1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Aidiyet sorunu varmış!
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Aidiyet sorunu varmış!

A+A-

Çözümsüzlüğün Kıbrıs Türk halkını olumsuz etkilediği gerçektir.  İzolasyonların gelişme ve kalkınmamızın önünde  engellerden birisi olduğu da gerçektir. 

Ancak bunlar siyasi süreçle  iç içe girmiş sorunlardır ki kusuru bizde değildir.  Evvel emirde  çözümsüzlüğü de  izolasyonları  da ötesi siyasi ve ekonomik baskıları da kimler sürdürüp dayatıyorlarsa  “suçlu da onlardır,  sorumlu olanlar da onlardır.”   Ki bu Güney’in Rum liderliğidir,  AB çevreleridir,  BMGK’nin Rusya’dır,  garantör ülke olmasına karşın  soruna ilişkin tırnak kadar çözümsel katkısı olmayan fakat kendi koçanlı üslerinden asla ayrılmayacağını söyleyen  İngiliz’dir… 

ŞİMDİ: Eğer siyasi sorunun  ve de ambargoların  suçlularını tespit etmiş,  adada bir çözüme ulaşamamışlığın sorumlusu olmadığımızı böylece kabul etmişsek,  o zaman gelelim ikinci  analize:

BU SORUNLARI HANGİ TEPKİLERDE YAŞIYORUZ:  BİR: Mesela “çözümsüzlük de çözümdür diyebiliyor muyuz?  Ki bu gerçeği göz önünden bulunduran bir stratejide sosyo ekonomik plan ve programlar yapalım:  

İKİ: Çözümü dinamitleyen dış güçlere karşı  Devlet kimlikli KKTC’ye sahip çıkıyor muyuz?  

ÜÇ: Kuzey’deki de-fakto durumu Rum liderliğine karşı koz olarak kullanabiliyor muyuz?  

DÖRT: Türkiye gibi  devasa ekonomisi ve artık marka olan turizmini  Kuzey’e yansıtıp gelişme ve kalkınma potansiyeli yaratabiliyor muyuz? 

BEŞ: Finansman güçlüğü çekerken yabancı sermayeden yeterince yararlanacak planlı programlı ekonomik ortamlar oluşturabiliyor muyuz? 

ALTI: Bizimkisi gibi adalarda Serbest Ticaret Bölgeleri oluşumlarının kaçınılmazlığında, böylesi ortamlar yaratabiliyor muyuz?  

Ben bunların tümüne de  “hayır” diyorum.  O halde soralım:

YA NE YAPIYORUZ?  Tüm o yukarıda saydıklarımıza  karşı çıkarak tek bir  “görüşe”  odaklanıyoruz:   “Çözüm!” 

Sonra da tüm o karşı çıktıklarımıza nanik çekerek  “çözümü sağlayabilmek için bu adada ekonomik yönden güçlenmemiz gerekir”  diyerek çelişkiye düşüyoruz!

VE EKLİYORUZ:   “TC’liler, yabancı sermaye  dışarı!   Kumarhaneler kapansın,  tesisler yapılmasın!  Memlekete yatırım için ne TC’li gelsin ne Yahudi! Ne Arabı isteriz ne Alamanı!..  Ve andımızı içeriz: “Kıbrıslılığı korumak şiarımız,  eşeklerle kaplumbağaları yaşatmak görevimizdir!   Karpuz hellim katığımız,  medoş lalesi yaseminler koklandığımız olsun,  yeter ki Kıbrıslı olsun!” Geçiyoruz ve geliyoruz bam telimize vurdukça sızlatan bir başka gerçeğe: 

**********

AİDİYET SORUNU VARSA  İŞTE BU KAFALARIN ESERİDİR:

Kıbrıs türk halkı hiçbir devrede    “aidiyet sorunu” yaşamadıydı.  Öyle olsaydı ne İngiliz sömürge idaresi ile mücadele ederdi ne Rum’un EOKA’sına karşılık TMT’yi kurup  “varlık  savaşımı”  verirdi..  Ne 1974’ü yaratırdı ne de Devletini kurardı…

Kıbrıs Türk’ü bu adanın kendi vatanı olduğunu da bildi o vatanın sahib’i mutlak efendisi olduğuna da iman etti.  O zaman neden  “aidiyet sorunu”  yaşasındı? 

SİZ YAŞATIRSANIZ YAŞANIR TABİ:  Yoksa  Kıbrıs Türk halkı 1571’lerden beridir bu adada  “Türk halkı” olarak var olduğunun zaten bilincindedir. 

