1. HABERLER

  2. RUM BASINI

  3. Anastasiadis : “Barbaros’un çekileceği mesajları doğruysa müzakerelerin başlamaması için neden yok”
Anastasiadis : “Barbaros’un çekileceği mesajları doğruysa müzakerelerin başlamaması için neden yok”

Anastasiadis : “Barbaros’un çekileceği mesajları doğruysa müzakerelerin başlamaması için neden yok”

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Politis gazetesine verdiği söyleşide, genel olarak Kıbrıs sorunundan bahsetti.

A+A-

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis,  Kıbrıs sorununa en kısa zamanda çözüm bulunmasını taahhüt ettiğini anımsatarak, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması konusundaki görüşlerini ortaya koydu.

Anastasiadis, Barbaros gemisinin çekilmesi mesajlarının doğru olması halinde müzakerelerin yeniden başlamaması için herhangi bir neden bulunmadığını ifade etti.

Anastasiadis, söyleşisinde, tek taraflı güven yaratıcı önlemlerden de bahsetti.

MÜZAKERELERİN YENİDEN BAŞLAMASI

Uzun bir aranın ardından müzakerelerin yeniden başlaması ile karşı karşıya olunduğu ve bunun hangi koşullar altında olduğu şeklindeki bir soru üzerine, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin getirmiş olduğu Barbaros’un çekileceğine dair mesajların doğrulanması halinde müzakerelerin yeniden başlamaması için herhangi bir neden bulunmadığını belirtti.

Kendi kararlarının ve kararlılıklarının özlü bir diyaloğa müdahil olmaları gerektiği şeklinde olduğunu ifade eden Anastasiadis, yeni bir dinamik kazandırmak amacıyla, güven yaratıcı önlemler konusun da önerilerde bulunduğunu anımsattı.

Anastasiadis, NAVTEX’in yayımlanmasından önceki durumun sağlanması durumunda, Kıbrıs sorununa en kısa zamanda çözüm bulunması için özlü bir diyolağa katılmamak için nedenin bulunmadığını belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile görüşme gerçekleştirmesine (söyleşi Salı günü gerçekleştirildi) bağlı olarak müzakerelerin yeniden başlaması için hangi zamanın düşünüldüğü şeklindeki bir soru üzerine Anastasiadis, “elbette ki Kıbrıs Türk liderinin seçilmesinin ardından” yanıtını verdi.

Sonsuz bir sürece mi yoksa zaman açısından bir hedefin bulunup bulunmadığı şeklindeki soruya karşılık olarak Anastasiadis, bunun, tarafların iradesine bağlı olduğunu, kendilerinin diyoloğu yoğunlaştırmakta, bir yandan Kıbrıslı Rumların endişelerini, ancak diğer yandan da Kıbrıslı Türklerin endişelerinin görmezden gelinmemesini,  göz önünde bulunduran önerilerle -iyi niyet ve kararlılıkla- ilerlemeye de kararlı olduklarını söyledi. 

Anastasiadis sözlerinin devamında, arzularının, geride, kazanan ve kaybedeni bırakacak olan bir çözümün bulunması olmadığını belirtti.

Anastasiadis, ülke karşısında, yeni nesillerin geleceğinin garanti altına alınması ve barış içinde yaşanması perspektifiyle, ülkenin yeniden birleştirilmesi, Avrupa devleti olarak işlev göstermelerine yönelik tüm koşulların yaratılması  sorumluluklarının bulunduğunun herkesin farkına varması gerektiğine işaret etti.

Avrupa devletinin, Avrupa normlarının geçerli olması gerektiği anlamına geldiğinin ve Avrupa Birliği’nin bu aşamada sürece dahil olmamasının sorulması üzerine Anastasiadis, 11 Şubat 2014 Ortak Açıklaması’na atıfta bulunarak, çözümün iskeleti olan ortak açıklamanın öneminin bu olduğunu, Avrupa normlarının, insan haklarının garanti altına alınmasıyla tüm hükümranlıkta uygulanacağının içerdiğini bu nedenle Avrupa Birliği’nin çözüme ilgi duyması için her nedene sahip olduğunu, Avrupa’nın müdahil olmasına ilişkin olarak Eide tarafından da çabaların sarf edileceğini ifade etti.

