Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

AKEL sevdası

A+A-

Solcu partilerimiz son günlerde komünist Rum AKEL Partisi ile adeta bir dayanışma yarışına girdiler. Önce TDP AKEL’i ziyaret etti. O ziyarette ortak komite kurup Kıbrıs sorununun çözümünde birlikte çalışılması konusunda anlaştılar. Ardından Talat’lı CTP’ni AKEL ziyaret etti. Onlar da AKEL ile ortak komite kurdu. Daha sonra ziyaret edilen BKP ile de AKEL ortak iki Çalışma Grubu kurdu. Yalnız CTP’nin yıllardan beri, hatta kapılar açılmadan önce de AKEL ile görüşüp birçok ortak bildiriye imza attıklarını da anımsatayım. CTP AKEL dostluğu o kadar ilerideydi ki, iki partinin de liderleri birbirlerine yoldaş diye hitap ederlerdi. Ne var ki bu iki parti de hükümette oldukları dönemde, Kıbrıs Sorununda bir arpa boyu yol alamadılar. Ben iki toplumun tüm sivil toplum örgütleri ile birlikte, siyasi partilerinin  de ortak çalışma yapmalarından yanaydım. Hatta bireysel olarak dostluklar kurulup, bunun yaygınlaştırılımasını da hep savuna geldım. TKP, BDH ve en sonunda TDP’de faal görev aldığım dönemlerde tüm iki toplumlu etkinliklere katıldım. Sivil toplum örgütlerinin de düzenlediği Rum tarafında yatılı dahil etkinliklere de katıldım. Sekiz ay öncesine kadar da  tam 26 yıldır (Çeyrek asırdan fazla) devam eden Slovak Elçiliği başkanlığındaki Ledra Palace’taki Rum ve Türk siyasi Parti toplantılarına da yıllarca katıldım. Sonunda dayanamayıp Ledra Palace’ta yapılan Rum ve Türk siyasi partileri arasındaki görüşmelerin mastürbasyondan öte bir şey olmadığını bu sütünda yazarak gitmekten vazgeçtim. Dayanışma Evindeki etkinliklere de devamlı katıldım. Rum muhatablarımın tavrı nedeni ile oradaki etkinliklere de katılmaktan vazgeçtim. Dayanışma Evinden gelen mailleri de okumadan siliyorum. Çünkü bugüne kadar Rum muhatablarımızdan en ufak bir anlayış görmedim. En ufak olumlu bir adım atılmadığı gibi bu görüşmelerimizde de bir arpa boyu yol alamadık.                                          

                                              ***

AKEL’e gelince. AB Parlamentosu milletvekili seçimlerinde, kıymeti kendinden menkûl Kıbrıslı bir bayan Türk, AKEL listesinden aday olmak için AKEL’e başvurmasına rağmen kabul edilmedi. Bağımsız olarak aday olan Kıbrıslı Türklerin de seçilmelerinin engellenmesi için Rum İçişleri Bakanlığınca yapılan alâverelere AKEL

sessiz kaldı. Ayni AKEL’in parti programında halâ daha Enosisin gerçekleşmesi ideali vardır. Ayni AKEL Annan Plânına hayır diyerek Kıbrıslı Türklerin çözüm umutlarını kursaklarında bırakmıştır. Ayni AKEL Politbüro üyesi Tomazos Çelebis, Garantiler kalkmadan ve adada tek bir Türk askeri kalmadan AKEL’in hiçbir anlaşmaya evet demeyeceğini daha geçenlerde ilân etmiştir. Ayni AKEL Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Milli Marşı’nın Yunan Milli Marşı olmasını da kabul etmektedir. Yine ayni AKEL’in milletvekilleri 2014 mali yılı Rum bütçesi görüşülürken Rum Meclisinde savunma giderlerinin 70 milyon euro azaltılmasına karşı çıkmışlardı. Şimdi bizim siyasi partilerimiz, Kıbrıs sorununu bir istilâ ve işgâl sorunu olarak gören bu AKEL ile Kıbrıs Sorununda nasıl bir uzlaşıya varacaklardır? Ben herkesle görüşülsünü savunuyorum. Ama dikkat edilmesi gerekir. Bizler görüşür gibi yaparken, Rum Yönetimi ve Kuruluşları malı götürüyorlar. Bizim statümüz belli olmadığı için kimse bizi kaale almıyor. Dünya ise sözde iyi niyetle, her türlü görüşmeyi sabote etmemek için bize karşı pasif davranıyor. Bence Liderler dışındaki mastürbasyonluk her görüşmeye kapılarımızı kapayalım. Dünya artık karar versin. Kıbrıs Türkleri nedir? Bir halk mı veya Rumların bir azınlığı mı? BM askerlerinin tam 52 yıldır bu adadaki misyonunu sorgulasınlar. Daha geçen gün Akıncı bile patladı. Akıncı “Dünyanın hiçbir yerinde görülmüş birşey değildir. Bir taraf bir anlaşmaya evet derken cezalandırılsın, hayır diyen de ödüllendirilsin” diye. Hayır diyen tarafın ödüllendirilmesine ise devam ediliyor. Lefkoşa Belediye başkanı (ki LTB’nin uluslararası tanınmışlığı vardır) Harmancı da Akıncı gibi patladı. Harmancı “Madem çözüm diyoruz, o halde fonları açın. AB bu kritik çözüm aşamasında bana göre üzerine düşeni yapmıyor. Samimiyet göstereceği yer Lefkoşa’dır. İsteğimiz ayrıcalık değil. Eğer Rum Kesimindeki Lefkoşa’ya emisyon değerleri nedeniyle 12 tane otobüs aldırabiliyorsanız ama Kuzeyde 30 yıllık otobüs kullanıyorsam, emisyondan Kuzey de Güney de etkileniyor. Bu konularda Rum Belediye Başkanı ile senkron (Eş zamanlı hareket edebilme) sorunu yaşıyoruz” dedi. Harmancı haksız ve çözüm karşıtı mı? Asla. Ancak bazı şeyleri sesli düşünmemiz zamanı gelmiştir. Rumun bizi de dünyayı da uyutmasına fırsat vermeyelim. Artık ne olduğumuza karar vermeli ve karşı unsuru da dünyayı da bizim öyle olduğumuza ikna edelim.             

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.