1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Amaç kaosu azdırıp hedefe varmanın yolunu açmaktır
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Amaç kaosu azdırıp hedefe varmanın yolunu açmaktır

A+A-

Yazarsanız silersiniz.  İnşa ederseniz  yıkarsınız.  Yok etmek isterseniz yakarsınız…  Faturasını ödemek koşulu ile paşa keyfiniz neyi istiyorsa yaparsanız…  İster hakkınız olsun,  ister olmasın!

Fakat “Devleti”  paşa keyfinizin esiri yapamaz,  silemez,  yıkamaz,  yakamazsınız!  Canınızın çektiğince yönetemez,  yönlendiremezsiniz de!  Düşünce özgürlüğü ile demokrasiye sığınarak dilediğinizi de  söyleyip yayamazsınız!

Kim karışabilir  demeyin!  “Kanunlar karışır!”    Yetmez mahkûm da ederler!  Hapse tıkarak elinizden  özgürlüklerinizi de alırlar! 

Pekala tanıyor musunuz bu “kanunları?” Hadi gelin Devlet’in  temelini oluşturan bu kanunları tepeleyen  olaylarla eşleştirip sizi  “onlarla”  bir daha tanıştıralım.

POPÜLİZM: Bizzat gelip geçmiş Hükümet yetkilileri söylemiyorlar mı?  En büyük sorunumuz  “popülizmdir”  diye!  Yani  “halk dalkavukluğuna verilen prim!  Yani oy uğruna Devleti mahvetmek pahasına belirli kesimleri haksız olanaklarla memnun etmek düzenbazlığı!  Pekala soralım:  Popülizmin devletin şah damarında attığı gerçeklerde  “hukuktan”  söz etmek mümkün müdür?

PARTİZANLIK:  Her gelen iktidar kendi seçmeni olan kişileri  Devlet sektörlerine tıkıştırıp sonuçta ödemeler dengesini bozmadı mı?  Devlet sektörlerinin,  Belediyelerin batma nedenlerinden bir tanesi de bu partizanca istihdamlarla şişirilmeleri değil midir?  Pekala var mı böylesi uygulamaların kanuna,  etiğe sığar yanı? 

KADROLANMA HAREKETLERİ:  Üçlü kararnamelerden adama göre işlere kadar!  İktidarda kalmak için kanunlar tepelenerek oluşturulmadı mı kadrolamalar? 

DOLANDIRICILIK,  RÜŞVET:  Gayri kanuni fiiller değiller midirler?  Buna karşılık KKTC’nin dini imanı haline getirilmediler mi?

KANUN TANIMAZLIK:  En nihayet bu memlekette Hükümetin yasal hakkında koyduğu  grev yasağına karşın,  “dinlemeyiz, tanımayız”  dendi mi denmedi mi?  Hukuk resmen bu başkaldırıda  tepelendi mi tepelendi mi? 

Lefkoşa Belediyesindeki toplanmayan çöpler sorunu  salgın hastalık tehdidine dönüşürken bırakın  “kanun hükmünde kararname ile Kayyum atanmasını”  kenti olduğu gibi olağanüstü hal ilan ederek Karantinaya alınmak bile  gerekmez miydi?   Oysa ne oldu?  O hüküm de kabul görmedi! 

KISACA:   Artık Kuzey’de  “kanunların”  geçerliliğinden çok bireylerin  “örgütselliklerine”  sığınarak  dilediklerince dilediklerini yapabildikleri bir kaotik devlet vardır!…

*****

YANSIMALARI KORKUNÇ OLUYOR

Kanunların üstünlüğünün çalışamadığı devlette   “demokrasi”   olmaz!  Demokrasinin olmadığı ülkelerde ise  “faşizmle karmaşa”  egemendir!  

Öyle miyiz?  Sümme haşa,  henüz değil!  Buna karşılık yine de sistemi kategorileştirirsek şunları  görürüz:

KANUNU TEPELEYEN OLAYLAR:  Ne dedik popülizmdir,  partizanlıktır,  rüşvettir,  kanun tanımamazlıktır,  kap kaçtır,  rant ekonomisidir,  Rum’un emlâki üzerinde çevrilen dolaplardır falan…

KARMAŞAYI AZDIRAN OLAYLAR:  Önce hukuk kadük hale getirilip saf dışına itilir.  Meydan,  siyasi sorun etrafında geliştirilen olaylarla bizzat  “geliştirenlerle eylemcilere”  kalır! 

