1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Alkolik – esrarkeş pilotun dramı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Alkolik – esrarkeş pilotun dramı…

A+A-

“Geleceğe Dönüş”, “Forrest Gump”, “Ölümsüz Savaşçı” ve “Yeni Yıl Şarkısı” gibi başyapıtların yönetmeni 1951 doğumlu Robert Zemeckis’in her filmi bir olaydır. Nitekim başrolünde Denzel Washington’u oynattığı FLIGHT (Uçuş) adlı son yapımı da Zemeckis imzalı olay filmler zincirine yeni bir halka olarak eklendi. 

Tüm dünya sinemalarıyla birlikte bizim salonlarımızda da sinemaseverlere sunulun film, eleştirmenler tarafından yere göğe sığdırılmamakta ve Zemeckis’in önümüzdeki Oscar töreninin ödüllerine uzandığı görüşünde birleşilmektedir. Filmde özellikle şahane oyunculuk gösterileri var. Eleştirmenler ellerinden gelse Denzel Washinton’a  “en iyi erkek oyuncu”, karakter rollerinden birinde çılgın ve harika bir tipleme yaratan John Goodman’a ise “en iyi erkek yardımcı oyuncu” Oscar’larını kendi elleriyle şimdiden verecekler!..

   Karakter yaratmadaki zengin becerisini şimdiye dek çokça kanıtlamış olan Danzel Washington, “Uçuş”ta hem alkolik, hem de esrarkeş bir kaptan pilotu canlandırıyor. Dolayısıyla filmin adı, sadece uçağın uçuşunu değil, alkolik ve esrarkeş pilotun kafayı bulup uçmasını da simgeleyen bir çift anlamı içeriyor. Washington, rolünü başarabilmek için uzun süre sarhoşların dünyasını izlediğini ve onlarla empati kurduğunu açıkladı. Alkol duvarını aştıktan sonra kendine gelebilmek için kokaine yumulmak, özel hayatında çeşitli sorunlarla boğuşmakta olan kaptan pilot Whip Whitaker’ın  zaafıdır. İflah olmaz bir alkolik ve kokainmandır. Kendisine “kaptan pilot”luk gibi bir sorumluluğu verenler tarafından bu riskli zaafı bilinmemekte ya da bilinmezlikten gelinmektedir. 

   Whitaker mesleğindeki ustalığı ve karizmasıyla dikkatleri üzerine öylesine çekmiştir ki, olası zaaflarıyla ilgilenmeyi amirleri düşünmezler… Boşandığı eşi ve yetişkin oğluyla olan sorunları, kendisi gibi uyuşturucu bağımlısı olan bir kadınla ilişkisi, tüm bu karmaşada alt – üst olan psikolojisi, elbette ki uçuş şirketinin gözünden kaçmamalıydı. Tüm bu sorumsuzluklar “günah keçisi” yaratmak gibi bir sonuca yönelecektir filmin finalinde.  

   Alkolün ve kokainin esiri olmuş bu pilotun dramını anlatan “Uçuş”, sıkı bir aksiyon filmi gibi başlıyor. Pilotun sadece 52 dakikalık kısa bir uçuşu vardır. Yolcularla dolu uçağını Orlando’dan kaldırıp Atlanta’ya indirecektir. Rahat bir kalkış yapan dev yolcu uçağı az sonra talihsizlikler sürecine girer. Bir türbülanstan sıyrılır. Türbülansın atlatılmasıyla rahatlayan kaptan pilot, alkolün etkisiyle koltuğunda sızıp kalır. Az sonra, uçakta büyük bir arıza olduğunu duyumsatan şiddetli sarsıntı kaptan pilotu kendine getirir. Deneyimli pilot ilk andan arızanın ciddiyetini anlamış ve bundan sonrasının kendi maharetine kaldığını kavramıştır. Yönettiği dev uçağın kontrol mekanizmalarına sıkı biçimde sarılır. Gökyüzünde ölümle yarışmaya başlar. Tek yapabileceği yolcularını güvenle uygun bir yere indirmektir. Havaalanına ulaşmaya zamanı ve olanağı yoktur. Parçalanmakta olan dev uçağın içinde soğukkanlılığını koruyabilen tek kişi Whitaker’dir. Yönetmen Zemeckis’in büyük ustalıkla yönettiği havadaki panik, kaptan pilotun bu paniğe egemen olması, damları sıyırırcasına bir yerleşim alanının üzerinden geçen uçağın kilisenin çan kulesini darmadağın ettikten sonra ikiye bölünmüş durumda boş araziye indirilmesi izleyenleri kalp çarpıntıları içinde bırakır. Böyle bir kazanın usta kaptan pilotun maharetiyle sadece dört can kaybıyla atlatılması büyük bir havacılık başarısı olarak algılanır ve tabii ki kaptan pilot da bir anda kahraman olur. Whitaker, arızalanan uçağında elinden geleni fazlasıyla ve cesaretle yapmıştır

Ne ki, filmin sarsıcı öyküsü asıl bundan sonra başlar. Her zamanki gibi kazanın nedenlerine eğilenler, kaptan pilotun aslında hem alkolik, hem de esrarkeş olduğunu ifşa etmekte gecikmezler. Üstelik adamın uçuşun başında 26 dakika boyunca koltuğunda sızdığı ve yönetimin yardımcı pilota kaldığı da duyurulur. Sorgulama ve yargılama sürecinde gerçek bir kahraman yenemediği zaafları yüzünden sıfırlanacak ve “ömründe ilk kez kendini özgür hissettiği” cezaevini boylayacaktır. Suçu, alkol bağımlılığını insanların güvenliğinin önüne koymak… Kelly Reilly, Don Cheadle, Bruce Greenwood, Tamara Tunie ve Melissa Leo bu sarsıcı filmin yardımcı oyuncuları…   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.