet Kaptan’ın kulakları çınlasın. Ayni Uzun, CTP’lilere de akıl vererek, Talat’ın CB adayı olması gerektiğini söylüyor. Ancak Talat’ın 2009 yılında neden CTP’nin değil de bağımsız aday olduğunu sorgulamıyor. Neden Talat’ın CTP’lilerden ve de kendisinden o seçim döneminde cüzzamlılardan kaçar gibi kaçtığını da sorgulamıyor. Bu arada Radyo Mayıs’ta Şener Elcil Uzun için, Bakan olmadan ve Bakanlıktan gittikten sonraki servetini açıklamasını istedi. Ben de Elcil’e bir katkıda bulunayım. Ahmet Uzun daha CTP’nin Maliye Bakanı iken oğluna Göçmenköy’de 300 bin sterlin değerinde bir arsa almıştı. Arsa alımını doğrulayan Uzun, bu arsayı borçla aldığını iddia etmişti. Şimdi de ben Uzun’a soruyorum. Bakan Maaşı ile borçlandığını iddia ettiği 300 bin sterlini ne zaman ve nasıl ödedi.? 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.