1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. AKPM’de Erdoğan fırtınası ve “Fransız kalma” meselesi…
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

AKPM’de Erdoğan fırtınası ve “Fransız kalma” meselesi…

A+A-

 Sanırım bizim basın-yayın organları hadiseyi ya atladı, ya da ucundan yakaladı.

Şu sıralar dış basında ama özellikle Avrupa basınında uluslararası gündemi en çok meşgul eden konular arasında Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı cesur konuşma da yer alıyordu.

Ben de izledim. Ayrıca dileyen herkes internette bu konuşmanın tam metnine hem yazılı olarak, hem de sesli görüntüleriyle ulaşabilir.

Özellikle Fransız bir milletvekilinin Erdoğan’a, “Türkiye’deki dini azınlıkların özgürlüklerini nasıl garanti edeceklerini” sorması, belli ki Türkiye Başbakanı’nın iyice kızdırdı ve buna cevap verirken söz konusu Fransız milletvekiline de dokundurarak;

“Sanıyorum bu arkadaş Fransız. Aynı zamanda Türkiye’ye de Fransız” şeklinde bir ifade kullandı.

Tabii bu ifadeyi kullanırken “bizim Türkiye’de ‘Fransız kalmak’ şeklinde bir deyim vardır” diyerek kısa bir izahatta da bulundu.

Başbakan Erdoğan Fransız milletvekiline “bu arkadaş sanırım Fransız, Türkiye’ye de Fransız” derken, simültane çeviriyi kulaklıklarından dinleyen diğer yabancı vekillerin yüz ifadelerini şöyle bir inceledim.

Bugüne kadar hiç alışık olmadıkları şekilde, bir Türk Başbakanı’nın ezilmeden, ürkmeden yaptığı konuşmadaki ince espri karşısında takdir ve gülümsemeyle gelen bir onay okunuyordu bence yüzlerinden…

Başbakan Erdoğan’ın, son zamanlarda Fransa’da azınlıkların dinsel inanç konusundaki “özgürlüklerine” getirilen kısıtlamalarla Fransız milletvekilinin sorusundaki çelişkiyi iyi yakaladığını düşünüyorum.

Zaten Ankara, AB üyeliği konusunda özellikle Fransa ve onun Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin çıkardığı zorluklar ve aslında “düşmanca tutum” karşısında iyice bunalmış bir konumdaydı.

Üstüne üstlük “Libya operasyonları” konusunda komutayı elde tutmak isteyen Paris ve karargâhın NATO’ya devredilmesinde ısrarlı olan Ankara arasında ciddi anlamda gerilimler de yaşanmıştı son dönemlerde…

Ve sonuçta harekât karargâhının NATO ve İzmir’e kaydırılmasıyla Türkiye bu gerilimden “talebi yerine getirilen ülke” konumunda çıkmış, Fransızlar da bu işten deyim yerindeyse “gıcık kapmışlardı”.

İşte tüm bunlar birikti, taşma noktasına geldi ve katıldığı uluslararası platformlarda sözünü esirgememekle tanınan Türkiye Başbakanı Erdoğan sonunda patladı:

“Arkadaş Fransız galiba, belli oluyor, Türkiye’ye de Fransız”…

                                           *                   *                   *

Elbette konuşmanın tümü bu değil ve Ermeni konularından Ortadoğu’ya ve Türkiye’deki seçim barajına kadar pek çok konuda çeşitli ülkelerden AKPM üyelerinin sorularına muhatap oldu Başbakan Erdoğan…

Başbakan bütün bu sorulara hayli atak ve kendinden emin bir üslupla cevap verirken, hemen hemen bütün cevaplarında Türkiye’deki seçim kampanyalarında da sıkça dile getirdiği;

“Ne yapıp yapmayacağımızı size değil, halkımıza sorarız” ana başlığını kullanmaktan da hiç çekinmedi.

İşte bu kararlılık ifade eden retorik nedeniyledir ki;

Başbakan Erdoğan’ın AKPM Genel Kurulu’ndaki konuşması hem dünya medyasında, hem de Avrupa kamuoyunda büyük bir yankı buldu.

Özellikle Türkiye kamuoyunda, “biz işte bu Avrupalılara böyle meydan okuyacak Başbakanlar isteriz, bugüne kadar oralarda hem boynu bükük kaldık” değerlendirmesi de şu anda hayli revaçta…

Hatta Türkiye’de seçimler yaklaşırken, Başbakan Erdoğan’ın bu tür platformları “tribünlere oynama” alanı olarak kullandığına dair değerlendirmeler de yapılıyor muhalefet partilerinde…

Valla kullanacaksa da kullanır. Eğer sırf seçimler için bunu kullandıysa ve salt bu yüzden yeniden tek başına iktidara gelecekse AKP ve Erdoğan;

Diğerleri de kullansaydı vakti zamanında… Ya “one minute”, ya da “arkadaş Fransız galiba” diyebilseler, Türk halkının gönlünü ferahlatabilseler, yüreğini fethetseler ve iktidarda kalabilselerdi.

Üstelik Başbakan Erdoğan’ın bu konuşmasının salt kendi kamuoyunda heyecan yaratmakla kalmadığı, AB siyasi mihverlerinde de ciddi dalgalanmalara yol açtığı Avrupa ve dünya basınını yakın takip edenler tarafından da belirtiliyor.

Birçok uluslararası ajans bu olayı da “yeni bir one minute” olarak değerlendirmeye başladılar bile…

Konuşmasındaki bazı görüşlere katılırım ya da katılmam…

Lakin Başbakan Erdoğan’ın genel anlamda retoriği ve mağrur “Fransız” yönetimini “ti’ye alan” esprilerini tuttum bir kere…

Gerekli oluyor ve de tam gediğine oturuyor bazen bu tür bir üslup…

                              

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.