1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Altı boş Noel ağacı!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Altı boş Noel ağacı!

A+A-

Bilirdik ama bir kez daha anladık!

Bunu anlamak için ekonomist filan olmaya gerek de yok.

Kimse bu ülkede ekonomi iyi ya da kötü diye yorum yapmasın.

Çünkü ekonomi diye bir şey yok, memur var, memur maaşları var!

Memur maaşları ödenip de çarşıya akmaya başladığı zaman her kesin yüzünde gülücükler açıyor…

Dün Dereboyu’nda gezdim, birkaç dükkana girdim, sohbet ettim.

Uzun bir süredir daha düne kadar sinek avlayan mağazalar dün kimi yerin maaşları, kimi yerlerin de 13. Maaşlarını ödemesiyle ana baba günü gibiydi.

Örneğin son yıllarda, aylık cirosu 10 bin TL’yi bile bulmayan bir mağazanın 20 dakika içinde 5 bin TL’lik satış yaptığını kendi gözlerimle gördüm.

Bir başka konfeksiyon mağazasının işletmecisine sordum, günlük cironuz ortalama ne kadar diye?

500 TL’yi bulursak öper de başımıza koyarız dedi…

Oysa, dün maaşlar ödendikten sonra birkaç saat içinde 2 bin TL’den fazla ciro yaptığını göğsünü gere gere söyledi.

Restoranlar ona keza;

Hemen her öğlen geçerim bu caddeden, son aylardaki müşteri azlığı benim de de dikkatimi çekmişti. 

Böyle giderlerse birkaç aya kadar hepsi kepenk indirir diye geçirdiğim çok oldu.

Ama dün bir başkaydı bu mekanlar…

Alışverişini yapan karnını doyurmak için gitti, karnını doyuranlar alış verişe devam etti…

Maaşı kapıp Rum kesimine kaçanları başka bir yere koyuyorum.

Elbette güneyden alış veriş yapmak suç değil ama, ekonominin göz göre göre oraya kayması ister istemez insanı üzüyor.

Bugün Perşembe, sonra Cuma, daha sonra da alışverişlerin tavan yapacağı Cumartesi gelecek…

İnsanların bütçesine göre paraların havada uçuşacağı yeni yıl akşamından sonra, Pazar günü öğlene kadar yatılacak.

İçkinin verdiği baş ağrısını çekecek olanların sayısı da elbette az değil.

Sonra yeni yıl heyecanı kendini rutin bir hayata bırakacak ve biz yine ekonomiyi konuşuyor olacağız…

Çünkü bir ülkenin ekonomisi sadece memur maaşlarına endeksliyse ve o parayı ödemek için de başkalarından rica ve minnette bulunuyorsak, 2012 değil, 2052 yılında da aynı sorunları konuşur dururuz.

Acaba, Sosyal Sigortalar Değişiklik Yasası, büyük gürültüler sonrasında Meclis’ten geçirilmeseydi, geçici de olsa bu kadar mutlu olabilecek miydik?

Kesinlikle hayır!

Kasası tam takır boş olan maliyeye 350 milyon TL. nereden geldi sanıyorsunuz?

Zaten bunu Başbakan küçük de itiraf etmedi mi?

Peki nereye kadar?

Gittiği yere kadar tabi ki…

Memur ödendi peki ya gerisi?

Dün televizyonda canlı yayına  bağlanan bir vatandaş, değil Aralık maaşını, kasım maaşını bile geçen gün aldığını söyleyince anladık işte ülkenin gerçeğini.

Ucuz bir Noel ağacı bulmuş ve süslemiş 31 Aralık gecesi için…  

Süslemiş ama altında hediyeler eksik!

Özel sektörde çalıştığı için, bırakın 13. Maaşı, gerçek maaşını bile ne zaman alacağını bilmiyor!

Noel ağacı olur da, altında hediye olmaz mı hiç?

Olmazsa da, maaşınızı gelecek ayın en iyi ihtimalle yarısından sonra alsanız bile bunu anlatabilir misinin çocuklarınıza?

Sahi siz ekonominin iyi yolda olduğunu söyleyen devletin en muteber yöneticileri;

Hayatınızda hiç çocuk oldunuz mu?

gunun-fotograf_-(2).20111229015055.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Sami DİLEK, UBP kadın kollarında da görevli olan sizin sendikaların sekreterleri 13’ncü maaşları alır almaz Güney’e akın etmişler ve bütün parayı orada harcamışlar. Milliyetçilikte övünmekte mangalda kül bırakmazsınız ama, görenler çok ayıplamış bilesiniz.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, neredeyse bütün CTP’li belediyeler 13’ncü maaşı ödedi ve Aralık maaşları da hazır. Peki diğer belediyeler ödemede zorluk çekiyorlar acaba? Bu konuyu masaya yatırmakta yarar görüyoruz.

Sayın Hasan BOZER, Türkiye’de milletvekili maaşlarına okkalı zam yapılınca bizim vekiller de mesaj göndermeye başladı. Söylemeye kendilerinin cesareti yokmuş her zaman olduğu gibi bizi aracı seçmişler. Elçiye zeval olmaz değil mi?

Sayın Günay ÖZAN, işkenceci polisler konusunda kamuoyundan inanılmaz bir baskı var. Bunların teşhir edilip anında cezalandırılması isteniyor. Bundan sonra artık top sizin kucağınızda.

Sayın Ersin TATAR, dün vergi dairesinden arkadaşlar aradı, trilyonlarca borcu olanların dosyasını soruyorlar. Kamuoyuna yaptığınız açıklamaları yoksa onlara söylemiyor musunuz? Sizden talimat bekliyorlar, anında enselerine bineceklermiş. Hadi biraz cesaret!

