1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Akımsız siyasetler/siyasetçiler
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Akımsız siyasetler/siyasetçiler

A+A-

Gerek iç gerekse dış politikada sanatın ayrım noktaları olduğunu savunanlar olsa da, içtenlikle söyleyebilirim ki, kendi içsel bildirgesinden bu yana Andre Breton’dan Benjamen Peret’e, Louis Aragon’a kadar bir dizi, düşün-sanat insanı, siyaset biliminin sanatla akıl eşgüdümü ilişkisi içerisinde olduğuna değinir. Bu noktada gerçeküstülüğü bir tanımlama olarak edinmekten daha öte değerlendirmek gerekir.

İlerleyen satırlarımda siyasetle ilintili gerçeküstülüğün akıldan uzaklaşmasının bu çağa yetmediğine, pratik siyasetin de akıldan uzaklaşmaya doğru hızla ilerlediğine tanık olacağız.

Gerçeküstülük bir zaman olarak, Avrupa’da yaşanan ve dünyanın üçte ikisi dahil olmasa da bir savaşta bile ben merkezliliğine endekslenerek adına dünya savaşı denilen iki dünya savaşının arasında gelişmiş bir düşsel imge geliştirmesidir.

Temelini, akılcılığı yadsıyan ve karşı sanat için çalışan ilk dadaistlerin eserlerinden alır. 1924’te “Manifeste du Surrealisme”i (Gerçeküstülük Bildirgesi) hazırlayan şair Breton’a göre gerçeküstülük, bilinç ile bilinç dışını birleştiren bir yoldur. Bu bütünleşme içinde hayali dünya ile gerçek yaşam “mutlak gerçek” ya da “gerçeküstü” anlamda iç içe geçer. Sigmund Freud’un kuramlarından etkilenen Breton için bilinçdışılık; düş gücünün temel kaynağı, deha ise; bu bilinçdışı dünyasına girebilme yeteneğiydi. Gerçeküstülük, yöntemli bir araştırma ile deneyi ön planda tutar, insanın kendi kendisini irdeleyip çözümlemesinde sanatın yol gösterici bir araç olduğunu vurgular. 1925’ten sonra Gerçeküstücüler dağılmaya, başka akımlara yönelmeye başlarlar. Ama resimden, sinemaya, tiyatroya kadar birçok sanat dalındaki etkileri sürer.

Siyaset yöneliminden gerçeküstülüğü anlamlandırdığımızda, karşımızda bugünün akımsız siyasetleri/siyasetçileri çıkar.

Bu kavramı reddeden bir siyaset tek kutuplu çağımızın dünya düzeninde, bu kutba yakın olma gayretinden başka bir şey değildir. Mevcut politikalarımızı, siyaset ve siyasetçi yaklaşımlarımızı bir de bu akımlar paralelinde değerlendirmek gerekir!

-----

Meraklısına: Dadaistler Dadaizm yanlılarıdır. Dadaizm, ilk Dünya Savaşı yıllarında başlamış kültürel ve sanatsal bir akımdır. Dadaizm, Dünya Savaşının barbarlığına, sanat alanındaki ve gündelik hayattaki entelektüel katılığa bir protesto olarak ortaya çıkarken, ana karakter olarak, mantıksızlık ve var olan sanatsal düzenlerin reddedilmesini temel alır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.