Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Al, götür…

A+A-

Sabah erkenden sur içinde buluşup Lüzinyan, Venedik, Osmanlı, İngiliz ve kötü KKTC kalıntılarının arasında bir şeyler yapalım, sohbet edelim” dedik.

Maksat insanlarla sabah buluşması…

Ne güzeldi dün sabah.

Güneş alabildiğince güneşti.

Kıştan ötürü özlemdi.

Sabahın kızıllığı ile başlayan macera o saatte yükseklerden gönderdiği beyaz ışığı ile tavan yapmıştı.

Onun ısısı, ışığı ile uzayın bilinmeyen bu noktasında biz keyif alırken güneş bunun farkında bile değildi.

O dört bir yana gönderiyor ışığını.

Alan alır, keyif yapan keyif yapar…

Onu ilgilendirmez.

O kendi iç dünyasındaki karışıklıktan ne zaman kurtulacağına bakar.

Çünkü içi, yanıyor için için.

Başkalarının sıkıntı çekmesi ile başkalarının keyif yapması gibi bir şey bu.

Müşteri kaybedecek ki banka, borsa kazansın.

Suriye kaybedecek ki ABD kazansın.

Afganistan kaybedecek ki Taliban kazansın.

Fizik kuralı gibi bir şey bu…

Su kapları meselesi…

Bir taraf alçalırken diğer taraf yükselir.

Bileşik kaplar kuralı.

Terazi de böyle.

Şimdikiler bilmez bunu.

İki gözü var terazinin bir de ağırlıkları.

Tam dengeye geldiğinde tartı yani bizim okka sahte değilse, alınan mal da tam okka kadardır.

Fakat ne yazık...

Her şeyin sahtesi var, dediler.

Etin, tavuğun, meyvenin...

Hatta balığın, kekiğin ve tuzun…

Bir zamanlar yumurta içinden sarıyı çekip boya sıktıklarını duymuştum.

O çok saf kalıyor günümüzdekilere nazaran.

Bir taraf zehirlenirken diğer taraf yükselişe geçiyor.

Kanser tedavisinde de var bu durum.

Kemoterapi ilaçları.

Çoğu yerde işe yaramaz.

Hatta hastaya zarar bile verir.

Ama hastalar kullandıkça ilaç firmaları yükseliyor.

Fazla örneğe gerek yok.

Güneş kavrulurken biz keyif yapıyorsak zaten söylenecek söz kalmamıştır.

Derken gördük ki Kalyoncu Ankara’da…

İmzaya koştu.

Parti başkanı bir hafta önce direktif aldı.

Ona da, yol göründü.

Gidilecek, imza atılacak.

Esnaf ikiye bölünmüş durumda.

Muhtacız diyenler de var, ne gereği var diyenler de.

Fakat bir cepheden bakmasını beceremedik gitti.

O da şu…

İmza yetkisi hala bizde ise bizim de yapacaklarımız var.

Ve en büyük kozumuz taşınan nüfus.

Bir de fazla sayıdaki asker ve diğerleri.

Kısaca “imzala” diyenlere adres göstermeli…

Ve su getireceğine kullananları al, götür, demeli…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.