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, manken ajansı sahibi Seniha Kanatlı’nın öğretmen ataması için hangi bakanın ricacı olduğunu dün öğrendim, kulaklarıma inanamadım. Ancak söz verdiğim için buradan açıklamayacağım. Bu arada ağır grip olmuşsunuz, bir kasa portakal göndereyim mi?

Sayın Birol KARAMAN, CTP resepsiyonu sonrasında rahatsızlanıp hastaneye kaldırılmışsınız. Büyük geçmiş olsun diyoruz. Partilileriniz en kası zamanda toparlanmanızı bekliyorlar. Daha yürüyecek çok yol varmış.  

Sayın Ersan SANER, en sevmediğim kişiler beni şikayet eden bakanlardır. Şikayet kelimesini duyunca bile çılgına dönüyorum. Varsa bir derdiniz telefonum sizde kayıtlıdır. Beni çileden çıkarmayın olur  mu?

Sayın Bayram KARAMAN, çalışanına 13’ncü maaş ödeyen tek otel işletmesi olarak sizi kutlarız. Umarız mesaj diğer otel işletmelerinin yöneticilerine de gider. Zira bu sene en iyi sezonu yaşadılar ama çalışanlar hala yerinde sayıyor.

Sayın Eşref ÜNLÜSOYER, Şahap Aşıkoğlu’nun yemek tariflerini merak eder olmuşsunuz. Bunun için önce buzdolabını iyice bir doldurmanız gerekiyor. Gerisi arkadan gelecektir. Bu hafta sonu yeni yıla özel hindi dolması var. Bizi de bekleriz.

Sayın Dağhan FELLAHOĞLU, vergi şampiyonu olarak ne kadar övünseniz azdır. Anladığımız kadarıyla yeni yıl kutlamasında da geceye özel papyonlar bunun içindi. Çok asil görünüyordunuz ama nedense bana çok komik geliyor. Evde iki tane var bir türlü cesaret edip de takamadım gitti.

Sayın Mehmet ÇAKICI, yeni yılda Uzakdoğu’dan bir judo hocası getirtip tüm partililere kurs verdireceğiniz öğrendik. Birkaç tane de sumo güreşi öğretecek hoca getirtirseniz Mustafa beye lazım olabilir.

Sayın Süreyya GÜRSES, üzgünüm ama sizin kadın kolları da maaşı kapınca soluğu Rum kesiminde aldı. Jumbo’da onlarca bayanın deliler gibi alış veriş yaptığını görseydiniz bize hak verirdiniz.

Sayın Anıl KAYA, 2011 yılı karanlık geçtiğine göre sizin Aydınlık Yarınlar Haraketi de pek işlevini yapamadı desenize. Acaba adını değiştirip Gaz Lambası Hareketi mi yapsak ne? O da dibini aydınlatmaz ama…

Sayın Türkay TOKEL, elime sizin bölgede yapılan bir anket sonucu geçti. Bu kadar diplerde olduğunuzu tahmin etmezdim hiç. Biraz daha faal olup çalışmanız gerekiyor. Gidişat hiç iyi değil.

Sayın Kudret ÇAĞLAR, yeni yaşınız kutlar sağlıklı mutlu nice seneler dileriz. Dün kesilen yaş günü partisi size sürpriz olmuş diyorlar. Hele de eşinizin yanınızda olması her şeye değerdi değil mi?

Sayın Meryem RUSO, kardeşiniz Şehit Hüseyin Ruso’nun her ölüm yıldönümünde eski günleri bir kez daha yaşadığınız ve duygusallaştığınız gözlemleniyor. Onlar olmasa şimdi biz bu kadar rahat olamazdık değil mi? Acaba onlar layık olabiliyor muyuz? Bu arada Göksel İnce’ye de selamlar.    

Sayın Yüksel ÇELEBİ, şu Yasemin sokağın değiştirilmesi olayı epey başınızı ağrıtacağa benziyor. Sokak sakinlerinden ağır eleştiriler gelmeye başladı, haberiniz olsun.

Sayın Ali TEKMAN, Dereboyu’na muhafazakar bir mekan açma fikri bana da epey cazip geldi. Kalkınma Bankası’na müracaat edip yüklü bir kredi istemeye ne dersin? Bu konuya sıcak bakmayacak bakanlık tanımıyorum ben. Var mısın?

Sayın Emel KİŞİ, ev yapımı İtalyan makarna menüsünün epey tuttuğunu söylüyorlar. En kısa zamanda ben de tadına bakacağım, anlatanlar övmekle bitiremiyorlar.

 

Günün Fıkrası : Noel Baba

Postanede çalışan görevliler mektupları ayırırken bir adres dikkatlerini çeker. Adres "Noel Babadır." Böyle bir adres olamayacağı için mektubu açıp okurlar.

-Sevgili Noel Baba ben kimsesizler yurdunda kalan bir çocuğum. Geçen sene de seni geleceksin diye çok bekledim ama gelmedin. Bu sene gelirsen bana bir ayakkabı bir boyama kalemi bir de kalem kutusu getir. Seni çok seviyorum…” yazılıdır.

Tüm postacılar çok duygulanır. Bu yetim yavrunun isteğini yerine getirmek isterler. Aralarında para toplayıp bir ayakkabı bir boyama kalemi takımı alırlar ancak paraları kalem kutusu almaya yetmez.

Aldıklarını çocuğun adresine gönderirler. Bir hafta sonra çocuktan Noel Baba’ya yeni bir mektup gelir. Postacılar merakla açıp okurlar.

-Sevgili Noel Baba. Gönderdiğin hediyeleri aldım çok teşekkür ederim. Ancak içinden kalem kutusu çıkmadı. Herhalde postanedeki şerefsizler açıp aldılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.