MÜZAKERELERDE YOĞUNLUK

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, üçüncü tur görüşmelerin başlayacağı 9 Ekim için belirlendiği gibi, gündem ve metodoloji temelinde, müzakerelerin daha hızlı bir şekilde olacağını, daha sık temasların, görüşmelerin yapılacağını belirtti.

Bu durumda al-ver sürecinin bir adım öncesinde olunup olunmadığı sorusu üzerine Anastasiadis, büyük çoğunlukta maksimum görüş birliği sağlanması için bir müzakere sürecinde olduklarını, görüşülmek üzere herhangi bir ciddi konunun geride kalması durumunda, oradaki (al-ver) aşamaya varılacağını, bir diğer deyişle, Kıbrıs Rum tarafını daha çok neyin rahatsız ettiği, Kıbrıs Türk tarafını ise daha çok rahatsız eden şeyin ne olduğu noktasında, ilkeler görmezden gelinmeksizin, mütekabiliyet çerçevesinde, hiç kimsenin bir diğerine egemen olduğunu iddia etmesi hakkını alaşağı eden karşılıklı, kabul edilebilir bir formüle varılması noktasında olunduğunu ifade etti.

Müzakereler başladığı zaman, diğer tarafın, ilk konu olarak görüşmek istediği doğal gaz konusunun  ele alınmamasının garanti altına alınıp alınmadığı şeklindeki bir soru üzerine Anastasiadis, ilerlemenin olacağı ve görüşülmesi mümkün olan konulara ilişkin diyaloğun yapılması gerektiği şeklinde karşılıklı saygının bulunması manasıyla, bunun mutlak derecede garanti altına alındığını sandığını söyledi.

Anastasiadis, buna eş zamanlı olarak diğer tarafın, haritaların ortaya konmaması ancak toprak konusundaki kriterlerin ele alınması şeklindeki arzusuna da saygı duyulduğunu, aynı şekilde, Hristofyas-Eroğlu görüş birlikleri ve doğal kaynakların paylaşımına ilişkin ayrıntıların da aynı şekilde, sona doğru ele alınacağını ifade etti.

Anastasiadis, bir başka soru üzerine, katı zaman takvimlerinin belirlenmesinin, zoraki çözüm imajını vereceğini belirterek geçmiş tecrübelere atıfta bulundu.

Sözlerinin devamında, işin özünün, çözüm konusunda isteğin bulunması olduğunu belirten Anastasiadis,  daha sık görüşme olması kararıyla ve de çözüm konusunda irade olması durumunda çözümün tek başına süreci hızlandıracağını ve böylelikle en kısa zamanda çözüme varılacağını söyledi.

Bu aşamada, liderler düzeyinde daha fazla görüşme yapılıp yapılmayacağı şeklindeki bir soru üzerine Anastasiadis, sürecin daha yoğun olması için düzenli aralıklarla görüşmeye hazır olduğunu belirtti.

GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER

Bir soru üzerine güven yaratıcı önlemlere de değinen Anastasiadis, söylediklerini ne kadar kast ettiği, bir diğer değişle, kendisini mümkün olan en kısa zamanda çözümün ilgilendirdiği mesajını vermek için tek taraflı güven yaratıcı önlemlerin kendisini düşündürdüğünü söyledi.

Sözlerinin devamında örneklere de yer veren Anastasiadis, Beşparmak Dağları’nın arkasında bıraktıkları 28 mayın tarlasının temizlenmesi için, haritaları vermeme için bir nedenin bulunmadığını dile getirirken, bir başka örnek olarak ise bugüne kadar ulaşılamayan her iki tarafın dini yapıtlarının idaresi için bir anlaşmanın ileriye götürülmesinden bahsetti.

