1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Akıncı: “Türkiye’nin uluslararası kurallardan gelen sıkıntıları var”
Akıncı: “Türkiye’nin uluslararası kurallardan gelen sıkıntıları var”

Akıncı: “Türkiye’nin uluslararası kurallardan gelen sıkıntıları var”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, "Dünyada başka bir toplum ben bilmiyorum ki çözüme ve AB üyeliğine 'evet' dediği halde, bir başka toplumun 'hayır' oyuyla o çözümün ve AB'nin dışında kalmış olsun… Bunun bir örneği yoktur" ifadesini kullandı.

A+A-

Akıncı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Terzioğlu Yerleşkesi Troia Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2015-2016 akademik yılı töreninde "Kıbrıs Müzakerelerinde Son Gelişmeler" konulu açılış dersini verdi.

Konuşmasında, Ankara'daki terör saldırısına değinen Akıncı, "Ankara ağlıyorsa Lefkoşa da ağlar. Türkiye Cumhuriyeti yastaysa, KKTC de yastadır. Bu büyük acınızı paylaşıyorum" diye konuştu.

Müzakereler konusunda binlerce sayfalık dokümanların hazırlandığını, adada referandum yapıldığını anlatan Akıncı, şöyle devam etti:

"Referandumda Kıbrıslı Türkler yüzde 65 oranında 'evet' oyu verdi, yani çözüme ve AB üyeliğine 'evet' dedi. Rumlar ise yüzde 75 oranında 'hayır' dediler ve şöyle garip bir tablo çıktı ortaya. Rumlar 'hayır' dediği halde AB üyesi oldular, Türkler 'evet' dediği halde AB'nin dışında kaldılar. Dünyada başka bir toplum ben bilmiyorum ki kendi çözüme ve AB üyeliğine 'evet' dediği halde, bir başka toplumun 'hayır' oyuyla o çözümün ve AB'nin dışında kalmış olsun. Bunun bir örneği yoktur."

O günlerde bunları anlatamadıklarını ifade eden Akıncı, şunları söyledi:

"Şöyle bir siyaset izleniyordu o dönemde bizim tarafımızdan, deniyordu ki 'Rumlar kesinlikle giremez, Türkiye üye olmadıkça Rumlar giremez, almazlar, alamazlar.' Rumlar da diyordu ki 'biz çözüm olmadan da gireriz, biz zaten 1974'te kurban edildik, bir defa daha kurban edilmememiz gerekir.' Tabii şunu da unutmamak lazım, 1981 yılından itibaren Yunanistan Avrupa Birliği'nin üyesiydi. Dolayısıyla bir de hamisi vardı Rumların. Ben o dönemde dedim ki 'bizim yapmamız gereken şu çözümle birlikte AB'ye Kıbrıs Türklerinin haklarını alarak, eşitliğini sağlayarak, siyaseten eşit iki kurucu devletli bir yapıyı AB'ye girmesini savunmamız lazım. Ancak ona paralel bir süreçte de Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlayabilmesi için de o tarihin verilmesini savunmamız lazım.' Ne yazık ki bu yol kabul görmedi."

"BİR TÜRK TAKIMI GELİP KKTC'DE MAÇ YAPAMIYOR"

11 yıldır Kıbrıs'ın bölünmüş haliyle AB'nin içinde bulunduğunu, çözüm yönündeki AB dinamiğinin de artık ortada olmadığını aktaran Akıncı, "Şimdi AB süreçlerini kullanarak bu sorunları çözelim diyemiyorsunuz. Çünkü artık Güney kesimi AB'ye girmiş. Bu kadar yıl içerisinde bizim görebildiğimiz ne yazık ki bu tanıma konusunda, bizi tanıyan bir tek Türkiye Cumhuriyeti oldu. Orada da çok samimi olarak düşüncemi sizinle paylaşmak istiyorum. Tabii ki burada gördüğümüz hüsnükabulü dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyiz. Bu konuda kardeşlik duygularımız her şeyin ötesindedir" dedi.

Türkiye'nin de uluslararası kurallardan gelen sıkıntıları bulunduğunu, bunun bilincinde olduklarını söyleyen Akıncı, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

"Şöyle ki bir Türk takımı gelip mesela KKTC'de maç yapamıyor. Yani bizimle dostluk maçı bile yapamıyor. Neden? İstemediğinden mi? Hayır. Çünkü UEFA ve FIFA'dan ceza görecek. Güney Kıbrıs ile eşleştiği zaman gidip maç yapmak zorunda. Çok istediğinden mi? Gitmezse ceza görecek, dışlanacak. Bir tarihte oldu. Beşiktaş ile bir Güney Kıbrıs takımı eşleşti. Bu Güney Kıbrıs takımı gelmediği için diskalifiye oldu. Turnuvadan elendi, ceza gördü."

Eğri oturup, doğru konuşulması gerektiğini ifade eden Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizi Türkiye Cumhuriyeti resmen tanıdığı halde, bu tanımanın gereklerini her alanda yerine getiremiyor. Güney Kıbrıs'ı tanımıyor, ama Güney Kıbrıs'ı tanımama gereklerini her alanda yerine getiremiyor. En yakınınızın bile size siyaseten ve kardeşlik ilişkisiyle ne kadar bağlı olursa olsun, her ulusun, ülkenin kendine has sıkıntıları, dertleri var. Ve onlar bir şekilde KKTC'nin tanınmasının önünde bugüne kadar çok ciddi barikatlar oluşturdu. Bugün bu barikatlar halen yerinde duruyor. Şimdi ben kendime şu misyonu biçtim. Siyaset mümkün olanı elde etme sanatıdır. Siyaset bu mümkün olanı elde ederken, haklarınızı koruyarak elde etme sanatıdır. Gidip teslim olarak değil. O zaman bir şey elde etmiş olamazsınız. Çözüm elde etmiş olmazsınız zaten."

"BU KARARLILIK BİZDE VAR, TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ'NDE DE VAR"

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, müzakere sürecinde parametrelerin üç aşağı, beş yukarı ortaya çıktığına vurgu yaparak, geriye kalanın siyasi irade, kararlılık ve bu kararlılık çerçevesinde yola devam etmek olduğunu kaydetti.

Akıncı, şöyle dedi:

"Bu kararlılık bizde var. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nde de var. Kendileriyle istişare içerisinde bu çalışmaları yürütüyoruz. Mesafe aldık mı? Evet aldık. Bu son 5 ayda. Yönetim ve güç paylaşımı, AB konuları ve ekonomi konuları yani 6 başlığın üçünde önemli gelişmeler sağlandı. Geriye kalan üç başlık var. Mülkiyet, toprak ve güvenlik konuları, en çetrefilli konulardır. Herhangi bir anlaşmada Kıbrıs Türkünün eşitliği, özgürlüğü ve güvenliği kesinlikle halledilmesi gereken konulardır. Bunu diğer toplum için de istiyorum."

Törene, Çanakkale Valisi Hamza Erkal, AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Serdar Ahmet Gündoğdu, Belediye Başkan Vekili Celal Karakaş, ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, davetliler, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.