1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Akıncı son umuttur ama
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Akıncı son umuttur ama

A+A-

Yıllarca taa TKP zamanından beri Mustafa Akıncı ile birlikte siyaset yaptığım için Akıncı’yı iyi tanıyorum. Kıbrıs Sorununu, bu sorunda taraf olanların, bilhassa Kıbrıslı Türklerle Rumların haklarını gözetecek şekilde çözülmesinden yana olduğunu iyi biliyorum. Yaşça akran olduğumuz için, 1955’ten itibaren Kıbrıs’ta yaşananlara tanıklık etmiştir. Ancak engin hoşgörüsü sayesinde, bugünlere gelinceye kadar, iki toplumun da çektiklerini anlayacak kadar empati yapma yeteneğine de fazlası ile sahiptir. Mustafa Akıncı Kıbrıs Sorununun çözülmesinde son umuttur. Ama karşı taraf, yani Rum muhatapları bu gerçeği kavrayamazlarsa, Kıbrıs Sorunu Akıncı döneminde de çözülemezse hiçbir zaman çözülemeyecektir. KKTC bir devlet olarak tanınır ve tanınmaz mı bilemiyorum. Ancak bu durum ne Türkiye’nin ne de KKTC’ni yönettiğini sananların umurunda değildir. Zaten KKTC’nin TC’ne entegrasyonu gün be gün gerçekleşiyor. Bölgemizdeki konjoktür Türkiye’nin stratejik önemini sürekli artırmaktadır. Dolayısı ile Kıbrıs Sorunu bağlamında Türkiye’ye baskı yapılacağını kimse beklemesin. Türkiye’de AKP denen islâmiyetçi bir parti iktidarda, Erdoğan gibi biri de başkan  olduğu sürece, AB ile bir işleri olmayacağı için, kimse AB kartından da bir şey beklemesin.

                                             ***

Gelelim Rum Dostlarımıza. BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide, bugüne kadar Akıncı ile Anastasiadis arasındaki görüşmelerde varılan mutabakatları, Genel Sekreterin Güvenlik Konseyi’ne yönelik iyi niyet misyonu raporunda kayda geçirmeyi istiyor. Eide ayrıca müzakerelerdeki sonuçları sunmak amacıyla UNFICYP’ten ayrı bir rapor sunmasını da istiyor. Ancak bu durum Rum Dostlarımızı rahatsız ettiği için, Eide’nin sorumluluğu altında yazılacak olan iyi niyet misyon raporu ve Buttenheim sorumluluğundaki UNFICYP raporu, tepkilere neden olmamak için dikkatlice kaleme alınacakmış. Yani ne suya ne de sabuna dokunan idarei maslahatçı raporlar olacak. Bu arada Eide, 22-23 Ocakta Davos’ta yapılacak olan Ekonomik Foruma Akıncı’nın da davetli olmasını fırsat bilerek, garantörlerin de katılacağı beşli bir zirve yapılması için adeta canını yiyor. Ancak Anastasiadis bu Foruma kendisinin geçen yıl da katıldığını ve devlet başkanı olarak davetli olduğunu anımsatarak, toplum lideri olarak davet edilen ne Akıncı ile görüşmeyi, ne de beşli bir konferansa katılmayı düşünmüyor. Halbuki ayni Anastasiadis, yılbaşının ilk demecinde, “Çözüm için Türkiye Akıncı’yı desteklemeli” dedi. Ayni Anastasiadis Türkiye’nin garantörlüğüne de karşı çıktığına göre, işte kendisine fırsat. Hem beşli görüşmede Türkiye’den çözüm konusunda Akıncı’nın elini serbest bırakmasını isteyebilir, hem de garanti meselesini de en yetkililerle müzakere edebilirdi. Ama hayır dedi. Neden? İşgâl altında tuttukları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal(!) başkanı görüldüğü için. Anastasiadis Türkiye’nin Kıbrıs Müzakelerinde Akıncı’nın elini tuttuğunu zannediyor. Tıpkı kendinden öncekilerin zannettiği gibi. Halbuki Akıncı seçim sürecinde sürekli vurgulardı. “Kimse imzalamam için benim önüme Kâğıt koyamaz” diye. Gerçi Özgürgün tarafından önüne konan Dana Kararnamesini imzaladı ama, bana göre Kıbrıs Konusunda ayni hatayı yapmaz. Bu arada Çok çok eleştirdiğimiz Rauf Denktaş’a artık bir konuda hak vermeye başlıyorum. Tüm dünya tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal temsilcileri olarak Kıbrıslı Rumlar tanındıkça, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıs Sorunu bağlamında bir anlaşmaya imza koymayacaklardır. Meğer ki Türk lider Akıncı,  Rum lider Anastasiadis’e, Kıbrıs Anlaşması diye altını doldurması için imzalı boş bir kâğıt verinceye kadar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.