1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Amasya niyetine Hataylı…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Amasya niyetine Hataylı…

A+A-

Yoldaydım o yüzden Kıbrıs gazetelerine vakit ayıramadım.

Haberlere bakmadım.

İyi mi yaptım derseniz…

Bir bakıma iyi yaptım, kafayı dinledim…

Ama…

İnsan alıştı mı duramıyor.

İlle ki gece de olsa şöyle bir gazete manşetlerine göz atmalıydım.

Hiçbirine bakamazsam bile ne yapar ne eder kendi gazeteme bakmlıydım…

Baktım da…

Ve Hataylının söylediklerine takıldım.

Hay okumaz olsaydım…

Sinirim bozuldu.

Keyfim kaçtı…

Orada olsaydım ne yapardım bilemem.

Yarın yalanlayacaktır bu adam.

“Yanlış anlaşıldım” palavrasını atacaktır.

Ve biz de yanlış anladık her halde diyeceğiz.

Bir müddet sonra da unutacağız.

Oysa unutmamalıyız.

Onlar bizi kurtardı edebiyatıyla kırk yıldır bizim topraklarımızdan rant elde ediyorlar.

Onlar bizim topraklarımızdan rant elde ederlerken kaynaklarımızı sülük gibi tüketiyorlar.

En basitinden bir örnek verecek olursam, “Su” derim.

Yüzlerce yıldır kuraklık oldu bu ülkede…

Yüzlerce yıl toprakları yağmur altında ıslandı…

Kâh bereketli oldu, kâh kuru…

Kâh dereler aktı, kâh toz toprağa karıştı.

Ancak hiçbir zaman suya bugün kadar muhtaç olmadık.

Çünkü kuruttular.

Nüfuslarıyla kuruttular, kötü kullanımlarıyla kuruttular…

Var olan kaynaklarımızı uçurarak kuruttular, ormanlarımızı yakarak havayı değiştirerek kuruttular.

Topu topu 40 yıl geçti.

Ve bu kırk yılın son çeyreğinde olan oldu…

Mersin’den, Adana’dan, Gaziantep, Urfa ve bilhassa Hatay’dan gelenlerin yoğun artışları olduğu son yıllarda oldu, ne olduysa…

Şimdi hakkı olmadığı halde gelip, gitmeyecekmiş gibi yerleşen…

Bir de adının başına Kıbrıs’ı monte etmeye çalışanların kurdukları Kıbrıs Türk Hataylılar Kültür Ve Dayanışma Derneğine başkan olan zat…

Yaşadığı toprakların sahipleri için, “havlayan mahlûklar” sıfatını layık gördü…

Bir de utanmadan, bizlerden hesap soracağından söz etme cüretini gösterdi…

Hiç birisine şaşırmadım.

Ama sabırları bol, tahammül sınırları yüksek Kıbrıslıların bu gibilere bu kadar dayanmalarına akıl erdiremedim.

Her neyse…

Arkadaşım, “yürü gidiyoruz” demişti…

Gideceğimiz yer Amasya’ydı.

Amasya nere, İstanbul nere dedim

Alt tarafı 700 kilometre uzaktaymış.

8-9 saat sürüyormuş yolculuk.

Gidip, geleceğiz dedi.

Sanki karşı bakkaliyeye gidip çay, şeker alacakmış gibi söylemişti.

Ve kalktık geldik.

Ancak hakkı olmadığı halde gelip, kök salmaya çalışan Hataylının sözlerini okuyunca, Amasya yerine farkında olmadan Hataylıyı yazdım…

Amasya’yı belki pazartesine anlatırım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.