Sonrasında istedikleri gibi istedikleri oyunu sahneleyip  varmak istedikleri hedefleri seçmek onların işidir!  Senaryonun ana temasında  ise  “güçsüz Devlet üzerinde   güçlü örgütler” vardır.  Ne kadar illegal olay yaratılırsa o kadar amaca ulaşılır! 

İSPATI SON OLAYDIR:  Bu senaryoya sokulan son olayı bilirsiniz:     Güney’e gittiler,  pankart açıp,  “ey AB bizi Türkiye’nin işgalinden kurtar”  dediler!  AB’nin Füle’si anında kendileriyle görüşmek için randevu verdi!  Devletin ve çoğunluğun resmi politikası yaralanıp tarumar olurken,  üç kişinin hezeyanı bir bütün AB etti!  Siz bunun adına demokrasi yahut   halk iradesi mi dersiniz

Kaldı ki:  Son yıllarda  memleketin  düzenine egemen olan  hakim unsur Demokrasi midir yoksa karmaşa mı?    “İç barış”  mıdır  yoksa  “kavga”  mı?                                     *****

 MESELÂ ŞU ANKET:                       Kıbrıs gazetesi Kadem’e büyük  bir anket yaptırttı.  İlk günün bazı verileri yayımladı ki  soru şuydu:  “Hava karardığında oturduğunuz bölgede yalnız çıkıp yürürken kendinizi güvende hisseder misiniz?” 

Yüzde 51.7 oranındaki vatandaş  kendini güvensiz ve rahatsız hissettiklerini söylediler.  Yani gece hem de kendi mahallerinde  sokağa çıkmaktan korkuyorlar!   

Gerçekten öyle mi ama?  Kaç kişinin KKTC’de kendi mahallesinde gece sokağa çıktığı için  “canavarlar”  tarafından saldırıya uğradıklarına dair elimizde bir statistik bilgi yoktur. Hatta ondan önce kaç kişinin gezinmek alışkanlığı ile  sokağa çıktığı da pek bilinmiyor!  Fakat ankete bakıyorsunuz,   “gece sokağa çıkılması halinde  “canavarlara” yem olmak  gibi korkunç bir sonuç vardır!”

Pekala neden insanlar böylesi büyük bir  “korku”  spazmına yakalanmışlar?  Gerçek olduğu için mi?  Yoksa başları belaya girmediği halde anket sorusuna “gerçekmiş”  gibi cevap verdiklerinden mi?

İŞTE BÜYÜK SORUN.  Artık biliyoruz ki KKTC’deki  illegal olaylar, her türlü   görsel  ve  yayımsal araçlarla   insanlara  “yaşamışlar”  biçiminde şırınga edilmektedirler!  Öyle bir memleket portresi  çizilmektedir ki  tuvalinde tek bir  “beyaz” yoktur.  Ya kapkaradır ya kıpkırmızı!  Dolayısıyle  “haluzinasyon” da        kaçınılmaz olmaktadır!                                                           PEKALA NEDİR AMAÇ

 Bir kısım Türkiyeli’nin yarattığı illegal olayları  kullanarak halkı korkuya saldıktan sonra hep birlikte ve ayni kitlesel  şikâyetlerle  eylemsel protestolarda  buluşmak:  Ve ortak tepkide  “Türkiye dışarı” demek!  Bir kez başarırlarsa onlar yerine kimi koyacaklarını bilirler! 

DOLAYISIYLE SORALIM.  Kendi halkı bile gece dışarı çıkmaktan korkarken neden bu ülkeye kelle koltukta turistler,  üniversitelere üçüncü ülkelerden öğrenciler,  yatırımcılar falan gelsinler ki?  Gelmezse ne olur ama?  Rum gelir kardeşim Rum!  İşte gözlenen amaç!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.