1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Alın size reform…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Alın size reform…

A+A-

“Kamu hizmetlerinde reform” diye hep söylenildi duruldu ve en sonunda yapılabilen tek reform öğle sonu mesaisinin kaldırılması oldu.

Alın size reform!..

Acıdır ki, yeni mesai saatlerinin devreye girmesinden itibaren devlet dairelerindeki laubalilikler de yeni bir boyut kazandı… Bunu görmeyen ve bilmeyen yok…

Artık öğle saatlerinde, tam yemek vaktinde devlet daireleri tümden restorana dönüşüyor.

Kısmette ne varsa evlerden getirilen yemekler çalışma masalarının üzerine yayılıyor… Yemek getiremeyenlerin beslenme paketleri dışarıdaki restoranlardan getirtiliyor… Devletin dairesi yemek kokularının sarmalına giriyor… Ve devletten hizmet almak için bekleşen vatandaşların önünde yemekler yeniyor...

Masaların üzerinde molohiya mı istersiniz, kolokas mı istersiniz, köfteler ve dolmalar mı istersiniz, kebaplar mı istersiniz, meşrubat ve su şişeleri mi istersiniz… Allah ne verdiyse, kısmette o gün ne varsa!..

Hangi uygar ülkede vardır bu tür bir manzara ve uygulama?..

Buna “şark manzarası” desem, emin olunuz şark kültürüne de hakaret etmiş olurum. Yozlaştırdığımız kendi kültürümüzü başka hiçbir kültürle özdeşleştirmeyelim…

Eski çalışma düzeninde bir saatlik yemek arasında daireler de öğle tatilinde oluyordu ve hiç değilse bu yemek fasılları vatandaşın gözleri önünde cereyan etmiyordu…

Ya da evi dairesine yakın olan memurlar evlerine, kimileri de civar restoranlara, sandviççilere gidiyorlardı…
     *      *      *

“Dostlar bizi alışverişte görsün” misali, devlet daireleri çalışma düzeninde değişiklik yapıldı!.. Sanki şimdi devletin çalışma saatleri düzene mi girdi?.. Heba olmuyor mu mesai saatleri?..

Yemek faslında geçirilen zaman devletin de, vatandaşın da kaybından başka nedir ki?..

Eskiden öğle yemeğini bir saatlik molada alan memur, şimdi mola verilmeyen bir mesai akışı içinde, devletin hibe ettiği bir zamanda yemeğini de yemiş ve evine karnı tok gitmiş oluyor. Aslında bu sağlıklı bir beslenme şekli olamaz…

Bu durumdan pek çok memurun memnun olmadığından eminim…

Mesai saatleri içine sıkıştırılan bir süre içinde stresli bir yemeğe oturmak normal insan bünyesi için ne sağlıklıdır, ne de huzur vericidir.

Kaldı ki, memurun her gün işine, içine yemeğini doldurduğu sefertasıyla birlikte gelmesinin şıklığı da yok.
     *       *       * 

Hasbelkader Londra’da ve Türkiye’nin Ankara, İstanbul, İzmir gibi kentlerinde de bulundum. Büyük kent koşullarında çalışanların öğleyin evlerine yemeğe gidebilmeleri ne mümkün… Ne ki, iş yerlerinde öğle saatlerinde bu tür aleni yemek molalarına hiç tanık olmadım.

Devlet ya da şirket görevlileri, oralarda mesafeler uzun olduğundan tabii ki evlerine yemeğe gidemiyorlar ama, yemek faslını da iş yerlerinde ziyafete dönüştürmüyorlar… Açlıklarını çalıştıkları yerlerde giderirken mesai koşullarının etiğini çiğnemezler… Bu işi şıpınişi bir sandviç ya da tostla idare ederler. Hafif öğle yemekleriyle… Öyle vatandaş önünde sofralar kurarak yemek yiyene rastlamak ne mümkün…

Dünyanın geçerli kurallarından ve geleneklerinden koparak, kendimize nev-i şahsına münhasır bir yaşam düzeni kurmakta ısrar ettikçe, dünyalı olabilme iddiamız hep havada kalmaya devam edecektir…

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.