1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Akıl tutulması…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Akıl tutulması…

A+A-

Anastasiadis önce masaya gelmek istemedi…

Koşullar, dedi gelmedi.

Zamanı değil dedi, gelmedi…

Bir şeyler daha, dedi gelmedi.

Nazla niyazla geldiği masadan da gemileri bahane ederek apar topar çekildi…

Çekilmesi, çözüm olmayacağını bildikleri halde, çözüm isteyenleri üzdü…

Fakat bazı çevreleri mutlu etti.

O çevrelerin başında da o masadan çekilmek için bahane bulamayan Eroğlu gelir.

Ve Eroğlu’nun yolundan gidenler gelir…

KKTC’ciler gelir…

Anavatancılar…

TC’ciler…

Bunlar fırsatını buldular ya…

Şimdi televizyonları gezer dururlar…

Akıl verirler…

Ve görüyorsunuzdur…

Ki “Akıl” her an televizyonlarda…

Çıkıyor, karşısına aldığı TC menşeli sunucuya döktürüyor.

“Biz onlarla anlaşma yapmak zorunda değiliz.

Biz onlara yalvarırsak, onlar bizimle ellerindekileri paylaşmaz.

Onlara yalvaracak değiliz bu yüzden…

Biz anavatanımızla daha güçlüyüz.

Biz anavatanın kuluyuz, kölesiyiz.

ABD’nin İncirlik’te nasıl ki üsleri var anavatanımızın da burada askeri olmalı.

Neden bıraksın ki?

Anavatanımız sağ olsun, biz sıkıştıkça parayı gönderiyor.

Daha ne yapsın?”

Bazen duyduklarınıza inanamazsınız.

“Yanlıştır” dersiniz.

Sonra birilerine duyduklarınızı aktarmak, onlara yanlışı anlatmak istersiniz ama ya duyduğum öyle değilse der çekinirsiniz.

Çünkü mantık dışı konuşmaları beyin kabul edemiyor.

“Akıl” bugünlerde meydanlarda…

Kendisini haklı çıkartacak.

“Söylemiştim” diyecek.

Birileri de onlara bu aklı vermiş olacak ki çıkıyor, söylemiştim diyor.

“Onlarla anlaşma olmayacağını başından söylemiştim,” der…

“Onlar gasp ettiler gasp ettiklerini geri vermek istemezler,” der…

Onların bizleri kestiklerini, biçtiklerini heyecanla anlatırlar.

Halkı 1974 sürecine götüren her olayda karşı tarafın suçlu olduğuna inandırmaya çalışır.

Kendisi ak karşıdaki kara kaşık çünkü.

Kendisi “Akıl” karşısındaki “canidir”…

Ve “Akıl” karşısına aldığı genelde TC’li sunucuya gerinerek aklından geçenleri anlatır.

Sunucu başını onaylar gibi sallar çünkü görevi ayrılığa, bölünmeye, kendilerinin istediği durumun devamına kafa sallamak…

Üstelik bulunduğu toprakların kendi ülkesi olmadığını biliyor…

Ve “Akıl” orada ayrılmadan KKTC’nin bağımsızlığını, ilelebet devam edeceğini söyler…

Oysa…

“Akıl” başka bir ülkeden para geleceğini kabul ederken bağımsızlığın kapısından hiçbir zaman gelemeyeceğini akıl edemez…

“Akıl” biat etmenin bir gün kıçına tekme yemekle eş anlamda olduğunu düşünemez…

Ve “Akıl” akıl edemez ki bağımsızlık dediği ülkeyi aslında peşinden koştukları ülke götürdü…

Ne diyelim herhalde “Akıl” akıl tutulmasına tutuluştur.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.