1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Akıncı ile yeşerecek umutlar…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Akıncı ile yeşerecek umutlar…

A+A-

Katılımın az olduğu bir seçim daha geçti…

Neden katılım azdı, seçime neden ilgisiz davranıldı bilemeyiz.

Oy vermeye gitmeyenler belki, “nasılsa ikinci turda belli olacak, kebaptan ayrı kalmayayım” demişlerdi.

Belki de “nasılsa bu seçimin galibi şimdiden belli, gitsem de gitmesem de sonuç değişmeyecek, kazanan TC olacak” demişlerdir.

Öyle veya böyle…

Katılım az da olsa bir seçim daha bitti.

Semalarımız bir yarışmaya daha şahit oldu.

Ve halkın beklentisi bir sefer daha sandıktan çıkacak sonuca kilitlendi.

Neydi halkın beklentisi?

Seçtiği kişinin yolu ne olmalıydı?

40 yıldır koltukta statüko oturuyordu.

40 yıldır görüşme oyunu sürüyordu.

40 yıldır beklenti içinde olan Kıbrıslılarda bıkkınlık birikmişti.

Ve 40 yılda çözüme kilitlenen Kıbrıslıların etrafı, daha da sıkı örülmüştü.

Adeta sağa sola kımıldayamayacak duruma getirilmişlerdi.

Getirilme öyle veya böyle olmadı.

Önce vaatler, ganimetler, menfaatler bol keseden onlara dağıtıldı

Sonra gevşeyenlere, “fazla gevşeksiniz” denilerek etrafları daha da daraltılmaya başlandı.

Bu sefer sıkıntılarımız bitti, bitecek diyerek hep umutla koştukları seçimlerden sonra, seçtiklerinde hep hüsranı gördüler.

Ve hüsran MAT ile zirve yaptı.

Oysa umutlar tazelenmişti o dönem.

İki sol bir araya gelince, bir şeyler olacak, diyenler de geçip bir kenara yığılıp kaldılar.

Çünkü Kıbrıslıların Kıbrıs’tan bir beklentilerinin kalmaması gerekirdi.

Ki o bıkkınlık ve yılgınlık ile işin bir ucunu bıraksınlar.

Nitekim bazı arkadaşlarımız, “bundan sonra bir şey olacağı yok, iyisi mi kaçıp gidelim” demeye başladılar.

Bazıları güneye gidip mücadeleden kaçmak istediler.

Bazıları ise, işte gördünüz, umut seçimlerinden bile beklentileri kalmamıştı, derken devreye Akıncı girdi.

Neydi Akıncı’dan beklediğimiz?

Neydi umutlarımız?

Eski cumhurbaşkanı olanların durumunu düşünün…

“Muhtar geldi kabul… Vali geldi kabul… Elçi geldi ayağa kalk… Sen Ankara’ya gittin, belediye başkanı karşıladı. Sen İstanbul’a gittin kendi kendine işini hallettin geldin.”

Bundan sonra cumhurbaşkanının böyle hamleleri olmamalı…

Akıncı’nın dediği gibi karşılıklı iyi ilişkiler önemli.

Ne eğilmek ne ezilmek…

40 yıldan sonra, sönmeye yüz tutmuş umutlarımızın tazelenmesi, kendi yerimizin sahibi olduğumuz bilincini yeniden hatırlayabilmemiz mümkün mü?

Akıncı’nın ikinci turu kazanması halinde mümkün...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum