1. YAZARLAR

  2. Gökhan Altıner

  3. Alışın artık bunlara
Gökhan Altıner

Gökhan Altıner

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Alışın artık bunlara

A+A-

Bugünkü yazım şiddet ve kötülüklerle dolu. Nereden başlasam açıkçası bilemiyorum. Kıbrıs TV’de çalıştığım yıllarda Anadolu ajansının bağlı olduğu bir bilgisayar vardı ve o bilgisayar hiç kapanmazdı. Hala var mı bilmiyorum. Bilgisayar sıkıntısı oldu mu o bilgisayarı da kullanırdık. Gün içerisinde Türkiye ya da Dünya da gerçekleşen olayları oradan takip ederdik. İlk başlarda oldukça ürperirdim Türkiye’deki haberleri okuduğumda. Her gün trafik kazasında en az 30-40 kişi hayatını kaybederdi, aralarına da 3-5 cinayet ve üstüne de terör olaylarını serptiniz mi korkacak bir sürü haber okurduk. Belki vefasız meslektaşlarım sürekli okuyup ürperdiğimiz Anadolu ajansının bağlı olduğu bilgisayarı hatırlamazlar ama ben iyi hatırlıyorum.

Malum dün banka soygunu oldu. Geçmiş olsun Creditwest’e. İşte bugün olan banka soygunu ve son 6 ay içerisinde gerçekleşen cinayetler, şüpheli intiharlar ve trafik kazaları bana geçmiş yıllardaki Anadolu ajansının bağlı olduğu bilgisayarı hatırlatıyor.

Hani derler ya kantarın topu kaçtı, evet bu ülkede kantarın topu kaçtı. Güvenlik güçleri profesyonel ve bilgili ama asayişi sağlama noktasında yeterli sayıya sahip değiller bence. Bu ülkede yeteri kadar polis yok. Polis Genel Müdürü Günay Özan ve polis teşkilatı birinci sınıf bir eğitime ve donanıma sahip ama; işte işin aması var.

Hangi toplumsal vakaya gitsem aynı polisleri görüyorsam demek ki Polis teşkilatının polis sayısının artması gerekiyor. KKTC’de işlenen cürümlere yetişmede bence polis bilgisizliğinden değil ama eleman eksikliğinden dolayı yetersiz kalıyor.

Bir ülkede eğer hırsızlar, katiller, darpçılar korkmadan suçlarını işliyorsa bir yerde sorun var demektir. Hırsızlık suçunun işlenmesinin ardından Lefkoşa’nın dört bir yanı polis doldu. Eğer polis hırsızları yakalayamazsa aynı hırsızlar başka soygunlara, bununda ötesinde başka hırsızlar yeni banka soygunlarına başlayacak demektir.

Olaya bu mantıkla bakarsanız polis teşkilatı daha güçlendirilmeli derken anlatmak istediğim aslında bu. Hepimiz Amerikan filmlerini izleyerek büyüdük ya da belgesellerini. Amerikada polisin, vakaları ne kadar bilimsel yollarla çözdüğünü ve ne kadar ince ayrıntıları bularak suçluları yakaladığını az çok izlediklerimizden hatırlarız.

SON ALTI AYDA İKİNCİ BANKA SOYGUNU

Son altı ay içinde bu ikinci banka soygunu oldu. Yanılmıyorsam bir de Karaoğlanoğlu’ndaki bir banka şubesinde hırsızlık gerçekleşmişti. Hatta adamın tabancası oyuncaktı. Düşünsenize adamlar bankayı soydu motora atlayıp kaçtılar. Bu kadar basit. Peki neden bu hırsızlar gidip HSBC ya da İş bankasını soymuyorlar? Onlarda daha çok para var! Türkiye kökenli bankalar kendi korumalarını çok daha sıkı ve kalabalık bir şekilde yapıyorlar da onlar. Birçok yerel bankanın şubesinde 3 tane memur ile 2 tane güvenlik kamerasından başka ne var ki?

Milyarlarca paranın bulunduğu bu bakkal dükkanlarını andıran şubeler silahlı bir korumayı hak etmiyor mu?

Dünkü hırsızlar tabanca kullanmadılar ya kullansalardı.

KUZEY KIBRIS’IN RAHAT VE SERSERİ BİR İMAJI VAR

Herhangi bir yabancının yerine koyup da şöyle bir Kıbrıs’ın Kuzeyine bakıyorum. Yabancı derken bu ülkede yaşayan yabancılardan bahsediyorum; Kuzey Kıbrıs birçok vukaatın çokça rahat işleneceği bir ülke imajı veriyor. Bu imaj bu ülkeye gelip yerleşen, yaşamaya çalışan bin bir türlü pisliğin içinde olan herkese aynı yansımayla gelmektedir. Rahat bir ülke.

Tüm sorumluluğu polisin üstüne atıp bir kenara da çekilemezsiniz Hükümete de çok önemli görevler düşüyor. Hani şu “silkelen ve kendine gel” sözü şu sıralar tam bize göre. Aksi takdirde yaz geldi herkes dışarıda hırsızlıklara alışın, hırsızlarla evde karşılaşmaya da alışın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.