Kıbrıs sorununun, 2004 yılına ilişkin olarak, bugün, toplum tarafından daha olgunlukla karşılandığına dair örneklerin bulunması ve liderlerden de bunun beklenmesi şeklindeki bir soru üzerine Anastasiadis, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar  tarafından atılan adımları öncelikle selamlamak istediğini, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun kararı, üç Kıbrıslı Türk öğrencinin üç ayrı okulda okul kaptanı seçilmesinin, vatandaşlar toplumunun bir araya gelmesine olanak sağlayan koşulların, temasa sahip olmayan kişiler arasında var olan güvensizliğin üstesinden geldiğini gösterdiğini ifade etti.

Anastasiadis açıklamasında ayrıca Kıbrıs Türk liderliği ve Türkiye’nin, vatandaşlar toplumunun ortaya koyduklarına paralel bazı göstergelerde bulunmadığını ileri sürdü.

Anastasiadis ayrıca Türk tarafının, güvenin yeniden sağlanmasına başlanmasını ret etmesinin, güvensizliği kuvvetlendirdiğini de savundu.

Bir başka soru üzerine Kıbrıslı Türklere yönelik bedava sağlık hizmetlerinin sunulmasının ortadan kaldırılmasına değinen Anastasiadis, tedavi konusunda Kıbrıslı Türklere haksızlık etmediklerini, var olan bir haksızlığı ortadan kaldırdıklarını belirtti.

Kıbrıslı Türklerin, şu anda incelenmekte olan tedbirlere ilişkin yaklaşımın farklı olup olmadığı sorusu üzerine Anastasiadis, geriye kalan şeyin, diğer taraf liderliği tarafından buna yanıt verilmesi olduğunu savundu.

Anastasiadis, düşünceleri arasında bulunan mayın tarlalarına ilişkin olarak Eroğlu’nun diğer önlemler arasında kendisinden bunu istediği zaman, hazır olduğunu söylediğini ve beraberinde haritaları da götürdüğünü, bununla birlikte tedbirlerde eşitlik olması için karşılık talep ettiğini belirtti.

Anastasiadis “Kıbrıs Rum tarafının,  BM eşliğinde tüm mayın tarlalarını temizlediğini ancak geriye işgal altındaki bölgedeki, dört mayın tarlasının kaldığını, Beşparmak Dağları’ndaki 28 mayın tarlasının karşılık olabileceğinden bahsettiğini ancak Eroğlu’nun yanıtının “hayır” olduğunu” ileri sürdü.

Anastasiadis bir başka soru üzerine Başkanlığa seçilmesinden bugüne kadar, Kıbrıs sorununa ilişkin olarak yaşanan gelişmelerden de bahsetti.

Rum Başkanlığı’nı üstlenmesinden önce Maraş konusuna ilişkin olarak bir ön hazırlık yaptığı imajını vermesinin ayrıca bu kartın (oyun kartının)  etkisiz hale gelip gelmediği sorusu üzerine Anastasiadis bunun etkisiz hale getirilmediğini güven yaratıcı önlemlere ilişkin olumlu adım çabalarına yönelik diyalog çerçevesinde yapılacağını belirtti.

Amerika Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ziyaretinin tesadüf olmadığını belirten Anastasiadis, ilk baştan itibaren, güvenin iade edilmesi için müzakerelerde yeni bir dinamiğin yaratılması gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Anastasiadis çabasının, güven yaratıcı önlemler içerisinde, bir tarafın diğer tarafın aleyhine olacak şekilde bundan fayda sağlamasının olmadığını belirtirken, diğer tarafın da buna maalesef olumsuz karşılık verdiğini öne sürdü.

AMERİKALIKLAR KONUSUNDA HAYAL KIRIKLIĞI

Anastasiadis bir başka soru üzerine Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’nin ihlal edilmesi konusunda Amerikalıların kendisini hayal kırıklığına uğrattığını, bu konuda herhangi bir çabada bulunmadıklarını söyledi.

Anastasiadis, Kıbrıs sorununa çözüm bulunması durumunda bunun ekonomiye yeni bir dinamik kazandıracağını da belirtti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.