Türkiye’nin anavatanı olduğunun da bilincindedir,  Anadolu’dan  çıkıp bu adaya geldiğinin de…

Atatürk devrimlerini Türkiye’deki Türk’ten önce benimseyen Kıbrıs Türk halkıdır.  İngiliz sömürgesine,  Rum’a egemenlik ve özgürlüğü için  karşı koyup direnen  de…

Böylesi bir halkın  “aidiyet sorunu”  mu olur?” 

HA OLUR TABİ:  Önce durup durup  “halklar kardeştir”  dediniz!   Sonra  “eğer halklar kardeşse öyleyse Kıbrıs Türk halkı da Rum’larla kardeştir kaziyesine  vardınız!   Kıbrıs Cumhuriyetini   icat edenlerin  “Türk’le Rum’u”  üniter bir çözümde birleştirmeyi başaramadığı ve Makarios tarafından yıkıldığı 1960  Kıbrıs Cumhuriyeti’ne   karşılık 1977-79 Doruk Anlaşmaları  ahkâmlarını icat ettiniz,  federatif sistem davetiyesi çıkardınız!  Yetmedi Gali Fikirler Dizisine sarıldınız!  Annan planı gibi bir ucubeyi dayattınız!   Bitiremediniz Gambari  süreci ile bu kez de Hristofyas’a  “birleşik”  diyerek olanca Kıbrıs egemenliğini vermek için görüşme masası kurdunuz!

Ve sonra kafasını allak bullak  ettiğiniz Kıbrıs Türk halkının ulusal mücadelesinin  eseriniz olan enkazına bakarak,   “Kıbrıs Türk halkı aidiyet sorunu yaşamaktadır”  dediniz!   

OYSA  KAFALARI KARIŞTIRAN SİZSİNİZ:  Asıl aidiyet sorununu sizlerin  yaşadığınız için Kıbrıs Türk halkı da yaşamaktadır zannettiniz!  Yoksa asırlardır  Kıbrıs Türk halkının bu adada daha başka nasıl İngilize Rum mezalimine dayanırdı ki?  Sayelerinizde ne kimlik kaldı memlekette   ne akıl izan!   Size bu da yetmedi,    şimdi de  haşat ettiğiniz hastayı sedyeye yatırıp  “nasıl böyle oldu” diye şaşkınlıkla seyredip aidiyet  teşhisi koymaya çalışıyorsunuz.  Ne derler?  Allah Türk’ü Türk’ten korusun! 

**********

GÜNEY’E ÇİNLİ DE YATIRIM DA YATIRIM YAPAR

Bir haber:   Çinli işadamları Güney’de Larnaka’da eski havaalanında 600 milyon euroya büyük yatırım yapmaya hazırlanıyorlarmış.  Haberlere göre binlerce kişiye istihdam sağlayacaklarmış…  (50 yıllığına Toptan Satış İhraç Merkezi kuracaklarmış.) 

Haberi okudukta güldüm.  Es kaza bu ülkede bırakın Cinliyi,  bizden biri dese ki  “yatırım yapacağım”  başlarlar dövünüp didiklemeye:  “Nereden buldun,  arkanda kiimler var,  araziyi nasıl kaptın,  hangi Bakanla işbirliği yapacaksın?… Ve ilâhi…” 

Yahut Karpaz’a yatırım yapılacak olsa:  “Sakın ha eşekler rahatsız olur.  Külliye açılacaksa,  “aman ha ne güzel dinsiz imansızken bir de başımıza din saracaklar”  derler…  Bir yerlere tesis açılacak olsa doğayı mahvedecek yaygaraları kopartılır…        TC’den  yatırımcı gelse:  Gitti Kıbrıslılık olur.  

Yahudisine öyle,  Arabına öyle!  Merak bu ya.  Acaba bir Rum kalkıp Kuzey’de hatırı sayılır  yatırım yapsa!  Ayni tepkiyle mi karşılaşır yoksa “Kıbrıslı oluşunun” yüzü suyu hürmetine kurdeleler keserek alkışılarla açılış törenleri mi yapılır? 

Çok da uzağa gitmemeli:  Maraş’ı Rum’a iade edip  sayesinde Türk’lerin çalışma olanağı bulup ekonomiye katkı koyacağı iddialarında uğraşan “zihniyet”  zaten taze örneğidir!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.